YouTube2Text

Geç Kalmışlık Sendromu | Gönül Sadası — Transcript

by Erkam TV · 5,239 words · 1,036 segments · language en · Watch on YouTube

Full transcript

  1. 0:00Türkiye'nin ilk katılım bankası [müzik]
  2. 0:02Albarakat Saadettin Ökten ve Kemal
  3. 0:06Sayar'la gönül sadasını sunar. 40 yıldır
  4. 0:10sizinle hep gönüllerde. [müzik]
  5. 0:13Ünül sadasından hayırlı akşamlar değerli
  6. 0:15dinleyenlerimiz. Kıymetli hocam
  7. 0:17Saadettin Ökten ve ben Deniz Kemal
  8. 0:19Seyar. Bir gönül sadasıyla daha
  9. 0:21birlikteyiz. Hocam hoş geldiniz. Şeref
  10. 0:24verdiniz. Estağfurullah. Estağfurullah.
  11. 0:25Kıymetli hocam bugün toplumsal bir
  12. 0:28yaraya neşter vuralım istiyorum. Bir
  13. 0:31süredir sokaklarımızda, Türkiye'de insan
  14. 0:35ilişkilerinde bir hoyratlaşma olduğuyla
  15. 0:38ilgili şikayet dile getiriliyor. İki
  16. 0:40tane genç evladımız gündüz gözü
  17. 0:43yaşıtları tarafından katledildi
  18. 0:45geçtiğimiz yıllarda.
  19. 0:47Sokakta, trafikte çok çabuk insanların
  20. 0:50kavgaya tutuştuğunu görüyoruz.
  21. 0:53birbirleriyle çok hızlı bir şekilde
  22. 0:56neredeyse cürüme, suça varacak bir
  23. 0:58etkileşim içine giriyorlar. Ben şöyle
  24. 1:01düşünüyorum. Umberto Eko'nun bir
  25. 1:04kitabında bir alıntı vardı. Diyor ki,
  26. 1:07"Geçtiğimiz çağlarda insanlar
  27. 1:10kendilerini bir gözün izlediğinden
  28. 1:12emindiler. O Allah'ın gözüydü. Yani
  29. 1:15Tanrının gözü onları daima izlerdi. Her
  30. 1:18zaman bir şahit vardı. yaptıklarını,
  31. 1:20ettiklerini dolayısıyla o şahidin
  32. 1:23alanından kaçırma, onun kapsama
  33. 1:25alanından kaçırma şansları yoktu
  34. 1:27zihniyet olarak. Şimdi biz o gözün
  35. 1:30varlığı olmayınca hayatımızda içimizde
  36. 1:33hani içimizde vicdan içimizde Allah'ın
  37. 1:35sesidir diyor ya Nurettin Topçu. O gözün
  38. 1:38varlığı içimizde olmayınca her türlü
  39. 1:42şekilde davranmaya kendimizde hak
  40. 1:44görebiliyoruz diyor. Yine bu söz
  41. 1:47çağrışımlar Denizi'e gidiyoruz. Bana
  42. 1:50Dostevski'nin meşhur sözünü hatırlattı.
  43. 1:52Tanrı yoksa her şey mübahtır diye
  44. 1:54kardeş.
  45. 1:55>> Evet. eee sözünü yani bir tür ilahi
  46. 1:59bakışın hayatlarımızdan çekilmesiyle had
  47. 2:02bilmezlik, başkasının haddini tecavüz
  48. 2:05efendim sınır tanımama kendi nefsini
  49. 2:08ilah edinme kendi benliklerimizi put
  50. 2:12yapıp ona tapınma gibi hastalıklar
  51. 2:15artmaya başladı gibi geliyor bana. Siz
  52. 2:17bu konuda neler söylemek istersiniz?
  53. 2:21İsterseniz siz arada bahsettiğiniz Tanrı
  54. 2:25yoksa her şey bu bahtırdan bir küçük ara
  55. 2:29not olarak koyalım. Burada söylemek
  56. 2:32istediği şey Dostoyevski'nin kural
  57. 2:35koyucu tanrıdır diyor.
  58. 2:38Bunun tabii mefhumu-u muhalifi veya
  59. 2:41Dostoyevski'nin söylemediği başkası
  60. 2:44kural koyamaz.
  61. 2:47Bu eleştireli okuma notlarında vardır.
  62. 2:51Critical reading'de bir yazar bir şeyler
  63. 2:54söyler. Esas derler onun
  64. 2:55söylemedikleridir.
  65. 2:57Ama o söylemedikleri söylediklerinden
  66. 2:59çıkarılabilir. Dostki de burada kural
  67. 3:03koyucu tanrıdır diyor. Tanrı yoksa her
  68. 3:05şey mübahtırın arkasındaki
  69. 3:08söylemediği ama bizim hissettiğimiz bize
  70. 3:10hissettirdiği
  71. 3:12Tanrıdan başkası kural koyamaz diyor.
  72. 3:14Koysa bile o kurallar geçerli olmaz.
  73. 3:16Diyor ki şu anda yaşadığımız dünyada biz
  74. 3:19bunu çok net görüyoruz. Batı dünyası
  75. 3:21modernede birçok kural koydu.
  76. 3:23>> Hı hı. Ve o kuralları kendisi çiğnedi,
  77. 3:26çöpe attı.
  78. 3:29Evet. Bir tanesi bu. Demek ki sadece
  79. 3:32tanrı seküler konuştuğum için tanrı
  80. 3:34diyorum. Dosya veskin diliyle. Yoksa
  81. 3:37tabii ki tanrı demeyeceğim. Gelelim had
  82. 3:40meselesine, hoyratlık meselesine. Burada
  83. 3:43iki tane temel saygı var. Türkiye için
  84. 3:45söylüyorum. Çünkü batı dünyasıyla hala
  85. 3:49temasım var. Hatta bu geçtiğimiz yaz iki
  86. 3:53defa batıya gittim kaldım. Yani
  87. 3:56konferans vesaire sohbet. Ben her
  88. 3:58gittiğimde biraz da müşahede. Siz de
  89. 4:00öyle yapıyorsunuz yani.
  90. 4:02>> Ne oluyor ne bitiyor gözlemliyoruz.
  91. 4:03>> Tabii
  92. 4:04>> bir iki kişiyle konuşuyoruz. Bir
  93. 4:05kitapçıya bakıyoruz. Bir insanlara
  94. 4:08bakıyoruz filan filan. Bir resim çıkıyor
  95. 4:10oradan. Tabii bunun da şöyle bunun bir
  96. 4:13arka planı var.
  97. 4:14>> Daha evvelki tecrübelerimiz var. Her
  98. 4:16tecrübeden sonra üzerinde düşündüğümüz,
  99. 4:19tartıştığımız konular var ve okuduğumuz
  100. 4:22metinler var. Bir bütünlük hasıl oluyor.
  101. 4:25Bir tanesi şu Türkiye'de Kemal Beyciğim
  102. 4:27bir geç kalmışlık sendromu yaşanıyor şu
  103. 4:30anda.
  104. 4:31>> Neye geç kalmışlık hocam?
  105. 4:32>> Moderniteye.
  106. 4:33>> Moderniteye.
  107. 4:34>> Moderniteye. Biz geç kaldık. Teknolojiye
  108. 4:36geç kaldık. İlme bilime geç kaldık
  109. 4:40hadisesi var. Yetişelim yapalım. Biz
  110. 4:43zannediyoruz ki bunları yapınca biz
  111. 4:44refaha ereceğiz, saadete ereceğiz. Böyle
  112. 4:48bir geç kalmışlık endişesi var. Bir
  113. 4:50tanesi bu. Eee mesela İsviçre'de 10 gün
  114. 4:54kaldım. 5 gün İsviçre, 5 gün Avusturya.
  115. 4:57Ciddi Orta Avrupa devletleri. Bunların
  116. 4:59geleneği var. Amerika'nın etkisi
  117. 5:01minimal. Mesela bu buralarda mesela
  118. 5:05Hollanda'ya gitsem Amerika'nın etkisini
  119. 5:07daha çok görürdüm. Buralar daha
  120. 5:08muhafazakar. Orta Avrupalılar. Buralarda
  121. 5:11geç kalmışlık etkisi yok. Çünkü
  122. 5:14yapmışlar adamlar. Ama şimdi Türkiye'de
  123. 5:16var. Bu hoyratlığın, bu aceleciliğin, bu
  124. 5:19savurganlığın, bu sertliğinin birinci
  125. 5:22sebebi geç kalmışlık sendromu. Bizim de
  126. 5:26olsun, benim de olsun. Niye yok? Tabii
  127. 5:28bu bizim birçok gerçeği görmemizi de
  128. 5:30engelliyor. Onu da ayrıca konuşabiliriz.
  129. 5:33Yani biz hala batıyı bir cennet gibi
  130. 5:36görüyoruz. Alakası yok. çok ciddi
  131. 5:39bedeller ödeyen bir insan toplum var
  132. 5:41batıda. Türkiye'nin gençlerinin şunu
  133. 5:43söylüyorlar bana. Yakınlarım, dostlarım,
  134. 5:47batıyla teması olanlar diyorlar ki
  135. 5:49insanlar batıya gitmek istiyor gençler.
  136. 5:52Çünkü orada çok rahat bir hayat var. Bu
  137. 5:55şöyle söylüyorlar. Tek bir argüman şu
  138. 5:57kadar eee kazanıyor ve altında şu marka
  139. 6:01otomobil var. Şimdi şöyle görüyorlar
  140. 6:03insanlar. Türkiye'deki bütün şartlar
  141. 6:05aynı ama bir anda şu kadar avro geliyor
  142. 6:08ve bir iyi bir otomobil var.
  143. 6:11Türkiye'deki hiçbir şart orada yok. Onu
  144. 6:13görmüyorlar. Onu görmeleri mümkün değil
  145. 6:15filan. Bir tanesi geç kalmış. İkincisi
  146. 6:18>> Hı hı.
  147. 6:18>> Türkiye'de maalesef devlet otoritesi çok
  148. 6:21yumuşak. Çok yumuşak. Otorite olmadan
  149. 6:25nizam gerçekleşmez. Buna adın demokrasi
  150. 6:28deyin, insan hakları deyin, özgürlükler
  151. 6:31deyin, ne derseniz deyin. Bir yerde bir
  152. 6:35otorite, bir kurallar bütünü olmadan
  153. 6:37burada nizamın gerçekleşmesi mümkün
  154. 6:39değil. Otokte fevkalade zayıf Türkiye'de
  155. 6:42ve bunu biz özgürlük olarak algılıyoruz.
  156. 6:45Anarşi çıkıyor.
  157. 6:47>> Evet. Düzenli anarşi toplumu.
  158. 6:49>> Evet.
  159. 6:50>> Bir İsviçre ile ilgili bir misal
  160. 6:52anlatmışlardı hocam. Sözünüzü balla
  161. 6:54kesmiş olayım.
  162. 6:55>> Estağfurullah. Şimdi İsviçre'ye giden bu
  163. 6:58malum Körfez ülkelerinin zengin
  164. 7:00çocukları orada süratli arabalarla
  165. 7:04asayişi bozmaya başlamışlar. Hızlı araba
  166. 7:06kullanarak işte cayırtılı araba
  167. 7:08kullanarak işte bunlara ceza veriyorlar.
  168. 7:11O ceza çok rahatlıkla
  169. 7:12ödeyebiliyorlarmış. Caydırmıyormuş
  170. 7:14cezalar. Sonra şöyle bir ceza
  171. 7:16getirmişler.
  172. 7:18>> Bir pres makinesi almışlar. Bu cezayı
  173. 7:21kişi ikinci 3üncü defa bu suçu işlediği
  174. 7:24zaman cezası pres makinesi geliyor.
  175. 7:27Sokağın ortasında o yarışma arabasını
  176. 7:29veya o çok kıymetli arabayı alıyor
  177. 7:31içine. Tamamen presliyor ve size bir
  178. 7:35teneke yığını olarak geri veriyor. Tabii
  179. 7:37bu kadarına razı olamamışlar. Anında
  180. 7:40kesilmiş. Yani otoritenin zamanında yeri
  181. 7:44geldiğinde ne kadar zecri, ne kadar
  182. 7:46zorlayıcı olabileceğini göstermek
  183. 7:47açısından anlattım.
  184. 7:48>> Evet. Evet. Yani şimdi bunu Türkiye'de
  185. 7:51yapsanız, yapmaya kalksanız, konuşsanız
  186. 7:53nasıl tepki alırsınız? Bir de bunu
  187. 7:55düşünün. Ama buna karşılık toplum ödüyor
  188. 7:57bedelini. O tarafını hiç düşünmüyoruz.
  189. 8:00>> Bizde ise haddi aşmanın, efendim emniyet
  190. 8:02şeridinden gitmenin, başkasının hakkına
  191. 8:05tecavüz etmenin veya bir sorumluluğunu
  192. 8:07yerine getirmemenin yani hiçbir
  193. 8:10karşılığı olmayacağına dair insanlarda
  194. 8:12tuhaf bir özgüven var.
  195. 8:13>> Ve yani bunu yapmaya kalktığınız anda
  196. 8:15ciddi şekilde toplumsal bir tepki
  197. 8:17görüyorsunuz. Ve sonra toplum şikayet
  198. 8:20ediyor. Bu böyle bir şey, böyle bir
  199. 8:21hayat yok.
  200. 8:22>> Evet. Yani bizim hakikaten toplumsal
  201. 8:25kuralları, bir arada yaşamamızı
  202. 8:27kolaylaştıran toplumsal kuralları çok
  203. 8:30kuvvetli bir şekilde, kesin bir şekilde
  204. 8:32tatbik edecek hem bir otoriteye
  205. 8:34ihtiyacımız var hem de o otoriteye
  206. 8:36gönüllü boyun eğmeye ihtiyacımız var.
  207. 8:38>> Aksi halde biz bedelini biz ödüyoruz.
  208. 8:40Öyle kızıyoruz. Kendimize kızıyoruz.
  209. 8:43Neyi kızdığımızı da bilmiyoruz. Ben bir
  210. 8:45misalde ben anlatayım. bir toplantı. Bir
  211. 8:48profesör benimle görüşmek istiyor. Bir
  212. 8:50dostta beni Viyana'dayız. Bu toplantıya
  213. 8:52götürüyor. Biraz geç kalmış. Arabasını
  214. 8:55geldi. Bir park yeri boştu. Oraya park
  215. 8:58etti ve biz toplantıya gittik. Eee,
  216. 9:01profesörle görüşüyoruz. Dedi ki, Götegan
  217. 9:03dost 5 dakika sonra izin istedi. Ben
  218. 9:05dedi gideyim arabayı düzelteyim. Dedim,
  219. 9:07"Hayır ola." dedi ki, "Bütün arabaların
  220. 9:10ön tarafları kaldırıma doğru veren park
  221. 9:13etmişti. Ben arkadan girdim."
  222. 9:15>> Hım.
  223. 9:16ters tarafı ama park çizgileri içindeyim
  224. 9:19ama arabamın ön tarafı istenen
  225. 9:22istikamette değil. Ceza yazarlar dedi.
  226. 9:25Trafik engellemiyorsunuz. O park yerinin
  227. 9:27çizgilerinin içindesiniz ama arabanızın
  228. 9:30ön tarafının da aynı istikamette olması
  229. 9:32lazım ve gitti arabasını düzeltti.
  230. 9:34>> Evet. Yani bizim de bir arada yaşamamızı
  231. 9:37kolaylaştıran bu toplumsal adap, nezaket
  232. 9:41kuralları başta olmak üzere birbirimizin
  233. 9:44hakkını gözeteceğimiz kuralları çok daha
  234. 9:46iyi gözetmemiz, riayet etmemiz lazım.
  235. 9:48>> Buna buna toplumsal toplum olarak buna
  236. 9:51bizim kendimizin istekli olmamız
  237. 9:53gerekli. Aksi halde fatura bize çıkıyor.
  238. 9:55>> Evet. Ve ayrıcalık istememiz lazım.
  239. 9:57>> Evet. Evet.
  240. 9:58>> Türkiye'de ayrıcalık istemek çok yaygın
  241. 10:00bir şey hocam.
  242. 10:01>> Evet. Maalesef. Yani herkes kendine özel
  243. 10:04bir muamele yapılsın. Kendisi toplumun
  244. 10:07diğer insanlarından var tutulsun, ayrı
  245. 10:10tutulsun istiyor. Eşitler toplumda bu
  246. 10:12böyle olmamalı. Yani insanlar, bazı
  247. 10:15insanlar kendilerini dezavantajlı asla
  248. 10:18hissetmemeliler. Yani bizim başımıza her
  249. 10:21türlü musibet gelebilir ve bu cezasız
  250. 10:23kalabilir anlayışından bizim sıyrılmamız
  251. 10:25lazım.
  252. 10:26>> Aynen öyle. Bu antisosyalite dediğimiz
  253. 10:29şey yani bir suç işledikten sonra hiçbir
  254. 10:32nedamet getirmeme böyle kuralsız
  255. 10:35toplumlarda yeşeren bir şey kıymetli
  256. 10:36hocam antisosyal dediğimiz yani psikopat
  257. 10:40geçmişin ifadelendirmesiyle kişilikler
  258. 10:43bir norm kuvvetli bir kural koyulmasının
  259. 10:46olmadığı ortamlarda çok kolay neşvema
  260. 10:49buluyorlar. Çok hızlı bir şekilde kendi
  261. 10:51hükümlerini icra etmeye başlıyorlar.
  262. 10:54kaosun, düzensizliğin insanların
  263. 10:57birbirinin hakkına mütecaviz olduğunun
  264. 10:59yaygınlaştığı her durumda devletin çok
  265. 11:02hızlı bir şekilde müdahil olması lazım.
  266. 11:04>> Siz böyle anlatırken ben bir 70 sene
  267. 11:07öncesine gittim ve büyüdüğüm İstanbul
  268. 11:10vefati çevresini hatırladım. Hiç böyle
  269. 11:12değildi.
  270. 11:13>> Evet.
  271. 11:14>> Biraz evvel bir misal verdiniz. dediniz
  272. 11:16ki yani eğer sizde sizi gözetleyen bir
  273. 11:20ilahi iktidarın bir gücün olmadığı fisi
  274. 11:24varsa siz her şeyi yaparsınız.
  275. 11:27Avrupa'nın eee eski hali eee Fatih
  276. 11:30çevresi öyleydi. Yani Allah bize sorar
  277. 11:33kul hakkı diye bir kavram vardı.
  278. 11:35>> Evet.
  279. 11:36>> Fakat bu arada şu [boğazını temizler] da
  280. 11:37konuşulurdu.
  281. 11:39Bir parti geldi. Parti ismini
  282. 11:42vermeyeceğim.
  283. 11:44politika siyasi olmasın diye Allah
  284. 11:47korkusunu kaldırdı. Diğer bir parti
  285. 11:49geldi devlet korkusunu kaldırdı bu
  286. 11:52milletten. Bu da söylenirdi. Şimdi tabii
  287. 11:55burada Allah korkusu ve devlet korkusu
  288. 11:57bir otorite. İnsanlar bu otoriteyi
  289. 12:00hissetmek mecburiyetindeler toplu
  290. 12:03yaşadıkları zaman. Ve bunun bir paylaşım
  291. 12:06meselesi olduğunu bilme lazım.
  292. 12:08Belçika'dayız. Çok basit bir şehirde
  293. 12:12merkezde park yeri mahdut otomobiller
  294. 12:16park ediyorlar ve orada basit bir
  295. 12:19uygulama var. Herkes arabasının saat
  296. 12:22kaçta park ettiğini bir kağıt koyup ön
  297. 12:26camına koyuyor. Geldim saat 11 yazıyor.
  298. 12:30Orada bir saat park edebilirsiniz. Polis
  299. 12:32geziyor.
  300. 12:34Bakıyor saat kaç? Adam kaçta gelmiş?
  301. 12:3711'de gelmiş. Saat kaç? 11.3. yarım
  302. 12:39saatte daha var diyor. Eğer 12.5'sa
  303. 12:42arabaya ceza müzekkeresini koyuyor. Bu
  304. 12:45kadar basit. Ne oluyor? O merkezdeki
  305. 12:48park yeri toplum tarafından
  306. 12:49paylaşılıyor. Benim bulunduğum semtte şu
  307. 12:53anda sabah da erken gelen arabasını park
  308. 12:56ediyor. Akşama kadar arabası orada.
  309. 12:58Öbürleri 300 liralık park yerine gitmek
  310. 13:01zorundalar. Buradan başlıyor hadise.
  311. 13:03>> Tabii. Kul hakkı.
  312. 13:05>> Kul hakkı. Öteki adam böyle erken geldim
  313. 13:08aldım diyor. Öteki de dolanıyor
  314. 13:09dolanıyor bulamıyor yer. Kul hakkı gayet
  315. 13:13basit. Yani bir müzekkere koyuyor. Diyor
  316. 13:17ki tamam bir saat geçti mi? Peki dedim
  317. 13:20ki mesela 11'de geldi de oraya 12 yazdı.
  318. 13:25Kontrolcü geldi baktı o adamın şeyinde
  319. 13:2812 yazıyor. Saate baktı 11.30. Ona da
  320. 13:30ceza kesiyor.
  321. 13:31>> Tabii.
  322. 13:32>> Eğer 12'yi geçe gelse diyecek ki ha bu
  323. 13:3512'de gelmiş ama evvel gelince ceza
  324. 13:38kesiyor. Bu yayılınca bir defa kimse
  325. 13:41yapmıyor. Yapamıyor. Cesaret edemiyor.
  326. 13:45Mesela arabayı çekiyorlar veya ciddi
  327. 13:47manada bir ben gittiğim zaman da Belçika
  328. 13:50frangı vardı. Euro yoktu henüz daha.
  329. 13:53Ceza onu ödüyor. Ödemek zorunda kalıyor.
  330. 13:55Aksi halde bir şeyden kontrolden
  331. 13:58geçiremez. Şöyle olmaz. böyle olmak.
  332. 14:00Dolayısıyla bizim birinci sıkıntımız bir
  333. 14:04gecikmiş bir psikoloji içindeyiz.
  334. 14:07Yetişemedik. İkincisi bir otorite
  335. 14:10eksikliği var. Açık gözümüz, şanslımız
  336. 14:14belki biraz
  337. 14:15>> pervasız olanlarımız,
  338. 14:16>> pervasız olanlarımız biraz böyle hayata
  339. 14:19karşı challenge'ı yüksek olanlar bu işte
  340. 14:23kazanıyorlar ama kitle iziliyor. Hak
  341. 14:26zayi oluyor. Bir defa hak zayi olunca
  342. 14:29yani adalet fikri toplumda zedelenince o
  343. 14:33toplumda huzur kalmaz, güven kalmaz,
  344. 14:35toplumun itibarı kalmaz, insanın itibarı
  345. 14:39kalmaz.
  346. 14:40Dolayısıyla
  347. 14:41>> bir kötülük değerli hocam bizim aile
  348. 14:44yapımızda da terbiye mevhumu zayıflıyor.
  349. 14:47Yani bundan
  350. 14:50bilemiyorum bir 40-50 sene evvel eee bir
  351. 14:53velinin gelip bir öğretmenden hesap
  352. 14:56sorduğu okulunda eee pek vaki değildi
  353. 15:00herhalde. Şimdi öğretmen eee
  354. 15:01arkadaşlarımızı dinliyorum.
  355. 15:03>> Korkuyorlar hocalar.
  356. 15:04>> E evet hocalar korkuyor. Diyorlar ki
  357. 15:07veliler, bazı veliler geliyorlarmış.
  358. 15:09Neden benim evladıma düşük not verdin?
  359. 15:12Neden kaşını kaldırdın? Neden ona
  360. 15:14konuşurken şöyle konuştun?
  361. 15:16>> Yani böyle bir kendimizi kutsama, kendi
  362. 15:18kabilemizi kutsama, kendi çocuğumuzu
  363. 15:20kutsama,
  364. 15:21>> otorite boşluğu, otorite boşluğu ve bizi
  365. 15:23kendimize hep geç kalmıştık. Daha iyi
  366. 15:26yetişsin, daha iyi yetirsin. Bırak yani
  367. 15:29bir de bu işte yani Türkiye'de hala onu
  368. 15:32ben çok net görüyorum. Batıyı,
  369. 15:35moderniteyi kutsama olayı devam ediyor
  370. 15:39Türkiye'de.
  371. 15:40Teknolojik bir fark çok az kaldı artık.
  372. 15:43Yok da diyebilirim yani. Hı.
  373. 15:45>> Ama hala öyle bir yani burada hayatında
  374. 15:48memnun olmayan birçok insan batıyı
  375. 15:51güllük güllü tanık zannediyor gençler
  376. 15:53arasında. Özellikle
  377. 15:55böyle bir batı yok. Böyle bir böyle bir
  378. 15:58dünya da yok esasında. İşte bu mesela
  379. 16:02ben 50 yaş kuşağıyla da konuşuyorum.
  380. 16:06Yani dostlarım var, öğrencilerim var. Şu
  381. 16:09psikoloji var. Biz çok çektik evladımız
  382. 16:12çekmesin. Doğrudur. Yani biz çok çektik.
  383. 16:15Şöyle ülke bir yerden bir yere gelirken
  384. 16:17bazı nesiller biraz yük alıyorlar. Ama
  385. 16:21bu hattan sonraki Almanya için de
  386. 16:23geçerli.
  387. 16:24>> Tabii.
  388. 16:24>> Yani 1945 Almanya'sı için de geçerli.
  389. 16:281960 Almanya'sı için de geçerli. Şimdiki
  390. 16:31Almanya için de geçerli. Dolayısıyla eee
  391. 16:35evladımız çekmesin demek birtım
  392. 16:37problemleri ebeveyin çözüyor. Çocuğun
  393. 16:40çözmesi gereken problemleri.
  394. 16:43Sonra zaman geçiyor. Çocuk büyüyor.
  395. 16:46Hayata girdiğimiz zannediyor girmiyor.
  396. 16:49Eğitim almak bir sahibi olmak hayata
  397. 16:52girmek yemek değil. Hayatın problemine
  398. 16:55birebir başa kalmak ve onları çözebilmek
  399. 16:58hayata girmek demek. Risk almak demek
  400. 17:01hayata girmek demekle baba ve anne
  401. 17:03alıyor riski. Bunun bedelini ödüyorlar
  402. 17:06ama bir mümin yer geliyor. Baba ve anne
  403. 17:09çözemiyorlar problemi. İşte o zaman
  404. 17:12problem çıkıyor. Ama bunun çocuğa
  405. 17:16bidayetten beri verilip alıştırılması
  406. 17:19lazım. Babamı rahmetle anıyorum her
  407. 17:22zaman için. Allah rahmet eylesin.
  408. 17:23>> Ayrıca anıyorum şundan dolayı.
  409. 17:27Çocukluğumda küçüldüğümden itibaren
  410. 17:29annem ve babam bana hem yetki verdiler
  411. 17:32hem de mesuliyet verdiler. Salahiyet ve
  412. 17:35mesuliyet iki yakın arkadaş birbirinden
  413. 17:38ayrılmaz. Bu yani siz çocuğa had bilme
  414. 17:43öğrettiğin zaman onu aynı zamanda mesul
  415. 17:45tutuyorsunuz. Yapman gereken budur
  416. 17:48diyorsunuz. Tabii ki yetki de
  417. 17:50vereceksiniz. Bir şeyleri öğrenecek.
  418. 17:53Yetkil vermeden öğrenemez çocuk bir
  419. 17:55şeyleri ama mesuliyete vereceksiniz.
  420. 17:58Küçük yaşından itibaren. Ben de mesela
  421. 18:00şu anda evde yapabildiğim şu 6 yaşındaki
  422. 18:03torunuma meyve alıyorum manavdan.
  423. 18:06Yardımcım kapıya kadar getiriyor. Bizim
  424. 18:10Ömer'in vazifesi kapıdan meyveyi alıp
  425. 18:13mutfağa götürmek. Ömer diyorum portakal
  426. 18:15var iç kilo al portakallı mutfağa götür
  427. 18:19tezgahın üstüne koy.
  428. 18:20>> Mesuliyet duygusuna bu yaştan
  429. 18:21alıştırıyorsunuz.
  430. 18:22>> Başlıyor çocuğa mesuliyet alıştı artık.
  431. 18:25Dede meyve var mı? Var. Git al kapıdan.
  432. 18:27Ben getirebilirim tabii ki getiririm.
  433. 18:29İkiyi de getiririm. Elhamdülillah 12'yi
  434. 18:31de getiririm. Ama onun vazifesi.
  435. 18:33>> Evet.
  436. 18:34>> Belki biraz sonra bu meyveleri yıka
  437. 18:37buzdolabına koy da gelecek yani. Onu da
  438. 18:39bilemem. Belki annesi yapacak. Yani
  439. 18:42böyle başlıyor hadise. Dedem meyve
  440. 18:44almış, ben onu mutfağa götürüyorum gibi.
  441. 18:48>> Değerli hocam bu konuda zaten aileler de
  442. 18:51çocuklarını pamuklara sararak
  443. 18:54büyüttükleri için
  444. 18:55>> işte.
  445. 18:55>> Sonra diyorlar ki eee bizi şikayet
  446. 18:57ediyorlar. Eee, efendim çocuğumuz sabah
  447. 19:00yatağını toplamıyor. Çocuğumuz sabaha
  448. 19:03kadar oyun oynuyor, akşama kadar da
  449. 19:05uyuyor. Efendim, evle ilgili en ufak bir
  450. 19:08sorumluluk üstlenmiyor. Ama bunu anne ve
  451. 19:12babanın çok küçük yaşlardan alıştırması,
  452. 19:14eee, bu şekilde büyütmesi lazım
  453. 19:16evladına.
  454. 19:17>> Hat buradan çıkıyor işte ortaya yere. O
  455. 19:19çocuk oyunu game over diye bir şey
  456. 19:22okudum geçen de gazetede. Oyun bitti.
  457. 19:24Yeniden başlayalım. İşte biraz evvel
  458. 19:26bahsettiği hadisede öyle. Şimdi o
  459. 19:29oyunlar Allah muhafaza yani işte geliyor
  460. 19:32ötekini vuruyor bir tek benekini
  461. 19:34öldürüyor. Düşmanı yaralıyor, şöyle
  462. 19:35oluyor, böyle gidiyor. Oyun bitiyor.
  463. 19:37Yeniden oyun başlıyor. Çocuk oyun hayatı
  464. 19:39öyle görüyor. Orada silahlar var. Çocuk
  465. 19:42da diyor ki bir tane de ben alayım
  466. 19:44bakayım diyor. Mesela geçen birkaç sene
  467. 19:46önce bir tanesi pencereyi açtı aşağı
  468. 19:48atladı ve öldü. Tabii
  469. 19:50>> hayal aleminde Bodri yarın var ya
  470. 19:52>> postru hayal aleminde yaşıyor insanlar
  471. 19:54yani. Yan baktın dedi. Çekti bıçağı.
  472. 19:59>> Simülakrlar aleminde e yaşıyoruz.
  473. 20:02>> Mesela geçtiğimiz günlerde yine bir
  474. 20:04evladımız katledildi yaşıtı tarafından.
  475. 20:07Hiç konuşmadan alıyor. Çok üzücü bir şey
  476. 20:10bunu tasvir etmek ama kalbine doğru
  477. 20:13saplıyor bıçağı. Zannediyor ki kendisi
  478. 20:15herhalde bir filmde, bir çizgi filmde.
  479. 20:17>> Evet. Çizgi filmde insanlar ölüyorlar,
  480. 20:20yeniden canlanıyorlar. Efendim muhakeme
  481. 20:23kusuru da var burada.
  482. 20:25>> Yani bunun neticesinde gencecik bir
  483. 20:28kardeşinin vefat edeceği, efendim bir
  484. 20:30ailenin perişan olacağı, kendinin hayat
  485. 20:34boyu mahkum kalacağı, hayat boyu bunun
  486. 20:36bedelini ödeyeceği, bunları öngörememe
  487. 20:40problemi var. Aa şöyle bakın. Çok
  488. 20:42enteresan bir şey söylediniz ama
  489. 20:44bidayetten başlıyor. 99 depremi evdeyiz.
  490. 20:48Gece sallandık ciddi manada hep kalktı
  491. 20:51tabii.
  492. 20:52>> H
  493. 20:53>> bir durduk filan artçılar ciddi açılar
  494. 20:55geliyor. Bir de bir misafirimiz var.
  495. 20:59Küçük bir çocuk. 8 10 yaşlarında. Evde
  496. 21:01konuşuluyor. İşte depsen büyük bir
  497. 21:04felaket. Kim bilir neler olmuştur
  498. 21:06vesaire vesaire.
  499. 21:08O küçük misafirimiz dedi ki, "Benim için
  500. 21:10problem değil. Benim hayat sigortam
  501. 21:12var." dedi. Bu çok çok çarpıcı ve çok
  502. 21:16önemli ve çok soğuk bir söz. Yani
  503. 21:20kendisinin dışında hiçbir insanla
  504. 21:22alakadar olmayan yıkılan yuvalar,
  505. 21:25insanlar, o korku, o dehşet, o fecaat,
  506. 21:29hayat sigortası. Yıllar yıllar önce beni
  507. 21:32hatırladım. Amerika'dayız. bir bizden
  508. 21:35bayağı büyük ve çok başarakılı bir kimya
  509. 21:38mühendisiyle konuşuyoruz. Oraya
  510. 21:40yerleşmiş bir Türk dedi ki bana, "Genç
  511. 21:43dostum, insan hayatta en büyük
  512. 21:46yardımcısı, hayat sigortasıdır."
  513. 21:48>> Hım.
  514. 21:49>> Ben böyle 20'li yaşların sonunda, 30'lu
  515. 21:51yaşların başında çok naif bir Türk
  516. 21:54Müslüman çocuğu olarak çok üzülmüştüm bu
  517. 21:57lafa. En büyük dostluğu insanın hayat
  518. 21:59sigortasıdır. Ne kadar büyük bir
  519. 22:01yalnızlık, ne kadar büyük bir dehşet
  520. 22:04içinde kaldım. Hala da öyleyim yani.
  521. 22:07>> Halbuki kadere karşı sigortalanamayız.
  522. 22:09>> Hiçbir şey yok.
  523. 22:10>> Hiçbir sigorta işlemez kadere karşı.
  524. 22:13>> Ya yani bir insanın
  525. 22:15ya dedeciğim, babacığım, hocam, Sade
  526. 22:18amca tabirler bana geliyor. Saadettin
  527. 22:21Bey abi nasılsın? Ne var ne yok? Bugün
  528. 22:24seni iyi gördüm. Bugün düşüncelisin. O
  529. 22:27kadar büyük lütuflar ki bunlar. Bak sana
  530. 22:29çay yaptım getirdim. Bir domates şey
  531. 22:33püresi yapmıştım. Ekmeğe sürer yersin.
  532. 22:36Müthiş şeyler bunlar. Yani hiçbir
  533. 22:38sigorta bunlar kadar güzel değil. Soğuk,
  534. 22:41neşesiz.
  535. 22:43Ama işte böyle yetiştiriyor
  536. 22:44yetiştiriyoruz insanları. Ve ondan sonra
  537. 22:46da düşünüyoruz ki niye bir şey demiyor?
  538. 22:49E kabahatlisi suçlusu biziz. hayatın
  539. 22:52içinde vermekle,
  540. 22:55eee, muhabbetle, hizmetle onu donatmadık
  541. 22:57ki.
  542. 22:58>> Geçtiğimiz programlarda da söylemiştim.
  543. 23:00Eee, bir söz var kıymetli hocam. Kalbin
  544. 23:03eli aklın aritmetiğinden hızlıdır diyor.
  545. 23:06>> Muhteşem.
  546. 23:08Yani kalp kuşatır. O kadar hızlı
  547. 23:11yaraları sarar ki. E o sırada sigorta
  548. 23:14işlemleri efendim aklın aritmetiği daha
  549. 23:18>> yayan kalır. Yani onun yanında uçarak
  550. 23:20zaten yaraları telafi eder, sarmalar.
  551. 23:24>> Değerli hocam şimdi modern medeniyette
  552. 23:26şöyle bir şey var. Çok biz mahremiyet
  553. 23:30duygumuzu giderek kaybediyoruz. Teşir
  554. 23:32kültürü giderek ön plana çıkıyor. Bu da
  555. 23:35utanma melekemizi giderek azaltıyor.
  556. 23:39Başkalarının önünde yapmayacağımız
  557. 23:41şeyleri şimdi modern medeniyette yapmak
  558. 23:43bir şey oldu adeta. Övülecek bir
  559. 23:46davranış oldu. Yani aile sırlarını fahş
  560. 23:48etmek, efendim kendinin en eee mahrem
  561. 23:51anlarını fahş etmek. Hayır en basiti
  562. 23:54yemek yiyor. Adam yediği yemeği
  563. 23:56restorana çekip paylaşıyor. Şunu yedim,
  564. 23:58bunu yedim diyor.
  565. 23:59>> Tab
  566. 24:00>> annem derdi ki, "Oğlum zembil içindekini
  567. 24:02sen bil."
  568. 24:03>> Tekrar edelim dinleyicilerimiz için. Zen
  569. 24:05bil içindekini sen bil. Ne güzel.
  570. 24:07>> Mesela fileyi sevmezlerdi bizimkiler.
  571. 24:10File. File kolay bir şey çünkü cebine
  572. 24:12koyar gidersin. Akşam gelirken doldurur
  573. 24:15gelirsin.
  574. 24:16>> Hı hı.
  575. 24:16>> Fileye koydum bari kese kağıdına koydur
  576. 24:19derlerdi ama zembilin içi görünmez.
  577. 24:22Zembil içindekini sembil. Sonra
  578. 24:24evlendim. Mevreme Hanım'ın büyük babası
  579. 24:27kasabalı. On alışveriş sepeti var.
  580. 24:30Sepetin üstünde de örtü var.
  581. 24:33>> Hım.
  582. 24:34>> Pazara gidiyor. Masraf görüyor. Sepet
  583. 24:37doluyor ama sepet örtüsü var üzerinde.
  584. 24:41Örtülüyor. Eve öyle geliniyor. İçinde ne
  585. 24:43var bilmiyor kimse. Böyleydi.
  586. 24:46>> Muazzam.
  587. 24:47>> Neden? Alamaz. imrenir, göz kalır, şöyle
  588. 24:50olur, böyle gider vesaire.
  589. 24:53Dolayısıyla
  590. 24:54ya çok ayıptır yani size verilmiş olan
  591. 24:57bir rızık. Sen pişir, kotar, ikramet
  592. 25:00ayrı ama gösterme. Şimdi adam gidiyor
  593. 25:03bir lokantaya yemek yerken resmini
  594. 25:05çekiyor. Şunlar şunları yedim, bunları
  595. 25:08bunları da yedim. Bak böyle şeye
  596. 25:10koyuyor. Herkes de onu görüyor. Buradan
  597. 25:12başlıyor hadise.
  598. 25:13>> Hocam benim çok değil yani benim kendi
  599. 25:15gençliğim, çocukluğum evresinde
  600. 25:17lokantaların sokak tarafındaki
  601. 25:20camlarında perdeler olurdu.
  602. 25:21>> Perde vardı değil mi? Tabii tabii.
  603. 25:23>> Yani bu incelikten nasıl bir kabalığın
  604. 25:26içine düştük insan anlamakta zorlanıyor
  605. 25:28>> maalesef. Maalesef. İşte o nefsaneyi ben
  606. 25:32de yaparım, beni de görün, ben de
  607. 25:34güçlüyüm. Hep öz hep özendi. Batıda yani
  608. 25:38siz de biliyorsunuz bu kadar çok yine
  609. 25:41görünmüyor. Yine gizli kapalı. Mesela
  610. 25:44ben şeye bakıyorum kendim biraz da
  611. 25:47mühendis ve mimar arası bir şeyim ya.
  612. 25:49Ben mesela tarihi binaları bizde
  613. 25:54kullanıyorlar. Giriş katlarını ve kafe
  614. 25:57restoran olarak vitrini komple
  615. 26:00açıyorlar. Halbuki batıda da
  616. 26:02kullanırlar. Tarihi bir anın cephesini
  617. 26:04bozmazlar. Kapıya bir tabela koyarlar.
  618. 26:07Filan restoran, filan kafe. Cepheyi
  619. 26:10açmazlar. İçine girerseniz dekorasyon
  620. 26:13ona göredir. Binaya hürmet ederler.
  621. 26:16Bizde o gösterişle levhalar büyük,
  622. 26:19cepheler çık. Binanın üst katına bakın.
  623. 26:21Farklı bir üslup görürsünüz ama giriş
  624. 26:24katı cephe çok değişmiştir.
  625. 26:26Gösterişçilik. Bunlardan kurtulmamız
  626. 26:29lazım. İşte had bilme buradan başlıyor.
  627. 26:31Bu adım adım yani siz bir kuralı için
  628. 26:34nediniz. Bir tepki görmediniz. Şu sizde
  629. 26:38farkına varmasanız bile yerleşiyor. Ha
  630. 26:41demek ki kural çiğnini biliyormuş. Bana
  631. 26:43bu bir özgürlük getirdi. Esasında onun
  632. 26:46bir bedeli var. O bedeli toplum ödedi.
  633. 26:49Toplum kalitesizleşti
  634. 26:51ve siz de o toplumun içinde
  635. 26:52yaşıyorsunuz. Bunu fark etmiyorsunuz.
  636. 26:55Çünkü ilk anda kuralı çiğ dediğinizde
  637. 26:57siz bir güç kazanıyorsunuz. Bir özgürlük
  638. 27:00alanı açılıyor size. Yapma dedeler
  639. 27:03yaptınız. Kendinizi özgür
  640. 27:05hissediyorsunuz ama o toplumun kalitesi
  641. 27:07düştü ve siz de o toplumun içindesiniz.
  642. 27:10Ondan ayrı değilsiniz. Onu fark
  643. 27:11etmezsiniz. Bu tekrarlandıkça şük
  644. 27:15çıkıyor. Bu memlekette de yaşanmaz ki.
  645. 27:17>> Tabii. O zaman ben de aşayım kuralları.
  646. 27:21Ben de kuralları ihlal edeyim. Ben de
  647. 27:23kimsenin gözünün yaşına bakmayayım gibi
  648. 27:25daha zalimane, daha vicdansız bir
  649. 27:28kişilik tarzı boy veriyor kıymetli
  650. 27:31hocam. Yani o açtı kuralları, o ihlal
  651. 27:34etti. Hiçbir şey başına gelmedi. O halde
  652. 27:36ben de yapayım.
  653. 27:37>> Evet.
  654. 27:38>> Veya kimse görmeden şu yanlışlığı
  655. 27:40yapayım. Yakalanmayacaksam yapayım.
  656. 27:43>> Ama aynı şey
  657. 27:43>> işte bunlar çok feci şeylerdir.
  658. 27:45>> Halbuki ahlak, edep, had bilme
  659. 27:48yakalanmayacağımızı bildiğimiz yerde de
  660. 27:50yanlış yapmamalı.
  661. 27:51>> Evet. Evet. Bizi gören bir göz var.
  662. 27:54>> Tabii tabii. [boğazını temizler]
  663. 27:56Bir göz var. Ve toplumun kalitesi
  664. 27:58düşüyor. Biz de o toplumun içinde
  665. 27:59yaşıyoruz. Onun için bu otorite
  666. 28:02konusunda toplumun bir mutabakata
  667. 28:05varması lazım. O mutabakata varırsa
  668. 28:08toplum otorite gelir. Zaten şimdi
  669. 28:10otorite var. Biz otoriteyi hala
  670. 28:12yıpratmakla meşgulüz. Yani kendi
  671. 28:15bindiğimiz dalı kesiyoruz esasında. Ve
  672. 28:18birtım güçlü adamlara, birtım zorba
  673. 28:20adamlara bilmeden genel manada
  674. 28:23söylüyorum alan açıyoruz
  675. 28:25>> tabii.
  676. 28:25>> Otoriteyi zorlamakla, otoritei otoriteyi
  677. 28:28sorgulamakla.
  678. 28:29>> Yani gücü gücü yetene toplumu olmuş
  679. 28:31oluyor o zaman.
  680. 28:32>> Yani sesi daha çok çıkan, arkası
  681. 28:34kuvvetli olan efendim imtiyazları daha
  682. 28:37bol olan insanlar üste çıkmak ve kanunun
  683. 28:41üzerinde, nizamın üzerinde davranmak
  684. 28:43hürriyeti hissediyorlar. düşünmek diyor.
  685. 28:46Bir
  686. 28:46>> bir şey söyleyebilir miyim bu arada
  687. 28:48biraz? Çünkü kavram karges olu buna
  688. 28:51orman kanunu diyorlar.
  689. 28:53>> Alakası yok.
  690. 28:54>> Ormanın bile bir kanunu vardır
  691. 28:56biliyorsunuz değil mi?
  692. 28:56>> Var. Evet. Var. Şundan dolayı iç güdü
  693. 28:59hakim ormanda ve güçlü güçsüzü eziyor.
  694. 29:03>> Evet.
  695. 29:03>> Ama şöyle güçlünün ihtirası yok. Güçlü o
  696. 29:08andaki ihtiyacı kadar alıp işi
  697. 29:10bitiriyor.
  698. 29:11>> Tabii
  699. 29:12>> ama insanın ihtirası var. Ormana bhtan
  700. 29:15ediyoruz. Ormana iftira ediyoruz. Orman
  701. 29:18kanununda güçlü güçsüz seleksiyon da var
  702. 29:20mı? Var. Bu bir alete. Ama güçlünün
  703. 29:23ihtirası yok. Güçlü o andaki ihtiyacını
  704. 29:26alıyor. Daha fazlasını almıyor. Bitti
  705. 29:28denge. İnsan o andaki ihtiyacı da
  706. 29:31ettirmiyor. İhtirası var.
  707. 29:33>> Sonsuza dek onu sömürmeye devam ediyor.
  708. 29:36Maalesef
  709. 29:37>> devam ediyor. İhtiyacın çok ötesinde
  710. 29:38biriktiriyor
  711. 29:40insanın. Bir de otorite hadisesi var.
  712. 29:43Ötekinin sadece fiziksel gücü var.
  713. 29:45Belgesel de seyrediyoruz. Bir avı
  714. 29:48yakalıyor, bir antilopu yakalıyor.
  715. 29:50Fiziksel gücüyle o kadar. Otorite başka
  716. 29:53bir insanın öyle değil ki. Zulüm
  717. 29:54otoritesi var insanda. Ve böyle bir
  718. 29:56hadise. Onu da yani orman kanunu
  719. 29:59esasında kendi içinde fevkalade dengeli
  720. 30:01bir kanun. İnsanlar için geçerli değil.
  721. 30:04İnsanlar daha kötüsünü yapıyorlar. Çünkü
  722. 30:06muhtelisler ve doymuyorlar.
  723. 30:09Hayvanların gözü doyuyor. Kan da
  724. 30:12doyuyor.
  725. 30:12>> Tabii bir hadis-i şerif var.
  726. 30:14Utanmıyorsan dilediğini yap diye.
  727. 30:17>> Yani aslında haya duygusu eee insanın
  728. 30:21bir içsel freni. Edep ettiğimiz için,
  729. 30:24haya ettiğimiz için her şeyi yapamayız.
  730. 30:27Kendimizi durdurmamız gereken, kendimizi
  731. 30:29sınırlamamız gereken çok yer vardır.
  732. 30:32Birisi bize kötü bir söz söyledi. Ona
  733. 30:34aynı çirkinlikte mukabele edemeyiz. ona
  734. 30:37daha efendice, daha güzel bir şekilde
  735. 30:39eğer had bildirmemiz gerekiyorsa
  736. 30:41bildirmemiz gerekir. İşte bu ahlaki
  737. 30:44pusuladır. Yani bir anlamda hayat
  738. 30:46duygusu. Bir küçük anekdot çok hoşuma
  739. 30:49gitti. Bu arada bir yerde okudum.
  740. 30:51>> Hı hı.
  741. 30:52>> Genç bir arkadaş çalışmış. Sonra bir
  742. 30:56lokantaya gitmiş. Mercimek çorbası
  743. 30:58söylemiş. Boş bir masa. Karşıda da bir
  744. 31:01yaşlı zat oturuyor. O da yemeğini
  745. 31:03bitirmiş. gidecek. Hesap bekliyor.
  746. 31:07Garsondan mercimek çorması gelmiş. Genç
  747. 31:10arkadaş limonu almış bir sıkmış. Limonun
  748. 31:14bir kısmı o yaşlı zatın gözüne gelmiş.
  749. 31:16>> H
  750. 31:17>> hiçbir şey söylememiş yaşlı zat hafifçe
  751. 31:19böyle tebessüm etmiş. Garsana demiş
  752. 31:22evladım bana da bir mercimek çorbası
  753. 31:24daha getirir misin? Öteki genç çocuk
  754. 31:26bakıyor şimdi yemeği bitirmiş. Kalkı da
  755. 31:29gidecek çorba gelmiş o yaştan lemonu
  756. 31:32almış çatala takmış. Çasılfarak
  757. 31:35sıkmış çorbanın içine. Hiçbir damla
  758. 31:38dışarı taşmamış. Bırakmış hesap demiş
  759. 31:40çıkmış. Ne güzel bir örneklik.
  760. 31:43>> Evet bitti. Bu kadar hadise bu. Hadise
  761. 31:46bu. Yani işte had bilme buradan başlıyor
  762. 31:48ve usul adap öğretme buradan başlıyor.
  763. 31:52Rahmetli peder anlatırdı. Hasan Hüseyin
  764. 31:54efendilerimiz, haseneynül Ahseneyn
  765. 31:56efendilerimiz. Çocuklar bir bedevi
  766. 32:00geliyor Mescid-i Nebevi'de abdest alacak
  767. 32:04fakat beceremiyor abdest almasını.
  768. 32:06Bunlar diyorlar ki ya şeyh biz yeni
  769. 32:10öğrendik. Sen bak bakalım biz doğru
  770. 32:12abdest alıyor muyuz alabiliyor muyuz?
  771. 32:16Abdest alınca adam anlıyor. Ha diyor ben
  772. 32:18de bunlar gibi almalıyım diyor. Yani
  773. 32:20doğrusunu yapıyorlar ama ona sen bizi
  774. 32:23teftiş et diyorlar.
  775. 32:24>> Evet. Peder bunu bana zannederim Pere 10
  776. 32:2712 yaşlarında anlattıydı.
  777. 32:29>> Tabii
  778. 32:30>> bakın nereden nereye aslında çocuk
  779. 32:32terbiyesinde de en önemli husus odur.
  780. 32:35Çocuk sizin söylediklerinizi değil
  781. 32:37yaptıklarınızı gözetler. Dolayısıyla
  782. 32:39onları sert bir şekilde inkaz edip
  783. 32:42nefislerini incitmek yerine bir soru
  784. 32:45sorarsınız. Mesela şunu şöyle de yapsak
  785. 32:47olur mu filan gibi kafasına bir soru
  786. 32:49çengeli asarsınız. O zaten onu alır.
  787. 32:51>> Alır değil mi? Evet. terbiye mefhumunu,
  788. 32:53aile içindeki terbiye mefhumunu asla
  789. 32:56kaybetmememiz lazım. İyi insan
  790. 32:58yetiştirmeyi her şeyin önüne koymamız
  791. 33:00lazım. Kıymetli hocam, biz maalesef
  792. 33:03tabii son dönemde anne babalar, çocuklar
  793. 33:06akademik anlamda çok başarılı olsun
  794. 33:08istiyorlar. Çok yarışsın istiyorlar. İyi
  795. 33:11yerlere gelsin. İyi okullarda okulsun
  796. 33:13istiyorlar. Ama bu arada iyi insan
  797. 33:15olmayı, öğretmeyi unutuyorlar. Bazen
  798. 33:18bazı ailelerde
  799. 33:19>> biz de istiyoruz iyi olsunlar ama önce
  800. 33:21iyi insan olsunlar. Evet. Önce iyi insan
  801. 33:23olsunlar.
  802. 33:23>> İyi kul olsunlar rablerin. Zaten iyi kul
  803. 33:25olunca iyi insan olur insan.
  804. 33:27>> Tabii tabii tabii.
  805. 33:29>> İyiliğin bir ölçüsü de kendini
  806. 33:31durdurmayı bilmektir.
  807. 33:33>> Yanlış bir şey yapmaktan kendi nefsini
  808. 33:36men etmeyi bilmektir. Efendim kötülüğün
  809. 33:39yayılmasını
  810. 33:41önlemektir.
  811. 33:42Emri bil maruf olduğu kadar nehyi anil
  812. 33:45münkerdir.
  813. 33:45>> Evet. Evet. Evet.
  814. 33:47Belki her evladımızı
  815. 33:50toplumda gördüğü kötülükleri düzeltecek
  816. 33:52bir fert olarak yetiştirmemiz lazım.
  817. 33:54Şimdi burada Çamlıca Korusu var. Biz
  818. 33:57Çamlıca Korusuna yakın bir yerde
  819. 33:59programımızı yapıyoruz. Zaman zaman ben
  820. 34:01de orada bir dostumla buluşur,
  821. 34:03yürüyüşler yaparım. Geçen gün arkadaşım
  822. 34:05dedi ki, "Yahu" dedi, "Kemal" dedi,
  823. 34:08"burada yürüyüş yapıyordum" dedi. "İki
  824. 34:10tane hanımefendi" dedi, "çiçekleri
  825. 34:12koparıyorlardı" dedi. Eee, yol
  826. 34:14üzerindeki çiçekleri koparıyorlardı
  827. 34:16dedi. Gittim, "Hanımefendi burada bakın
  828. 34:19bir sürü insan bu çiçeklerin güzelliğini
  829. 34:21görüyorlar. Efendim, bunları görmek için
  830. 34:24buraya geliyorlar. Hatta yani bunları bu
  831. 34:26yerinde bıraksak daha iyi olmaz mı diye
  832. 34:29gayet kibarca söyledim." diyor. Bana bir
  833. 34:31çıkıştılar. Diyor, "Sen buranın bekçisi
  834. 34:34misin? Sen bize nasıl karışabilirsin?
  835. 34:36Sen ne hakla bize bunları söylüyorsun?"
  836. 34:38diye. Hemen kaçtım diyor oradan diyor.
  837. 34:41Çünkü baktım iş kötüye gidiyor. Kötü bir
  838. 34:44söz söylerler. Tatsız bir şey olur. Daha
  839. 34:46ağır bir şey olur. Hemen uzaklaştım
  840. 34:48diyor. Yani hakça bir şeyi istemek dahi
  841. 34:52problem olmaya başladı.
  842. 34:53>> Bu bu toplum bu şekilde gitmez. Şimdi
  843. 34:56biraz böyle sıkıntılarımız var ama bunu
  844. 34:59bu sağlıklı bir durum değil. Bunu
  845. 35:01mutlaka bizim düzeltmemiz lazım. Ama
  846. 35:04bunun için de toplumsal bir hareketin
  847. 35:06başlaması gerekiyor. Had bilme.
  848. 35:08>> Evet.
  849. 35:09>> Sınır çizme, kuralları riayet etme
  850. 35:13toplumsal bir arka plan olması lazım.
  851. 35:15Çünkü bir otorite kendisini belli ettiği
  852. 35:18anda karşısına çıkıyor. Özgürlükler
  853. 35:20ihlal ediliyor. Ne demek ihlal ediliyor?
  854. 35:23Tabii ki ilahi niha özgürlük olmaz.
  855. 35:26Kural var. Toplumsal yaşıyoruz. Tabii
  856. 35:29>> ve bu toplumsal yaşamanın birtım
  857. 35:31çizgileri, hadleri var. Bunlara uymak
  858. 35:33mecburiyetindeyiz.
  859. 35:35Bu bir geçici dönem diye düşünüyorum.
  860. 35:37İnşallah geçici dönem olduğu muhakkak
  861. 35:40inşallah çabuk geçer ve büyük hasar
  862. 35:42bırakmaz.
  863. 35:44Anarşi de ciddi bir hasardır. Ruhlar da
  864. 35:46bıraktığı anarşi. O anarşi, o nihilist
  865. 35:49çizgiye ruh bir defa düşerse onun
  866. 35:52tedavisi fevkalade zor. Her şeyi
  867. 35:54reddetmeye başlıyor. Bu defa öyle
  868. 35:57insanlarla başa demeyiz biz. Öyle
  869. 36:00insanlar toplumda olur ama azdır.
  870. 36:03Etkinlikleri yoktur. Küçük numuneler
  871. 36:05halinde olur. Ama toplumsal bir çizgi
  872. 36:07haline gelirse Allah muhafaza. Şimdi
  873. 36:10İslamiyi konuşacağım. Cenabı Allah büyük
  874. 36:12bir sıkıntı verir. Altından kalkamayız
  875. 36:15ve nereden geldiğini de anlamayız
  876. 36:17sıkıntının.
  877. 36:19Haksesenin sadası yoktur, devası da
  878. 36:22yoktur yani.
  879. 36:24>> Evet. Yani bu tabii bu had bilmezlikte
  880. 36:27kendi nefsi için her şeyi hoş görme
  881. 36:30fakat başka insanlardan o hakkı esirgeme
  882. 36:34bencilliği de var. Hodbinlik de var.
  883. 36:36Değil mi hocam?
  884. 36:36>> Müthiş. Tabii onların hiçbir şey hiçbir
  885. 36:39hakkı yok. Toplumun hiçbir hakkı yok.
  886. 36:41Benim her şeye hakkım var. Ama bu
  887. 36:43başlangıçtan itibaren insana
  888. 36:45öğretilecek.
  889. 36:47Babası, annesi, öğretmeni, büyükannesi,
  890. 36:49büyük babası, çevresi, arkadaşları öyle
  891. 36:52bir mitte yetiştirecekseniz çocuğunuzu
  892. 36:55ve tabii ki kendiniz dahi öyle bir
  893. 36:57çizgiye gelecekseniz aksi halde bunun
  894. 37:00cevabı yok. Bunun sonu yok.
  895. 37:02>> Bir toplumsal sözleşme, yeni bir
  896. 37:04toplumsal sözleşme.
  897. 37:05>> Evet. Evet. Ve bu toplumdan söz ver
  898. 37:07mutlaka ve mutlaka ilahi bir temeli
  899. 37:09olması lazım. Yani dostkenin sözünü
  900. 37:12yabana atmayın. Tanrı yoksa her şey
  901. 37:15mbahtır. İnsan kural koyamaz. İnsan
  902. 37:18daima kendi üstünde. Kendi üstünde
  903. 37:21kendini her an kontrol eden ve bunun bir
  904. 37:24mücazatı olduğuna inandığı bir varlık
  905. 37:27tarafından kontrol edilirse bir
  906. 37:30etkinliği olur. Bunun istediği kadar
  907. 37:32seküler bunu ilkel desinler. hayatın
  908. 37:35realitesi gösterdi. I Dünya Savaşı'ndan
  909. 37:38sonra dünya yeni bir sulh ve sükun
  910. 37:41dönemine girdi dediler. Kurduğu bütün
  911. 37:43kurumların modernitenin kurduğu bütün
  912. 37:46kurumların birer hikaye olduğunu, saçma
  913. 37:49sapan hiçbir işe yaramadığını, her zaman
  914. 37:52güçlünün sesinin çıktığını çok rahat,
  915. 37:55çok net görmekteyiz şu anda. Yani bitti
  916. 37:58bu kadar. Peki Cenabı Allah'ın bir
  917. 38:00hesabı var mı? Tabii ki var. Nasıl
  918. 38:02gelir? Ben bilmem ama mutlaka gelir. Bir
  919. 38:06zamandan Roma tarihi okumuştum. Ben
  920. 38:09böyle döne döne bir daha okurum.
  921. 38:11>> Beş tane büyük imparator geliyor
  922. 38:14milattan sonra. Good Emperors diyorlar
  923. 38:16onlara. Kader öyle.
  924. 38:19Ve Roma dünyanın gördüğü ilk ve büyük
  925. 38:22dünya hakimi. Bütün garnizondan
  926. 38:25hudutlarda ilkel barbar dünya
  927. 38:27hudutlarının dışında onları içeri
  928. 38:29almıyor zaten. Zenginlik, refah,
  929. 38:32ihtişam, sefahat, güç, kudret. Sonra ne
  930. 38:37oluyor? Birkaç yüz sene geçmiyor aradan.
  931. 38:40Yani 100150 sene sonra Cermenler 476'da
  932. 38:45Roma'yı perişan ediyorlar. Bu bana ibret
  933. 38:48oldu. Kulağıma ibret diye kaldı. Gözümde
  934. 38:51ibret diye kaldı. Bizim Rahmetin
  935. 38:53Nazif'in Yeni Roma diye bir kitabı
  936. 38:55vardır.
  937. 38:56>> Evet. Onu da rahmetle analım. Nazif
  938. 38:58Gürdoğan abiyi
  939. 39:00>> Evet.
  940. 39:00>> Ya çok tatlı bir çocuktu. Allah rahmet
  941. 39:02eylesin.
  942. 39:04>> Benim meslektaşım, çok sevdiğim
  943. 39:06>> bir dost idi.
  944. 39:08>> Eee, efendim yeni Roma'yı da bekliyoruz
  945. 39:10şimdi. Bakalım ne zaman ya mutlaka
  946. 39:14gelir. Efendim merhum derlerdi ki sen
  947. 39:18ibret nazarını kaybetme.
  948. 39:20>> Hı hı.
  949. 39:21>> İbret nazarıyla temaşa ehli hayatı. Bak
  950. 39:24bakalım ne oluyor. İbret nazarı. Ne? O
  951. 39:27ibret nazarı işte bir müslümanca hikmet
  952. 39:31ve adaletle ve insafla insaf
  953. 39:35>> insafla bak hayata insaf insafla bak
  954. 39:38hayata
  955. 39:39>> insafı nasıl tanımlarsınız kıymetli
  956. 39:41hocam?
  957. 39:43>> Hadde hududa riayet etmek.
  958. 39:45>> Evet.
  959. 39:46>> İtidal ile davranmak.
  960. 39:48>> Bütün işlerin
  961. 39:50>> hayırlısı evsat ortada olanı mutedil
  962. 39:53olanı rakkas gibi olmamak lazım. Bu
  963. 39:56mimaride de bir insaf duygusundan
  964. 39:58bahsetmiştiniz. Siz
  965. 39:59>> bahsederim.
  966. 40:00>> Evet.
  967. 40:01>> Bütün hakkını vermek lazım.
  968. 40:03>> Evet.
  969. 40:03>> Biz Sinan'ın yapıları niye durur ayakta?
  970. 40:06Çünkü malzemenin hakkını vermiştir ve
  971. 40:09tabiat kanunlarına itaat eder. Tabiat
  972. 40:12kanunları batının koyduğu attır. Onlar
  973. 40:15ilahi kanunlardır. Tabiatın canı mı var?
  974. 40:18Tabiatı bir yaratan var. Tabiatın şuuru
  975. 40:21mu var? Tabiata bir şuur veren var. Kim
  976. 40:24o? La faile illallah. Başka fail mi var?
  977. 40:28Dolayısıyla Sinan o tabiat kanunlarını,
  978. 40:32o ilahi ha şunu da söyleyeyim size. Yani
  979. 40:35sosyal hadisel sosyal kanunları vaz eden
  980. 40:39ki ona biz şehri şerif diyoruz. Sosyal
  981. 40:42kanunları vaz eden ilahi vazı ile bizim
  982. 40:47fizik kanunlarını benim mesleğim olan
  983. 40:50mekanik kanunlarını vaz eden aynı
  984. 40:52vaazında fark yok.
  985. 40:54Newton kanunlarında onun eseri, miras
  986. 40:57hukuku da onun eseri. Hiç vak yok arada.
  987. 41:00Ve bunların birbirine alakası, irtibatı
  988. 41:03var. O kanunları Sinan bu gözle gördü ve
  989. 41:08onlara itaat etti. Onun için yaptığı
  990. 41:10yapılar duruyor. Ha yıkılacak mı? Tabii
  991. 41:12yıkılacak. Çünkü küllü men aleyha fan.
  992. 41:16Ne zaman Allah bilir? Süleyman Mabed'in
  993. 41:18yıkıldığı gibi saptılar yıktırdı.
  994. 41:21Saptılar bir daha yıktırdı. Bilemem ama
  995. 41:26itaat etti mi etti. Biz fani
  996. 41:28varlıklarız. 300 sene, 500 sene, 1000
  997. 41:31sene faniyiz. Bunu kabul ediyoruz. Ama
  998. 41:34güzel bir iz bırakıyoruz. Bu iz ne?
  999. 41:37Teslemiyet izi, muhabbet izi. Böyle
  1000. 41:40kalıyor hayatta yani. Eyvallah efendim.
  1001. 41:43Sizin bu güzel sözleriniz bana bir
  1002. 41:46beyiti hatırlattı. Çeşmi insaf kadar
  1003. 41:49kamile mizan olmaz. Kişi noksanını
  1004. 41:52bilmek gibi irfan olmaz.
  1005. 41:54>> Evet.
  1006. 41:54>> Yine aslında Şeyh Sadi'nin de Şeyh Sadi
  1007. 41:58Şirazı'nın zinin de bir beyti var. Adem
  1008. 42:02olmaz adı asla edepsiz olanın edeptir.
  1009. 42:04Çünkü farkı insan ile hayvanın tabii ben
  1010. 42:07Türkçesini söylüyorum. Yani edep insana
  1011. 42:11hayvandan farklılaştıran bir şey. Güzel
  1012. 42:14bir örtü.
  1013. 42:15>> Evet.
  1014. 42:15>> Güzel bir libas.
  1015. 42:17>> Tabii
  1016. 42:17>> giyineceğimiz en güzel libas. Belki de.
  1017. 42:19>> Evet. Evet. Allah bizi edepli
  1018. 42:22kullarından eylesin.
  1019. 42:23>> Amin efendim.
  1020. 42:24>> Edebi bilen, sınırlara riayet eden,
  1021. 42:27haddi aşmayan, başkasının kalbini
  1022. 42:29kırmayan, incitmeyen, ne kainatı ne
  1023. 42:32varlığı başka insanları da incitmeyen,
  1024. 42:34varlığı incitmeyen nazein kullarından
  1025. 42:37eylesin diye bir duayla bitirelim
  1026. 42:39müsaade ederseniz efendim.
  1027. 42:41>> Çok teşekkür ederiz kıymetli hocam.
  1028. 42:43Bugün uzun konuştuk ama güzel bereketli
  1029. 42:46bir konuşma oldu.
  1030. 42:47>> Gönlünüze, dilinize sağlık. [müzik]
  1031. 42:50>> Efendim bir gönül sadasının daha sonuna
  1032. 42:52geldik. Hepinizi selamlıyoruz. Hayırlı
  1033. 42:55akşamlar diliyoruz efendim. En özel
  1034. 42:57seslere, kalbe dokunan sözlere kulak
  1035. 43:00verdiniz. Albaratürk, Saadettin Ökten ve
  1036. 43:04Kemal Sayar'la gönül sadasını sundu.

About this transcript

This page contains the full transcript of Geç Kalmışlık Sendromu | Gönül Sadası by Erkam TV, generated from the public captions YouTube serves with the video. The transcript has 5,239 words across 1,036 segments, with the original timestamps preserved so you can click any line to jump to that moment in the embedded player.

What you can do with it

Use the transcript to take notes, quote the speaker, build a study guide, generate a summary with ChatGPT or Claude via the YouTube Summary tool, or export it as a timed subtitle file with YouTube to SRT. You can also re-open it in the transcriber to choose a caption track available on the video.

Free YouTube transcript tool

YouTube2Text is a free YouTube transcript generator — no signup, no daily limit. Paste any YouTube link and get the full transcript instantly, with timestamps, click-to-jump, caption language selection, AI prompts for ChatGPT, Claude, and Gemini, and exports to TXT, SRT, VTT, or Markdown.