İbrahim Kalın: Kalpler Uzaklaşınca Sesler Yükselir! | Hakikat ve Dinleme Sanatı — Transcript
Full transcript
- 0:00İlk bölümde dediğiniz ki insanın bir
- 0:02duruşu olması lazım. Bugün bu duruş
- 0:04yitikliğinden, sabite eksikliğinden
- 0:07dolayı çok fazla savrulma yaşıyoruz. Her
- 0:10sahada duruş derken, bir duruşumuz
- 0:13olmalı derken neyi kastediyoruz? O duruş
- 0:15nereye yaslanacak?
- 0:16>> Şimdi insan, eee, bu dünyada bir
- 0:18yolculuğun içerisinde.
- 0:21Yeryüzü serüvenimiz de akış kaçınılmaz
- 0:24bir şey. Ama bunu yaparken bir istikamet
- 0:26olmalı. Nereye gittiğimizi bilmeliyiz.
- 0:30yola çıkarken de yanımıza hangi tür
- 0:32azıkları almamız gerektiğini de
- 0:33bilmeliyiz. Bize ne lazım? Lüzumsuz
- 0:36şeyleri sırtımızda taşıyıp yol alamayız.
- 0:39Yani diyelim ki ben eee bir sahil
- 0:41kasabasına gidiyorsam herhalde yanıma
- 0:43böyle kalın kalın kışlı kıyafetler almam
- 0:46yahut dağa tırmanacaksam yanıma palet
- 0:49almam.
- 0:51yolculuk nereye doğruysa ona göre bir
- 0:53hazırlık da e yapmamız gerekir. Burada
- 0:57eee bizim sabitemiz istikametimizdir.
- 1:00Eee ve bu yolculukta
- 1:03sabit olanla akışkan olan, dinamik olan
- 1:05arasındaki dengeyi de çok iyi kurmamız
- 1:08lazım. Çünkü bazen eee durduğumuz yere
- 1:11sahip çıkmak adına bir atalet üretme
- 1:14tehlikesiyle karşı karşıya kalıyoruz.
- 1:16Hiçbir şey yapmayalım, yürümeyelim,
- 1:18ilerlemeyelim. Bu sefer dinamizmi
- 1:19kaybediyoruz. hayatın akışını
- 1:20kaybediyoruz. Hayat bizi baypas ediyor.
- 1:24Iskalayıp geçiyor. Sonra biz ne oldu?
- 1:26Bir dakika niye kaçırdık biz bunu
- 1:27diyoruz. Bu bazen bireysel olarak da
- 1:30yaşadığımız bir şey. Bazen toplum ve bir
- 1:33kültür, medeniyet olarak da yaşadığımız,
- 1:34bir nesil olarak yaşadığımız bir
- 1:36ıskalama da olabiliyor. Ama bir taraftan
- 1:39da bizim o dinamizmi eee korumamız
- 1:42gerekiyor. Dolayısıyla bu bu dengeyi eee
- 1:46eğer muhafaza edebilirsek e o yolculukta
- 1:49hem sabitelere hem değişken olanlara eee
- 1:52mütekayyyirat diyordu eskiler ona e
- 1:55değişken olanları yakalamak ve o
- 1:57dinamizmi yaşatmak mümkün hale gelir. Bu
- 2:00Hazreti Mevlana'nın pergelin iğnesini
- 2:02doğru yere sabitleme sembolizmi ya da
- 2:05metaforu üzerinden de ifade edilebilir.
- 2:07Eee mutlaka pergelin iğnesini doğru yere
- 2:10sabitlememiz lazım. Orası hakikattir.
- 2:13Ama aynı zamanda bizim pergelin iğnesini
- 2:16sabitledikten sonra o 70.000 alemi seyrü
- 2:18temaşa etmek için çıktığımız yolculuk da
- 2:20bir hakikat arayışı yolculuğudur. Yani
- 2:23baştan ben hakikati buldum, cebime
- 2:25koydum, bu iş bitti deme şansımız yok.
- 2:28>> O bir arayıştır. Hakikat inşası,
- 2:30yolculuğu bitmez. Hakikatin derinlikleri
- 2:34vardır, mertebeleri vardır, dereceleri
- 2:36vardır. İstikamet üzere olursak
- 2:38derinleşme şansımız olur. Yanlış
- 2:40yerlerde aramayız. doğru yerde eğer
- 2:42bulabiliyorsak onu. Dolayısıyla
- 2:45duruşumuz olmalı. Bizim bugün 21.
- 2:48yüzyılda duruşumuz bu geleneğin
- 2:50içerisinde Anadolu irfan geleneğinin
- 2:53bize sunduğu muazzam birikimdir,
- 2:54zenginliktir.
- 2:56O zenginliğin içerisinde yani o pergeli
- 2:58sabitleyeceğimiz nokta aslında bütün
- 3:01ilimlerin gelip temerküz ettiği
- 3:02noktadır. Orada bilim vardır, felsefe
- 3:05vardır, sanat vardır, estetik vardır,
- 3:07iman vardır, sevgi vardır, merhamet
- 3:10vardır, muhabbet vardır. Bugün
- 3:12çoğulculuk, çok kültürlülük dediğimiz
- 3:14bütün o değerlerin özü vardır. Yani bir
- 3:17medeniyet çıkıp yaradılanı sevdik
- 3:19yaradandan ötürü diyor ise insan
- 3:21sevgisini tırnak içinde hümanizmi
- 3:23diyeyim çoğulculuğu, insan onurunu en
- 3:26yüksek metafizik referansla inşa etmiş
- 3:28bir felsefi bakış açısıdır bu. Yani
- 3:31aşağıdan yukarı değil, yukarıdan
- 3:33aşağıya. Dolayısıyla belirleyici
- 3:36ve bağlayıcı hükmü olan bir insan
- 3:39sevgisinden bahsediyor burada.
- 3:40Yaradılanı sevdik yaradandan ötürü. Yani
- 3:43incitirsen yani aşağılarsan yani
- 3:47zulmedersen, haksızlık edersen sadece
- 3:50sosyal manada ya da siyasal manada,
- 3:52hukuki manada sorumluluğun olmaz.
- 3:56yaradan nezdinde öyle bir sorumluluğun
- 3:58olur ki diyor. Yani en yüksek metafizik
- 4:00referans ile bu insan sevgisini ve
- 4:04insanın nerede durması gerektiğini bize
- 4:05öğretiyor. Şimdi bu Anadolu irfan
- 4:08geleneği bize bu değerleri aslında
- 4:11yüzlerce yıllık bir yaşanmışlık
- 4:13içerisinde, tecrübe içerisinde ortaya
- 4:16koydu. Eserlerle ortaya koydu. Şiirle
- 4:19ortaya koydu. Hikayelerle, destanlarla,
- 4:21masallarla ortaya koydu. medrese
- 4:24geleneğiyle aynı zamanda tekke
- 4:25geleneğiyle ortaya koydu. Halk
- 4:27türküleriyle ortaya koydu. Tekke
- 4:29uzanlarıyla ortaya koydu. Şimdi bu
- 4:31muazzam birikimi bizim bugün tabii
- 4:33yeniden eee keşfetmemiz,
- 4:37hıfz etmemiz, idrak etmemiz gerekiyor.
- 4:41Biz eee çok muazzam bir hazinenin
- 4:43üzerinde tembel tembel oturan insanlar
- 4:46olamayız. Böyle bir lüksümüz yok. eee
- 4:50bize emanet edilmiş muazzam birikim
- 4:53var, bir miras var. Eee bize düşen
- 4:58o mirası
- 5:00tekrar hayatın içine getirecek, onu
- 5:02tekrar yaşayan bir gelenek haline
- 5:05getirecek donanıma sahip olmak
- 5:07olmalıdır. Eee zaten gelenek kelimesi de
- 5:10bildiğiniz gibi gelene ek, eklene eklene
- 5:12büyüyen bir şey. Siz bir şey
- 5:14ekliyorsanız
- 5:16geleneğin hakkını veriyorsunuz. ona
- 5:18karşı sorumluluğunuzu yerine
- 5:20getiriyorsunuz demektir. Geleneğe bir
- 5:22şey eklemiyorsanız yani bir sadece
- 5:25mevcudu tekrar ediyorsanız ya da iki ona
- 5:27yabancılaştıysanız, ondan koptuysanız
- 5:30hatta Allah göstermesini ona ihanet
- 5:31ettiyseniz geleneğe karşı
- 5:34sorumluluğunuzu yerine getirmiyorsunuz
- 5:36demektir. Gelenek ancak böyle bir
- 5:39dinamizmle yaşayan, devam eden bir şey.
- 5:42O yüzden biz o büyük geleneğin
- 5:44içerisinde o gürül gürül akan gelenek
- 5:46pınarı içerisinde işte Kindiy'yi de
- 5:49görüyoruz. Farabi'yi de görüyoruz.
- 5:50Sühreverdii ve Molla Sadra'yı da
- 5:52görüyoruz. İmam Gazali'yi, İmam
- 5:54Rabbani'yi de görüyoruz. Ebu Hanife'yi,
- 5:56İmam Şafii'yi de görüyoruz. Ama aynı
- 5:59zamanda orada Ziryab'ı da görüyoruz.
- 6:00Mimar Sinan'ı da görüyoruz. Baki'yi de
- 6:03görüyoruz. Fuzuli'yi de görüyoruz. Biz
- 6:05orada Pir Sultan'ı da görüyoruz. Aşık
- 6:07Veysel'i de görüyoruz. Karacaoğlan'ı da
- 6:09görüyoruz. Yunus Emre'yi de görüyoruz.
- 6:12Neşet Ertaş'ı da görüyoruz
- 6:14ve diğer bütün ozanlarını. Şimdi böyle
- 6:17bir perspektifle baktığımızda o gelenek
- 6:20aslında bize sürekli konuşuyor, bir
- 6:22şeyler anlatıyor. Yeter ki biz dinlemeyi
- 6:24öğrenelim. Bizim modern dönemde
- 6:26unuttuğumuz şeylerden birisi de
- 6:27dinlemek. Dinlemeyi unuttuk,
- 6:30dinlemiyoruz.
- 6:31>> Ne demek bu? Aslında mesela biz şu anda
- 6:33sizi dinliyoruz. Sohbet ederken herkes
- 6:35eş eşini dinliyor, anne çocuğunu
- 6:37dinliyor falan. Dinlemeyi unuttuk.
- 6:39Dinlemeyi bilmek diye bir şey var o
- 6:41zaman. Bu ne demek?
- 6:42>> Dinlemeyi öğrenmemiz lazım tekrar.
- 6:44Kendimizi dinlemeyi, kalbimizin sesini
- 6:47dinlemeyi, eşimizi, dostumuzu,
- 6:49yoldaşımızı dinlemeyi, mahallemizdeki
- 6:52insanı dinlemeyi, tabiatı dinlemeyi,
- 6:55kuşları dinlemeyi,
- 6:58rüzgarın sesini dinlemeyi, denizin,
- 7:00dalgaların sesini dinlemeyi, evrenin
- 7:02sesini dinlemeyi. Aslında varlık bize
- 7:05sürekli konuşuyor. Hep bir şeyler
- 7:07söylüyor. Biz farkında olarak ya da
- 7:09olmayarak kulaklarımızı kapattığımız
- 7:11için ve dinlemenin, duymanın sadece
- 7:13fiziksel kulakla yapılan bir şey olduğu
- 7:16zehabına kapıldığımız için aslında
- 7:18dinlemeyi unuttuk.
- 7:19>> Onu bile tam yapamadığımızdan da
- 7:21bahsedebiliriz.
- 7:21>> Onu bile tam yapamıyoruz. Çünkü muazzam
- 7:23bir gürültü çağında yaşıyoruz. Hem
- 7:26fiziksel manada
- 7:28gürültünün
- 7:30hat safhada olduğu bir çağda yaşıyoruz.
- 7:33makineler, iş makineları, arabalar,
- 7:35asansör sesi, ekranın sesi, televizyonun
- 7:38sesi, telefonun sesi, onun sesi, bunun
- 7:40sesi, eee, hem de eee mecazi anlamda da
- 7:45eee zihni
- 7:47netliğin olmadığı,
- 7:50kalbi bir eee ışımanın, aydınlanmanın,
- 7:54işrakın olmadığı bir ortamda sizin e
- 7:58evrenin size söylediği, verdiği
- 8:00mesajları duyma şansınız yok. varlığın,
- 8:02tabiatın, her gün yeniden doğan güneşin
- 8:05size söylediklerini duyma şansınız yok.
- 8:07Bu salgın münasebetiyle ya da
- 8:09vesilesiyle diyelim.
- 8:11>> İşte sokağa çıkma kısıtlamalarının
- 8:13olduğu günlerde
- 8:15şehirlerimize bir dinginlik ve sessizlik
- 8:17çöktü.
- 8:19Sabah kalktığımızda bir anda şehirde
- 8:22araba gürültüsü yok, makine gürültüsü
- 8:24yok, mekanik gürültü yok. Ve
- 8:28zannediyorum tecrübe edenler etmiştir
- 8:30bunu. Rüzgarın sesini başka duyduk.
- 8:33Kuşların sesini duymaya başladık. Ta bir
- 8:36yerden öten bir kuşun sesinin
- 8:37yankılanarak geldiğini, kuşların
- 8:39birbiriyle sohbet ettiğini duyduk.
- 8:42Şehrin
- 8:44o dinginlik içerisinde
- 8:46daha insani,
- 8:49daha yumuşak, daha latif sesler çıkartma
- 8:52imkanına sahip olduğunu gördük.
- 8:55Ezan-ı Muhammedilerin çok daha başka
- 8:57türlü yankılandığını duyduk, hissettik.
- 9:01Ve bu dinginlik eee
- 9:05bize başka seslerin mümkün olduğunu
- 9:08hatırlattı. Ama keşke o dinginliği, o
- 9:11dinleme becerisini hayatımızın her
- 9:14alanına, her gününe, her ortamına
- 9:17taşıyabilsek
- 9:19ve
- 9:21sessizliği dinlemenin, sessizliğin
- 9:23senfonisine kulak kabartmanın
- 9:27eee hem aklımızla hem duyu
- 9:29organlarımızla hem kalbimizle hem
- 9:31hissiyatımızla hem muhayyilemizle
- 9:34birlikte yapıldığı zaman insanı nasıl
- 9:36zenginleştirdiğini, nasıl doyurduğunu
- 9:39Keşke hissedebilsek.
- 9:40>> Şimdi mesela biz medeniyet derken sarı
- 9:43çiçeği dinleyen, ona soran, onun
- 9:46söylediğini de dinleyen bir Yunus'un
- 9:48kurduğu dünyadan bahsediyoruz aslında.
- 9:49Ama bugün Fenerbahçeliyiz.
- 9:52Galatasaraylıyı dinlemeye tahammülümüz
- 9:54yok.
- 9:55Sağcıyız, solcuyu dinlemeye tahammülümüz
- 9:58yok. Geçtim sarı çiçekleri, aşkın olanı,
- 10:01geçtim kendimizi dinlemeyi,
- 10:03birbirimizi dinlemeye tahammülsüz
- 10:06kimseler haline geldik. Onu yitirdiğimiz
- 10:08için mi biz böyleyiz? Bunu
- 10:10başaramadığımız için mi o elimize
- 10:11geçmiyor?
- 10:13>> Eee hani bir bir meşhur bir eee
- 10:15tanımlamadır. Eee kalpler ne kadar
- 10:18uzaklaşırsa
- 10:20sesin volümü o kadar artar.
- 10:23Kalpler yakınsa fısıltıyla konuşmaya
- 10:25başlarsınız.
- 10:27Hatta
- 10:29artık
- 10:31kelimeler olmadan konuşmaya başlarsınız.
- 10:34Birlikte susarak konuşursunuz.
- 10:37eee gerçek sohbet ehli olan insanlar,
- 10:41birbirinin sohbetini dinleyen insanlar
- 10:44eee
- 10:46kelimelerle konuştukları gibi
- 10:48sessizlikle de konuşurlar. Susarak scoot
- 10:50ile de konuşurlar.
- 10:53Bir toplum olarak, bir millet olarak
- 10:56kalplerimiz ne kadar yakınsa
- 10:59birbirimizle o kadar sakin, dingin,
- 11:02birbirimize güvenerek konuşma şansımız
- 11:04olur. Kalplerimiz koptuğunda,
- 11:06parçalandığında, duygularımız çok başka
- 11:08dünyalara gittiğinde bağırmak kaçınılmaz
- 11:11hale gelir. yanındaki kişiye sesini
- 11:13duyurmak için bir insan bağırıyorsa
- 11:17o iki insan fiziken yan yana olabilir
- 11:19ama kalben, ruhen, aklen,
- 11:23fersah fersah birbirlerinden
- 11:24uzaklaşmışlardır. Bu kadar
- 11:25uzaklaştıkları için bağırma ihtiyacı
- 11:27hissederler. Sesimi duy der gibi. Ama
- 11:30aslında bu tabii dinlemek değil,
- 11:33konuşmak değil. Şimdi eee
- 11:37ister bireysel hayatımızda ister
- 11:39kolektif manada toplum olarak, millet
- 11:41olarak bu duygudaşlığı ne kadar
- 11:43güçlendirirsek
- 11:45birbirimizi dinlemek, farklı görüşlere
- 11:47tahammül edebilmek, onlardan bir şeyler
- 11:49öğrenebilmek, bir şeyler çıkartabilmek
- 11:51de mümkün hale gelecek. Eee,
- 11:55şimdi
- 11:57düşünme dediğimiz eylemin kendisi
- 12:01insanın dünyaya açılan bir kapısı.
- 12:04Biz duyularımızla, beş duyumuzla
- 12:06dünyadan birtım datalar alıyoruz,
- 12:09veriler alıyoruz. Bunları zihnimizde
- 12:10soyutlayarak kavramlar haline
- 12:12getiriyoruz. Dolayısıyla dünyayla
- 12:15sürekli bir etkileşim içerisinde olan
- 12:16zihinsel bir faaliyetten bahsediyoruz.
- 12:19Kavramları böyle inşa ediyoruz. İşte
- 12:21ışık diyoruz. Işık somut fiziki bir şey
- 12:24ama benim zihnimde de bir ışık kavramı
- 12:26var. E işte eee ıslaklık diyoruz ya da
- 12:29su diyoruz. İşte suyun e bir ıslatma
- 12:32şeyi var. ateşin yakma özelliği var.
- 12:34Bunlar benim zihnimde birer soyut kavram
- 12:35haline geliyor. Dayandığı yer ama somut
- 12:38veriler, tecrübeden hareketle, empirik
- 12:41verilerden hareketle inşa ettiğim
- 12:43soyutlamalar bunlar. Aynı şekilde insan
- 12:47başkasıyla konuşurken de kavramlar,
- 12:49kelimeleri birlikte inşa eder.
- 12:52Bu tecrübe ne kadar yakın olursa,
- 12:54sürekli olursa bizim eee birbirimizle
- 12:56konuşma, bu farklılıkları eee ortaya
- 13:00çıkartıp onları bir zenginliğe
- 13:01dönüştürme şansımız da imkanımız da o
- 13:04kadar fazla olur.
- 13:05>> Aynileşmek dedikleri bir yerde bu mu?
- 13:08mesela çok liseli aşklarda bile var olan
- 13:10bir şeydir. Birbirini çok seven iki
- 13:12insan aynı şeye aynı sözlerle aynı anda
- 13:15tepki verir mesela.
- 13:16>> Biraz bu galiba ya. Tabii aynı eee dalga
- 13:19boyuna geçtikleri zaman artık eee
- 13:22baktıkları şey aynıdır, gördükleri şey
- 13:24aynıdır, hissettikleri şey aynıdır. Eee
- 13:28farklı şeyler olduğu zaman da dediğim
- 13:29gibi bu bir zenginliktir. Çünkü eee
- 13:32şimdi ne ben tek başına monolitik bir
- 13:36yapı ne de öteki tek başına monolitik
- 13:38bir yapı. Benin içinde bir sürü ben var.
- 13:41Birisi çıkıp ben dese ben kim? Ben şu
- 13:45kimliği temsil eden ben diyelim ki
- 13:48herhangi bir diyelim ki futbol taraftarı
- 13:51da olabilir, siyasi bir partinin mensubu
- 13:54da eee olabilir. Bir entelektüel ekolün
- 13:58temsilcisi de olabilir. O benin içinde
- 14:00de bir sürü katmanlar var. Orada farklı
- 14:03tarihler var, kimlikler var, hafızalar
- 14:05var, tecrübeler var. Monolitik böyle bir
- 14:08statik bir yapıdan bahsetmiyoruz. öteki
- 14:11diye ifade ettiğimiz
- 14:13kişide de bir sürü farklı boyutlar var.
- 14:16Bu farklılıkları görebildiğimiz,
- 14:18kabullenebildiğimiz oranda oradan büyük
- 14:21bir zenginlik çıkar. Biz dünyayı farklı
- 14:23perspektiflerden okuyabiliriz. Yani
- 14:27benim için gaip olan, görünmeyen şey
- 14:30sizin için gip değildir. Şu anda olduğu
- 14:32gibi. Şu anda ben arkamı göremiyorum.
- 14:35Benim için gaip orası. Gayp. Eee, cüzi
- 14:38manada gayp. Benim arkamda henüz şu anda
- 14:41görmediğim şey ama siz görüyorsunuz. Şu
- 14:43anda benim arkamı görüyorsunuz. Bana
- 14:45gayip olan size gaip değil. Ama aynı
- 14:47şekilde ben de sizin arkanızı görüyorum.
- 14:49Şimdi o arkanızda neler var? Orada
- 14:54güneş nasıl hareket ediyor? Bulutlar
- 14:56geçiyor mu? İşte ışık durumu nedir?
- 14:58Arkanızdaki fon nedir? Bunları ben
- 15:00görebiliyorum. Bu perspektifleri ne
- 15:02kadar birleştirebilirsek
- 15:05o kadar zenginleşiriz.
- 15:07Yani eee hakikat benim gördüğümden
- 15:10ibarettir dediğiniz anda hakikate de
- 15:13zulmediyorsunuz.
- 15:14Hakikat hiçbirimizin gördüğünden [müzik]
- 15:16ibaret değil. Hakikat hepimizin birlikte
- 15:19tecrübe ettiği zaman bütün
- 15:22mehabetiyle,
- 15:24bütün [müzik]
- 15:25ihtişamıyla, heyecanıyla, duygusuyla
- 15:28ortaya çıkan bir şey. O yüzden hakikati
- 15:30inşa süreci hepimizin ortak sorumluluğu.
- 15:33Sadece tek bir egonun, tek bir kişinin,
- 15:35tek bir ekolün, tek bir grubun, tek bir
- 15:39kurumun inşa edebileceği bir şey değil.
- 15:42Bu kibrin haza bir örneği olur. Allah
- 15:44korusun.
- 15:46Bunu hakikatin tamamı bendedir, [müzik]
- 15:50benim diyebilecek tek bir varlık var
- 15:52alemde.
- 15:55O da alemi var eden hakikatin kendisi.
- 15:58Asla biz kendimizi orada görmemeliyiz.
- 16:03w
About this transcript
This page contains the full transcript of İbrahim Kalın: Kalpler Uzaklaşınca Sesler Yükselir! | Hakikat ve Dinleme Sanatı by Mecra1133, generated from the public captions YouTube serves with the video. The transcript has 1,822 words across 391 segments, with the original timestamps preserved so you can click any line to jump to that moment in the embedded player.
What you can do with it
Use the transcript to take notes, quote the speaker, build a study guide, generate a summary with ChatGPT or Claude via the YouTube Summary tool, or export it as a timed subtitle file with YouTube to SRT. You can also re-open it in the transcriber to translate the transcript into 100+ languages.
Free YouTube transcript tool
YouTube2Text is a free YouTube transcript generator — no signup, no daily limit. Paste any YouTube link and get the full transcript instantly, with timestamps, click-to-jump, translation to 100+ languages, AI prompts for ChatGPT, Claude, and Gemini, and exports to TXT, SRT, VTT, or Markdown.