Felsefi Eleştiri | Platon Felsefesi ve Aristoteles — Transcript
Full transcript
- 0:00Tanrıyı öldürdüğünüzü ilan ederken büyük
- 0:03bir hata yaptınız. Yanlış [müzik] cesedi
- 0:05gömdünüz. Asıl gardiyan Tanrı değildi.
- 0:08Asıl gardiyan onu yaratan zihniyetti ve
- 0:11o zihniyet hala kafanızın içinde, her
- 0:14cümlenizde, her hakikat kelimenizde, her
- 0:18amaç arayışınızda nefes alıyor. Platon
- 0:21gerçek dünya yalanını icat etti ve siz
- 0:24bugün hala onu nesnel bilim adıyla
- 0:26arıyorsunuz. Aristoteles evrene bir amaç
- 0:29yükledi ve siz hala hayatın anlamını
- 0:32bulmaya çalışırken o tuzağın
- 0:34içindesiniz. Yunan grameri size sabit
- 0:37bir ben olduğunu fısıldadı ve siz hala o
- 0:40benin özgür iradesi olduğuna
- 0:42inanıyorsunuz. Daha trajiği şu, modern
- 0:45ateist savaştığı sistemi yıkmak için tam
- 0:48o sistemin araçlarını kullanıyor.
- 0:51Aristoteles'in mantığı, Platon'un
- 0:53dualizmi, gramerin sahte özneleri ve bu
- 0:56yüzden hiçbir şey değişmiyor. Sadece
- 0:59etiketler yenileniyor. Bugün o gerçek
- 1:02gardiyanları masaya yatıracağız.
- 1:04Platon'un büyük yalanından gramerin
- 1:06gizli tiranlığına, ilerleme mitinden
- 1:09modern düşüncenin neden yeni hiçbir şey
- 1:12üretemediğine kadar. Çünkü filozoflar
- 1:15ölmediği sürece insanın doğmasına imkan
- 1:18yok. Felsefenin pusulasıyla yine bu
- 1:22konuda yönümüzü bulmaya çalışıyoruz. Ya
- 1:24eee bu açılış hakikaten zihnimin
- 1:27zeminini altüst etti. Söylediklerin bana
- 1:30çocukluğumda eee dedemin o karanlık ve
- 1:33rutubetli kütüphanesinde geçirdiğim o
- 1:35sessiz saatleri hatırlattı. Orada o
- 1:37devasa kalın ciltli bilim
- 1:39ansiklopedilerini açar, evrenin değişmez
- 1:42yasalarını anlatan o şemaları saatlerce
- 1:45eee adeta kutsal bir metin okur gibi
- 1:48incelerdim. Bilim bana her şeyin bir
- 1:50formülü olduğunu, o kaotik ve korkutucu
- 1:52dünyanın aslında matematiksel bir düzen
- 1:55içinde yattığını fısıldardı ve ben de
- 1:57buna adeta iman ederdim. Şimdi senin bu
- 2:00kışkırtıcı sözlerinle anlıyorum ki bizim
- 2:03nesnel bilim dediğimiz şey, o mutlak
- 2:05düzen arayışımız, tamamen o eski
- 2:08teolojik korkuların seküler bir
- 2:10laboratuvar önlüğüne bürünmüş haliymiş
- 2:12aslında.
- 2:13>> [homurdanır]
- 2:13>> Peki ama eee eğer evren sadece bir kaos
- 2:16denizinden ibaretse, zihnimiz neden
- 2:19sürekli kendini güvende hissedeceği o
- 2:21sabit gerçeğin, o değişmez yasanın
- 2:23peşinden koşmaya mahkum ediliyor? Çünkü
- 2:26o mahkumiyet insanın o zavallı kırılgan
- 2:30varoluşunun tek sığınağıdır. Platon'un o
- 2:33büyük yalanı işte tam bu dehşetin, bu
- 2:36zihinsel zayıflığın rahminden doğmuştur.
- 2:40Herakleitos'un bahsettiği o her şeyi
- 2:42yutan alev, o durmak bilmeyen değişim
- 2:45fırtınası Platon'un bütün uykularını
- 2:48zehirlemiştir.
- 2:50O çürüyen bedenleri, kuruyan nehirleri,
- 2:53yaşlanan yüzleri gördükçe bu vahşi
- 2:56belirsizliği lanetlemek zorunda hissetti
- 2:58kendini. Ve böylece zihninin o steril
- 3:02odalarında bozulmaz ve kusursuz bir
- 3:04idealar dünyası icat etti.
- 3:07Bugün o mikroskoplara, teleskoplara
- 3:10umutla sarılan bilim insanı da aslında o
- 3:13karanlık ormanın vahşetinden kaçıp
- 3:15gölgelere tapan eski bir rahipten
- 3:17farksızdır. İnanılmazdı metafor bu. Hani
- 3:21bilim insanını gölgelere tapan eski bir
- 3:23rahip olarak görmek hakikaten sarsıcı.
- 3:26Bu bana şey, üniversitedeki ilk anatomi
- 3:29dersimi inanılmaz bir canlılıkla tekrar
- 3:32yaşattı şu an. O ağır eee genzimizi
- 3:35yakan formol kokulu salonda cansız
- 3:38bedenleri kesip biçerken hocalarımız
- 3:40bize etin ve kanın ötesinde asla
- 3:43bozulmayacak, matematiksel olarak
- 3:45kusursuz bir anatomi haritası
- 3:47bulacağımızı söylerdi. Oysa karşımızda
- 3:49duran şey yaşamın o taşkın, o tahmin
- 3:52edilemez akışının çoktan terk ettiği,
- 3:55dondurulmuş bir et yığınından başka bir
- 3:57şey değildi. Sanırım anatomi masasında
- 4:00aradığımız o değişmez form, doğanın
- 4:02kusurlu döngüsüne duyduğumuz gizli
- 4:04nefretin, o bitmek bilmeyen kontrol
- 4:07takıntımızın bir dışavurumuydu sadece.
- 4:09Eğer evrenin o vahşi, sınır tanımaz
- 4:11bedenini reddedip, hep böyle soyut bir
- 4:14mükemmelliğe kaçıyorsak, bu steril
- 4:16laboratuvarlardan dışarı adım
- 4:17attığımızda bizi bekleyen o çiğ
- 4:20gerçeklikle nasıl başa çıkacağız? Başa
- 4:22çıkamayacaksınız. Çünkü bütün
- 4:24medeniyetinizi o çiğ gerçekliği görmemek
- 4:27üzerine inşa ettiniz. Bilim dediğiniz
- 4:30şey, o vahşi ve coşkulu atın koşarken
- 4:33fotoğrafını çekip, o donuk, o cansız
- 4:36kareyi gerçeğin ta kendisi sanma
- 4:39hezeyanıdır. Sizler rüzgarın uğultusunu,
- 4:43o fırtınanın teninizi yırtan coşkusunu
- 4:45hissetmek yerine, onu aerodinamik
- 4:48denklemlere hapsetmeye çalışıyorsunuz.
- 4:51Çünkü formüllerin dışındaki o devasa
- 4:54hiçlik, o dilsiz kaos, sizin sahte
- 4:57güvenlik duvarlarınızı tuzla buz eder.
- 5:00Geometriyi, matematiği, o ulaşılabilecek
- 5:03en yüksek hakikat mertebesi olarak
- 5:05yüceltiyorsunuz, ama aslında sadece
- 5:08yaşamaktan, kanamaktan, hissetmekten
- 5:12köşe bucak kaçıyorsunuz. Soyut aklın o
- 5:14steril zindanında kendinize ölümsüz bir
- 5:17sığınak ararken, yaşamın o kanlı ve
- 5:20canlı nabzını kendi ellerinizle
- 5:22boğuyorsunuz. Yaşamanın nabzını kendi
- 5:25ellerimizle boğmak. Eee, bu gerçekten de
- 5:29yüzyıllardır süren kendi intiharımızın,
- 5:32kendi kendimize kurduğumuz o sessiz
- 5:34tuzağın itilafı gibi adeta.
- 5:37Bu sığınağın, bu zihinsel hapishanenin
- 5:39duvarlarını Platon örmüş olabilir, ama
- 5:42metinler sanırım Aristoteles'in de bu
- 5:44hücreye, o kalın demir parmaklıkları
- 5:46taktığını söylüyor. Geçenlerde
- 5:49aydınlanma dönemine ait eski yaprakları
- 5:52sararmış bir ütopya kitabını okurken tam
- 5:55da bu parmaklıkların o ağır gölgesini
- 5:58hissettim üzerimde. O sayfalarda
- 6:00insanlığın durdurulamaz bir şekilde
- 6:03aydınlık ve kusursuz bir amaca doğru
- 6:05yürüdüğüne inanan o saf kibirli ton
- 6:07öylesine keskindi. Aristotelesçi
- 6:10teleoloji yani evrendeki her zerrenin
- 6:12bir amacı olduğu inancı aslında bizim o
- 6:15kör edici kaosa karşı icat ettiğimiz en
- 6:18büyük savunma mekanizmamız mı? Eğer
- 6:20tarihin, doğanın ve evrenin bir amacı,
- 6:23bir hedefi yoksa biz bu kozmik boşluğun
- 6:25içinde savrulan dilsiz zereler olduğumuz
- 6:27gerçeğiyle yüzleşme dehşetini nasıl
- 6:30atlatacağız?
- 6:30>> O dehşeti asla atlatamayacaksınız. Çünkü
- 6:33Aristotelesçi o zehirli masal sizin
- 6:36zihninizin tam merkezine bir ur gibi
- 6:38yerleşmiş durumda.
- 6:40Aristoteles'in teleolojisi, o dipsiz ve
- 6:43amaçsız evrene zorla giydirilmiş sahte
- 6:46bir deli gömleğidir.
- 6:48O size düşen her yaprağın, doğan her
- 6:51güneşin, gökyüzündeki her bulutun
- 6:53önceden belirlenmiş nihai bir gayesi
- 6:55olduğunu fısıldadı. Ve siz de o uçurumun
- 6:58kenarında korkudan titrerken bu tatlı
- 7:01yalana dört elle sarıldınız. Bugün
- 7:03ilerleme dediğiniz o mit, liberalizmin
- 7:06özgürlük çığlıkları veya Marksizmin o
- 7:08sınıfsız ütopya hayalleri hepsi
- 7:11Hristiyanlıktaki kurtuluş gününün sahte
- 7:13seküler kopyalarından ibarettir. Evreni
- 7:16sonu belli olan kötü yazılmış bir
- 7:19tiyatro oyununa çevirdiniz ki o
- 7:21anlamsızlığın karanlık sularında
- 7:23boğulmayasınız. Biliyor musun,
- 7:25bu amaç tiranlığı sadece felsefeyle veya
- 7:28siyasetle sınırlı kalmıyor. Gündelik
- 7:31bilime de tamamen sızıyor.
- 7:33Geçenlerde evrim üzerine popüler bir
- 7:35belgesel izlerken anlatıcının sürekli
- 7:38"Doğa şunu tasarladı, şu canlı hayatta
- 7:41kalmak için şu özelliği geliştirmeyi
- 7:43seçtiği gibi laflar ettiğini duydum.
- 7:45Sanki doğanın devasa bir mühendislik
- 7:48bürosu varmış ve her şey bir master
- 7:51plana göre aydınlık bir hedefe doğru
- 7:53ilerliyormuş gibi bir dildi bu. Oysa
- 7:56mutasyonlar tamamen rastgele, kör
- 7:59tesadüflerle ortaya çıkıyor. Ortada bir
- 8:01tasarım ya da amaç falan yok. Zihnimiz
- 8:04[homurdanır]
- 8:04neden bu mutlak rastgeleliği, bu amansız
- 8:07kaosu kabullenemiyor da sürekli o kör
- 8:10tesadüflere bile bir bilgelik, bir yön
- 8:12atfetme ihtiyacı hissediyor? Çünkü
- 8:14rastgelelik sizin o kırılgan
- 8:17egolarınızın tahammül edemeyeceği kadar
- 8:19soğuk bir gerçektir. Evrimin kör
- 8:22saatçisini bile bir tasarımcı zannederek
- 8:25o Aristotelesçi kafese hapsettiniz.
- 8:28Doğanın hiçbir şeyi tasarlamadığını,
- 8:31sadece o anki kaotik çarpışmaların
- 8:34geçici sonuçları olduğunuzu kabul
- 8:36ederseniz evrendeki o biricik, o özel
- 8:39yerinizi de kaybedersiniz. İnsanoğlu o
- 8:42dipsiz uçurumda sallanan sıradan bir et
- 8:45parçası olduğunu kendine itiraf
- 8:47edemediği için bilimi de kendi kibrinin
- 8:50bir kostümü haline getirdi. Evrimsel
- 8:53sürece bir amaç yüklemek o vahşi ve
- 8:56yönsüz fırtınanın ortasında kendinize
- 8:59hayali bir kaptan köşkü inşa etmekten
- 9:01başka bir şey değildir. Bu ıı
- 9:04gerçekten insanı kendi varoluşsal
- 9:06zemininde neden baş döndürücü bir
- 9:08saptama? Yani her sabah uyandığımızda
- 9:10peşinden koştuğumuz hedefler, o
- 9:12inandığımız büyük toplumsal idealler,
- 9:14hepsi sadece o hiçlik denizini örtmek
- 9:16için diktiğimiz yamalı perdeler, öyle
- 9:18mi?
- 9:19Bu bana şey, çocukluğumda yazlık
- 9:21evimizin bahçesinde saatlerce
- 9:22karıncaların yuva yapışını izlediğim o
- 9:24sıcak öğleden sonralarını anımsattı.
- 9:26Onların o telaşlı, bitmek bilmeyen
- 9:28hareketlerine bakar, görünmez, çok yüce
- 9:31bir bilgelik ve amaca itaat ettiklerini
- 9:32düşünür, onlara hayran kalırdım. Oysa
- 9:35şimdi anlıyorum ki doğanın hiçbir nihai
- 9:37amacı, hiçbir hedef çizgisi yok. Sadece
- 9:40o saniyede patlayan, yönü olmayan bir
- 9:42var olma enerjisi var ortada.
- 9:44Eğer evrenin bir amacı yoksa ve bizler
- 9:46bu dilsiz enerjinin çocuklarıysak, bizim
- 9:49içimizde var olduğuna inandığımız o
- 9:50sabit insan doğası, o özümüzde koca bir
- 9:53yalan mıdır? Uçsuz bucaksız
- 9:54özgürlüğünden kaçışının en sinsi
- 9:56yoludur.
- 9:58Psikolojik kliniklerinden genetik
- 10:00laboratuvarlarına kadar herkes size
- 10:02içinizde değişmez bir çekirdek, sabit
- 10:05bir insan doğası olduğunu vaaz ediyor.
- 10:07Bilinçaltı mekanizmaları, DNA kodları,
- 10:10kişilik tipleri diyerek sizi vitrin
- 10:13mankenleri gibi sabit kategorilere
- 10:15hapsediyorlar. Oysa içinizde değişmez
- 10:18bir öz yok. Sizler sonsuz ihtimallerin
- 10:21ortasında her saniye yeniden yok olup
- 10:24yeniden inşa edilen alevlersiniz.
- 10:26Aristoteles'in o amaç tiranlığı, yaşamın
- 10:29bu anlık, sınır tanımaz ve coşkulu oluş
- 10:32halini dondurmak için icat edilmiş en
- 10:35vahşi silahtır. Kendi içinizdeki o
- 10:37alevi, o kaosu dondurmadan, o sahte
- 10:40güvenlik duvarlarınızı yıkmadan kendi
- 10:43gerçeğinize dokunamazsınız. İçimizde
- 10:45değişmez bir öz olmadığı fikri beni
- 10:47kaynaklardaki o en karanlık dehlize,
- 10:50yani doğrudan dil ve gramer meselesine
- 10:52sürüklüyor şu an. Geçen kış inanılmaz
- 10:55sarsıcı ve çok uzun bir rüya gördüm.
- 10:57Hala bazı geceler o rüyanın
- 10:58hissettirdiği o boğulma hissiyle
- 11:00uyanırım. Rüyamda gökyüzünden
- 11:03kelimelerin silindiğini, eşyaların
- 11:05isimlerinin teker teker eriyip
- 11:07buharlaştığını ve o kelimeler silindikçe
- 11:09benim o çok güvendiğim benliğimin de sis
- 11:12gibi yok olduğunu dehşetle izliyordum.
- 11:14Nietzsche'nin dil bilgisine inandığımız
- 11:16sürece Tanrı'dan kurtulamayacağı sözü
- 11:19tam da dilimizin, dünyamızın sınırları
- 11:21olmasıyla bizi bu sahte benliğe
- 11:23hapsetmesiyle mi ilgili? O rüya aslında
- 11:26sizin en uyanık, en berrak anınızdır.
- 11:30Nietzsche'nin o keskin kılıcı tam da
- 11:33dilin bu sinsi, bu görünmez prangalarına
- 11:36iner.
- 11:37Sizler şimşek çakıyor derken bile ortada
- 11:41sadece saf, isimsiz bir enerji akışı
- 11:44varken zihninizde sahte bir şimşek tözü
- 11:48yaratırsınız. Ağaç yeşildir derken o
- 11:51sürekli form değiştiren, nefes alan,
- 11:54çürüyen yaşamı bir anlığına dondurur ve
- 11:57ona sahte bir kimlik giydirirsiniz.
- 12:00Yunan gramerinden sızan o özne ve yüklem
- 12:03ikiliği her hareketin, her eylemin
- 12:06arkasında gizli bir fail arama
- 12:09takıntısını beyninize kazımıştır.
- 12:12Eylemin kendisinden başka hiçbir şey
- 12:14yokken gramer sizi o eylemi yapan bir
- 12:17sahip, bir tiran icat etmeye zorluyor.
- 12:21Hayali bir kaptan köşkü. Eee, bu
- 12:23gerçekten de bizim o gramer ve benlik
- 12:25illüzyonumuzla ne kadar da örtüşüyor.
- 12:28Bazen şey, kalabalık bir caddede
- 12:30yürürken insanların o bitmek bilmeyen
- 12:32konuşmalarına, hararetli tartışmalarına
- 12:35kulak misafiri oluyorum. Herkes inatla
- 12:38ben haklıyım, benim düşüncem, benim
- 12:40dünyam diye o sahte ben putunu besliyor,
- 12:44onu savunmak için adeta savaş veriyor.
- 12:47Oysa dilin bu özne-yüklem hapishanesi
- 12:49olmasaydı, o hararetli tartışmaların
- 12:52hepsi anlamsız birer ses bulutuna
- 12:54dönüşecekti sanırım.
- 12:56Kelimelerin bize giydirdiği bu sahte
- 12:58zırhları çıkardığımızda, o savunduğumuz
- 13:00fikirlerin bile bize ait olmadığını,
- 13:03sadece gramerin üzerimizden akıp giden
- 13:05yankıları olduğunu kabullenmek
- 13:07varoluşsal bir intihar mıdır? Ne
- 13:09taptınız ki o merkezin aslında içi boş
- 13:11bir kurgu olduğunu görmemek için
- 13:13sağırlaştınız? Savunduğunuz o büyük
- 13:16fikirler, o sarsılmaz inançlar sadece
- 13:19özne ve yüklemin dilbilgisel dansından
- 13:21ibarettir. Sizler konuşmuyorsunuz
- 13:24aslında. Dil sizin üzerinizden o eski
- 13:26Yunan mantığının tiranlığıyla konuşuyor.
- 13:29O sahte zırhları çıkardığınızda
- 13:31yaşayacağınız varoluşsal intihar,
- 13:33zihninizdeki o tiranı tahtından
- 13:35indirecek yegane devrimdir. Yani sadece
- 13:38bir cümleyi nasıl kurduğumuz gerçeği
- 13:40yüzünden zihnimizin içinde hayalet
- 13:42failler yaratıyoruz. Bu o kadar sarsıcı
- 13:45ki şey, lise yıllarında tuttuğum
- 13:47günlükleri geçenlerde bulup okuduğumda
- 13:49hissettiğim o tuhaf yabancılaşmayı şimdi
- 13:51çok daha net anlıyorum. O sayfalara en
- 13:54derin acılarımı, kederlerimi,
- 13:55hayallerimi dökmüştüm ama yıllar sonra
- 13:58okurken sanki o kelimeleri yazan, o
- 14:00acıyı çeken ben
- 14:02bana ait değilmiş, dışarıdan kurgulanmış
- 14:04bir karaktermiş gibi hissettim. Ben acı
- 14:06çekiyorum derken aslında sadece acı
- 14:09eylemi vardı ortada. Fakat dil bana o
- 14:11duygu durumuna sahip çıkan değişmez bir
- 14:13ben icat ettirmişti.
- 14:15Eğer eylemlerin arkasında hep bir fail
- 14:17bulmak zorundaysak, o zaman bu muazzam
- 14:20uçsuz bucaksız evrenin arkasında da
- 14:22büyük bir fail, yani Tanrı arayışımız
- 14:24kaçınılmaz bir gramer hatası mıdır? Tam
- 14:27anlamıyla o evasa bir gramer hatasıdır
- 14:31ve insanlığın en büyük yanılgısıdır.
- 14:34Eylemlerin arkasında hep bir özne arayan
- 14:37o zavallı dilbilgisiniz, evrenin
- 14:39tepesine oturtulan o büyük fail inancını
- 14:43zihninize bir çivi gibi çakıyor.
- 14:46Kendi içinizde "Ben düşünüyorum, ben
- 14:49varım." diyerek sahte bir özgür irade,
- 14:51sarsılmaz bir ruh uydurduğunuz gibi
- 14:54evrenin de bir iradesi olduğunu
- 14:56sanıyorsunuz.
- 14:57Dünyayı iyi ve kötü, doğru ve yanlış,
- 15:01özne ve nesne gibi o sığ iklimlere
- 15:04hapsetmeniz de bu gramerin size attığı
- 15:06bir kazıktır. Sizin modern
- 15:08ateistleriniz, gökyüzündeki o figürle
- 15:11savaştığını sana dursun, aslında o
- 15:13figürü var eden nedensellik ilkesinin ve
- 15:17gramerin ayaklarına kapanıp tapınıyorlar
- 15:19her gün.
- 15:21Siz o cümlenin yapısını parçalamadan,
- 15:23kelimelerin tiranlığını yıkmadan
- 15:26zihninizdeki o eski zindandan asla
- 15:28çıkamazsınız. Sistemi yıkmak için
- 15:31sistemin bize verdiği
- 15:33o paslı kelimeleri kullanıyoruz ve
- 15:35özgürleştiğimizi sanıp sadece
- 15:37hapishanemizin duvarlarını biraz daha
- 15:39genişletiyoruz.
- 15:41Bu gerçekten de
- 15:42insanın kendi bilincine kurduğu en
- 15:45kusursuz ve en acımasız tuzak bence. Bu
- 15:48fail arama takıntısından kurtulmak bana
- 15:51geçen yıl tek başıma çıktığım çok uzun
- 15:54ve sessiz bir orman yürüyüşünde
- 15:55hissettiğim o inanılmaz ağırlığı
- 15:57hatırlattı. Orada
- 15:59o yoğun sessizliğin içinde rüzgarın,
- 16:01toprağın ve ağaçların hiçbir isme,
- 16:04hiçbir sıfata ihtiyaç duymadan nasıl
- 16:06muazzam bir akışta olduğuna şahit
- 16:08olmuştum.
- 16:09Zihnimdeki kelimelerin o doğal akışı
- 16:11bozduğunu, ona bir nehir dediğim an o
- 16:15suyun o saniyedeki eşsiz coşkusunu
- 16:17dondurduğumu fark etmiştim. Kavramlar
- 16:19olmadan olayların arkasında fail
- 16:21aramadan bu saf nedensizlik içinde
- 16:24evreni algılamaya kalkarsak zihnimiz
- 16:27parçalanmadan o çıplak gerçekliğin
- 16:29ağırlığını kaldırabilir mi? Belki de o
- 16:31parçalanma dediğiniz şey sizin gerçek
- 16:34doğuşunuzun ilk sancısıdır. Doğayı
- 16:37isimlendirmeyi bıraktığınız an evrenin o
- 16:40dilsiz ve sağır bütünlüğü ile karşı
- 16:42karşıya kalırsınız. Sizin delilik diye
- 16:45korktuğunuz şey belki de o gramerin
- 16:48sahte giysilerinin yırtıldığı ve yaşamın
- 16:50o çıplak derisine dokunduğunuz yegane
- 16:53aydınlanma anıdır. İsimler, sıfatlar,
- 16:56yüklemler hepsi yaşamın o taşkın
- 16:59nehrinin önüne çektiğiniz barajlardır. O
- 17:02barajlar yıkıldığında sular altında
- 17:04kalmaktan korkuyorsunuz çünkü yüzmeyi
- 17:07hiç öğrenmediniz. Kelimeler bittiğinde o
- 17:10çok övündüğünüz benlik de biter ve işte
- 17:13insan tam o sessizliğin başladığı
- 17:15uçurumda gerçekliğe adım atar. Kelimeler
- 17:18bittiğinde başlayan o uçurum, insanın
- 17:21yüzmeyi öğrenmeden o coşkun nehri
- 17:23atlaması gerektiği fikri hakikaten
- 17:25başımı döndürüyor.
- 17:27Bu barajların bizi neden bu kadar
- 17:29kısırlaştırdığına dair kaynakların o son
- 17:31can alıcı tespitlerine, yani putların
- 17:34kırılışı aşamasına geliyoruz sanırım.
- 17:37Eee, geçenlerde modern sanat
- 17:38müzelerinden birinde duvar kaplayan
- 17:41devasa ama bomboş bir enstalasyonun
- 17:43önünde saatlerce durmuş, insanların o
- 17:45esere nasıl derin anlamlar yüklemeye
- 17:47çalıştıklarını izlemiştim. Orada çok
- 17:50yenilikçi sandığımız şeylerin bile
- 17:52aslında eski kavramların, eski acıların
- 17:54cilalanıp bize yeniden sunulmasından
- 17:56ibaret olduğunu derinden hissettim.
- 17:59Modern sanatın ve düşüncenin böyle kendi
- 18:01kuyruğunu yiyen bir yılana dönüşmesi
- 18:03eski Yunan ve Hristiyan işletim
- 18:05sistemini hala kullanıyor olmamızdan mı
- 18:07kaynaklanıyor? Yeni hiçbir şey
- 18:09üretemiyorsak gerçekten yeni değerler
- 18:11yaratabilmek için neyi ne kadar derinden
- 18:14yakmamız gerekiyor? Her şeyi yakmanız
- 18:16gerekiyor. Hem de külü bile kalmayacak
- 18:19kadar. O modern müzelerde sergilenen o
- 18:21çürük eserler eski efendilerin mezar
- 18:24taşlarını cilalamaktan öteye geçemez
- 18:26çünkü. Yeni kelimeler, yeni değerler
- 18:29yaratabilmek için aydınlanmanın o sahte,
- 18:33o rasyonel ışığını tamamen boğmalısınız.
- 18:36Dionysosçu kaosu, o kanlı, sınır
- 18:39tanımaz, trajik ama bir o kadar da
- 18:41coşkulu yaşamı göğüsleyip kucaklamanız
- 18:43şart. Atina'nın o mermer sütunlarını,
- 18:46kusursuz heykellerini, modern
- 18:48akademilerin o steril ve kibirli
- 18:50laboratuvarlarını zihnen ateşe
- 18:52vermelisiniz.
- 18:54Değişmez gerçeklik yalanlarının, nesnel
- 18:57bilim dogmalarının cayır cayır yandığı o
- 18:59devasa yıkım ateşini yakmadan tek bir
- 19:02yeni tohum bile yeşeremez. Zihnimizdeki
- 19:04tiranı tahtından indiren o yegane
- 19:06devrim.
- 19:07Ya, eee, bu devrimin gerçekleştiği o
- 19:10sıfır noktası modern dünyanın sunduğu
- 19:12her şeyden vazgeçmeyi gerektiriyor
- 19:14sanki.
- 19:15Geçenlerde eee klasik müzik dinlerken o
- 19:19kusursuz matematiksel notasyonların, o
- 19:21sınırları belli harmonik kurallarının da
- 19:23aslında platonik bir düzen arayışı
- 19:26olduğunu düşündüm.
- 19:27Mozart'ın veya Bach'ın o mükemmel
- 19:29senfonilerinde bile yaşamın o çiğ,
- 19:32uyumsuz Dionysosçu çığlığını bastırmak
- 19:34için uydurulmuş bir düzene tapınma hali
- 19:36var gibi geldi bana.
- 19:38Eğer müziği, sanatı veya düşünceyi o
- 19:40Atina mermerlerinden, o matematiksel
- 19:42kafeslerden kurtarırsak ortaya çıkacak
- 19:45olan şey bir gürültü mü olur, yoksa
- 19:47evrenin asıl vahşi melodisi mi? Sanırım
- 19:50bütün mesele bizim o çiğ gürültüye
- 19:52katlanacak cesaretimizin olup
- 19:53olmamasında düğümleniyor. O gürültü
- 19:55dediğiniz şey evrenin ta kendisidir.
- 19:59Sizin klasik müzik diye yücelttiğiniz o
- 20:01matematiksel armoni Dionysos'un o kanlı
- 20:05çığlığını boğmak için icat edilmiş bir
- 20:07susturucudur sadece.
- 20:09Kusursuzluğa taptığınız sürece o steril
- 20:12notaların ardına sığınarak yaşamın o
- 20:15yıkıcı, uyumsuz ve öngörülemez
- 20:17taşkınlığından kaçıyorsunuz.
- 20:20Atina'nın mermerlerini ateşe
- 20:21verdiğinizde duyacağınız o ilk ses
- 20:24elbette zihninize bir gürültü gibi
- 20:26gelecektir. Çünkü kulaklarınız binlerce
- 20:29yıldır o sahte düzene alıştı.
- 20:32Ama o kaosu kucakladığınızda o vahşi ve
- 20:35isimsiz çığlığın içinde kendi gerçek,
- 20:38bastırılmamış nabzınızı duyacaksınız.
- 20:41İşte o zaman o gürültü sizin en saf, en
- 20:45yıkıcı ve en yaratıcı şarkınıza
- 20:47dönüşecektir. Atina'nın mermerlerini
- 20:49zihnen ateşe vermek, yıkımın bu kadar
- 20:52yüceltilmesi ilk bakışta ürkütücü
- 20:54görünse de aslında içinde muazzam,
- 20:57engellenebilirliği imkansız bir yaratım
- 20:59enerjisi barındırıyor.
- 21:01Bu yıkım fikri hayatım boyunca eee antik
- 21:04kentlerin o darmadağın olmuş yıkıntıları
- 21:06arasında dolaşırken yıkılmış taşların
- 21:09arasından fışkıran o vahşi sarmaşıkları
- 21:11gördüğüm anlardaki o tuhaf neşeyi
- 21:13hatırlattı bana.
- 21:15Her büyük çöküş, o sahte yapıların her
- 21:18bir çatırtısı aslında toprağın altında
- 21:20uyuyan asıl yaşam için beklenen o
- 21:23şiddetli bahar fırtınasıymış meğer.
- 21:25Tarihin o boğucu amaç zincirlerinden,
- 21:28dilin sinsi tiranlığından ve bilimin
- 21:30soğuk dogmalarından kurtulan bir insanın
- 21:33tüm bu harabelerin ortasında belir
- 21:35mesini hayal etmek muazzam bir vizyon.
- 21:37Bütün bu putlar balyozla yıkıldıktan
- 21:40sonra kendi anlamını o dipsiz hiçliğin
- 21:42tam ortasında bizzat var eden bir üst
- 21:45insan olarak yeniden doğuş bizim nihai
- 21:47trajedimiz mi yoksa asıl zaferimiz
- 21:49olacak? O trajedi ile zaferin aynı
- 21:52potada eridiği, aynı ateşte yandığı o
- 21:55kutsal sıfır noktasıdır.
- 21:57Dışarıdan bir amaç beklemeyen,
- 22:00gökyüzünde kendisine senaryo yazacak bir
- 22:02tanrı aramayan, kendi trajedisini kendi
- 22:05kanıyla yazan o gerçek insan doğacaktır
- 22:09yıkıntıların arasından.
- 22:11Üst insan, o dipsiz kaosta kimseye hesap
- 22:14vermeden kendi müziğiyle dans eden o
- 22:17korkusuz yaratıcıdır.
- 22:19Yüzyıllardır sırtınızda taşıdığınız o
- 22:22çürük cesetlerden, yanlış mezarlara
- 22:24gömdüğünüz o gardiyanlardan ancak bu
- 22:27balyozlar beleriyle kurtulabilirsiniz.
- 22:30O mutlak hiçliği kucaklamak, aklın o
- 22:32dar, o hesapçı kafesinden çıkıp yaşamın
- 22:36taşkın nehrine çırılçıplak atlamak
- 22:38zorundasınız.
- 22:39Yıkımın ve yaratımın bu vahşi dansında
- 22:42kendi karanlığından ışık yontan o gerçek
- 22:45özgürlüğü tadacaksınız. Kendi
- 22:47karanlığından ışık yontmak,
- 22:50bu gerçekten de insanın evrenle olan o
- 22:53kopmuş bağını hiçbir filtre olmadan tüm
- 22:56çıplaklığıyla yeniden ve yeniden kurması
- 22:58demek bence. Sanırım yüzyıllardır kendi
- 23:01zihnimize ördüğümüz o güvenli ama boğucu
- 23:04ağlardan kurtulmanın tek yolu bu
- 23:07korkutucu ama bir o kadar da coşkulu
- 23:09sıçrayışı gerçekleştirmek. İnsanın kendi
- 23:12anlamını kendisinin yaratması, dışarıdan
- 23:14verilen her türlü şifreyi reddetmesi,
- 23:17varoluşunun devasa boşluğunu kendi
- 23:19dansıyla doldurabilme cesareti hakikaten
- 23:21tüylerimi ürpertiyor. Bugün masaya
- 23:24yatırdığımız metinler inandığımız tüm
- 23:26entelektüel temelleri dinamitlemekle
- 23:28kalmadı, bize o dinamitin fitilini
- 23:30ateşleme cesaretini de sundu bence. Eğer
- 23:33o sahte putlardan, o dilsel oyunlardan
- 23:35kurtulursak, [müzik] kendi müziğimizle
- 23:37dans edeceğimiz o boşluk bizi nihayet o
- 23:39çok aradığımız kendi hakikatimize
- 23:41kavuşturacak diyebilir miyiz? Evet.
- 23:44Ancak Atina'nın o mermer putları
- 23:47yıkıldığında, ancak o antik
- 23:49gardiyanların dili sustuğunda, kaosta
- 23:52kendi dansını yaratacak olan o gerçek
- 23:54insan doğabilecektir. Felsefenin
- 23:57pusulasıyla gerçeğin izini sürdük. Hoşça
- 23:59kalın.
About this transcript
This page contains the full transcript of Felsefi Eleştiri | Platon Felsefesi ve Aristoteles by Kutsal Kökler, generated from the public captions YouTube serves with the video. The transcript has 2,794 words across 577 segments, with the original timestamps preserved so you can click any line to jump to that moment in the embedded player.
What you can do with it
Use the transcript to take notes, quote the speaker, build a study guide, generate a summary with ChatGPT or Claude via the YouTube Summary tool, or export it as a timed subtitle file with YouTube to SRT. You can also re-open it in the transcriber to choose a caption track available on the video.
Free YouTube transcript tool
YouTube2Text is a free YouTube transcript generator — no signup, no daily limit. Paste any YouTube link and get the full transcript instantly, with timestamps, click-to-jump, caption language selection, AI prompts for ChatGPT, Claude, and Gemini, and exports to TXT, SRT, VTT, or Markdown.