YouTube2Text

Üç Devrimin Hikayesi | Prof. Dr. İbrahim KALIN — Transcript

by İslâm Düşünce Enstitüsü [İDE] · 5,895 words · 1,224 segments · language en · Watch on YouTube

Full transcript

  1. 0:00Bismillahirrahmanirrahim.
  2. 0:03Saygıdeğer hocalarım, değerli
  3. 0:06öğrenciler, hanımefendiler ve efendiler.
  4. 0:09Öncelikle Allah'ın selamı, rahmeti,
  5. 0:11bereketi üzerinize olsun. Cumanız
  6. 0:14mübarek olsun. Ben tarih okumalarımda
  7. 0:17hayret ederim. Yani hem cephede
  8. 0:19savaşırlar hem Memalik-i Osmaniye'nin
  9. 0:22tamamını idare ederler. Ama aynı zamanda
  10. 0:25musikişinastırlar.
  11. 0:26Aynı zamanda sanatın her alanında
  12. 0:29hönerleri var. Hattat
  13. 0:32tırlar aynı zamanda şairdirler. Sadece
  14. 0:35Türkçe şiir yazmazlar. Farsça şiir
  15. 0:38yazarlar.
  16. 0:39Arapça şiir yazanları var.
  17. 0:42Hep hayret ederdim.
  18. 0:45Ama şimdi Türkiye Cumhuriyeti devletinde
  19. 0:49dostu olmakla da müftehir olduğumuz
  20. 0:52İbrahim hocamız,
  21. 0:54Profesör Doktor İbrahim Kalın hocamız
  22. 0:56bize aslında bu örneğin devam
  23. 0:58edebileceğini gösteriyor. Devletin en
  24. 1:01zor görevlerini yürütürken yazmaya devam
  25. 1:04ediyor. Düşünmeye bizim için düşünce
  26. 1:07üretmeye devam ediyor. Sanat üretmeye
  27. 1:10devam ediyor. Ben de şahsen
  28. 1:13zaman gördüğümde haza min fadli rabbi
  29. 1:16diyorum. Kabul edip davetimizi bizi
  30. 1:19kırmadığı için üniversitemizin henüz
  31. 1:22açılış çalışmaları devam ederken bugün
  32. 1:25aramızda olduğu için kendisine en kalbi
  33. 1:27teşekkürlerimi arz ediyorum. Hoş
  34. 1:29geldiniz diyorum.
  35. 1:35Bugün İbrahim hocam sizi dinleyecek olan
  36. 1:38arkadaşlar bazıları 2 yıldır, 3 yıldır
  37. 1:41bazıları ise bir yıldır
  38. 1:44Ankara'da, İde'de
  39. 1:46bizimle beraber çalışan, beraber dersler
  40. 1:50yaptığımız ve adına Uluslararası
  41. 1:52Mütefekkir
  42. 1:54Grubu adını verdiğimiz 11 farklı ülkeden
  43. 1:58araştırmacıların olduğu, master doktora
  44. 2:00yapan ilim talibi ve ilim talibesi
  45. 2:03çoğunluğu tabii ki ilahiyat alanında
  46. 2:06çoğunluk hanımefendilere geçiyor.
  47. 2:09Tarihteki intikamı alıyorlar
  48. 2:10zannediyorum böyle bir grubumuz. Beraber
  49. 2:13çok güzel bir dönem dönemler geçirdik.
  50. 2:16Dersler yaptık. Geçen cuma günü
  51. 2:19sertifikalarını aldılar
  52. 2:22ama bu sene eee sertifikadan sonra bir
  53. 2:26yaz okuluyla onları ödüllendirdik.
  54. 2:29Onların talepleri üzerine önce 3 gün
  55. 2:32Bolu'da 4 günde üniversitemizde beraber
  56. 2:35olduk. 1inci sabah Ayasofya'da sabah
  57. 2:39namazından sonra bir dersimizi orada
  58. 2:41yaptık. Ondan sonra burada Beşir
  59. 2:43Ayvazoğlu, İsmail Kara, İskender Pala,
  60. 2:47Alpaslan Açıkgen Genç ve daha pek çok
  61. 2:50hocalarımızla tanışma imkanı buldular.
  62. 2:53Beraber burada yoğun bir ders yaptık.
  63. 2:55Biz tabii Ankara'da sorduk. Dedik ki
  64. 2:58İstanbul'daki bu çalışmada kimlerle
  65. 3:01olmak istiyorsunuz? Hepsinin ittifakla
  66. 3:04İbrahim Kalın hocayı dinlemek istiyoruz
  67. 3:07dediler. Ben sizi dinlemeye buyurun
  68. 3:10diyorum. Teşekkür ediyorum.
  69. 3:12>> Bismillahirrahmanirrahim. Öncelikle
  70. 3:14hocam bu nazik davetiniz için ben çok
  71. 3:16teşekkür ediyorum. Nazik sözleriniz için
  72. 3:19de teşekkürlerimi bildiriyorum.
  73. 3:21Uluslararası İslam Üniversitesi'nin bu
  74. 3:22yeni yolculuğunda daha ilk safahatında
  75. 3:25sizlerle birlikte olmaktan da büyük bir
  76. 3:26memnuniyet duyduğumu ifade etmek
  77. 3:28istiyorum. Mehmet Görmez hocamız eee
  78. 3:31hayatı boyunca, ilim hayatı boyunca,
  79. 3:33idarecilik hayatı boyunca hamdolsun her
  80. 3:36zaman üreten, her zaman ışığını etrafına
  81. 3:38yayan, aklının, ilminin, zekatını veren
  82. 3:41bir insan olarak bizim yolumuzu da
  83. 3:43aydınlattı. eee başkanlıktan sonra
  84. 3:45IDE'de yürüttüğü faaliyetleri bugün
  85. 3:47İslam Üniversitesi'e Uluslararası İslam
  86. 3:49Üniversitesi'ndeki yeni çalışmalarıyla
  87. 3:51devam ettiriyor olması da bizi çok mutlu
  88. 3:53ediyor. Eee davet ettiği zaman ben hiç
  89. 3:56tereddütsüzü seve seve tabii ki hocam
  90. 3:58dedim. Çünkü bu yeni ve kutlu yürüyüşte
  91. 4:01biz de eğer ilk adımlarında birlikte
  92. 4:03yürüyebilirsek kendimizi mutlu
  93. 4:05addederiz. Eee dedik. O yüzden ben çok
  94. 4:07teşekkür ediyorum tekrar İstanbul'umuzun
  95. 4:10bu muhteşem mevkiinde, semtinde Sultan
  96. 4:13Ahmet'in hemen yanı başında, meydanın,
  97. 4:16Ayasofya'nın hemen karşısında böyle bir
  98. 4:18mekanda bundan sonra inşallah yapılacak
  99. 4:21ilmi faaliyetlerin, fikri çalışmaların
  100. 4:23da hayırlara vesile olmasını diliyorum.
  101. 4:25Bu çalışmalar önemli çünkü 21. yüzyılda
  102. 4:29eee artık bugün geldiğimiz noktada ne
  103. 4:31yapıyoruz, nereye gidiyoruz sorusu
  104. 4:33sadece bir kavramsal, entelektüel soru
  105. 4:36değil. Varoluşsal bir soru. Her manada
  106. 4:38siyasi yönleriyle, bilimsel yönleriyle,
  107. 4:41toplumsal yönleriyle üzerinde kafa
  108. 4:42yormamız gereken eee bir mesele. Birkaç
  109. 4:46hususu sadece sizlerle paylaşmak
  110. 4:48istiyorum. Eee, öncelikle böyle bir
  111. 4:50çalışma IDE'de olsun bundan sonra burada
  112. 4:52Uluslararası İslam Üniversitesi'nde
  113. 4:53yürütülecek çalışmaları ben sadece
  114. 4:56sıradan bir akademik faaliyet olarak
  115. 4:58görmüyorum. Bunun bir akademik formatı
  116. 5:00tabii ki var. Bir üniversite bünyesinde
  117. 5:02burada yüksek lisans, doktora
  118. 5:04programları olacak, lisans öğrencileri
  119. 5:06olacak belli bir sayıda anladığım
  120. 5:08kadarıyla. Eee ama ben biliyorum ki eee
  121. 5:11Mehmet Görmez hocanın ve ekibinin eee
  122. 5:13riyasetinde burası artı bir ilahiyat
  123. 5:16fakültesi olmayacak. mevcutlara ilave
  124. 5:18edilen yeni bir ilahiyat fakültesi
  125. 5:20olmayacak. Bir tezi olan, yaklaşımı
  126. 5:22olan, perspektifi olan, söyleyecek sözü
  127. 5:25olan bir okul olacak. Bir yürüyüş
  128. 5:27olacak. Ekol olmak önemlidir. Tarihte
  129. 5:30büyük düşünce devrimlerini meydana
  130. 5:32getiren eee bütün hamleler hep bir
  131. 5:35ekolün ve ekol etrafında şekillenmiş
  132. 5:38alimlerin, düşünürlerin, yazarların
  133. 5:40katkılarıyla eee ortaya çıkmıştır. İslam
  134. 5:43düşüncesinin
  135. 5:459 ve 10. yüzyıldaki büyük hamlelerine
  136. 5:47baktığınız zaman bunlar formel manada
  137. 5:49eğitim kurumlarından ziyade mütefekkir
  138. 5:52insanların etrafında şekillenmiş
  139. 5:54halkalarda, şehirlerde, araştırma
  140. 5:57kurumlarında
  141. 5:59ortaya çıkmış, derinleşmiş, yayılmış ve
  142. 6:02bir nehir olup akmış eee akımlardır.
  143. 6:05Avrupa'ya baktığınızda da e aynı şeyi
  144. 6:08eee görürsünüz. eee, Orta Çağ'da olsun,
  145. 6:10aydınlanma döneminde olsun, onun alt
  146. 6:12kırılımları olan diyelim ki İskoç
  147. 6:14aydınlanmasında olsun yahut Rönesans
  148. 6:16hareketinde olsun bunların hepsi formel
  149. 6:19eğitim kurumlarından ziyade dışarıda
  150. 6:22halkalarda şekillenmiş fikirlerle ortaya
  151. 6:25çıkmış eee büyük yürüyüşlerdir. O yüzden
  152. 6:28ekol olmak önemlidir. eee yani bir fikir
  153. 6:30etrafında toplanmak, bir bakış açısını
  154. 6:33geliştirmek, derinleştirmek, bunu bütün
  155. 6:36boyutlarıyla ortaya koymak önemlidir.
  156. 6:39Ben size bugün eee mesela Farabi hangi
  157. 6:42üniversiteden mezun oldu ya da nerede
  158. 6:45ders verdi desem eee muhtemelen bunun
  159. 6:47cevabını veremezsiniz. Yani Farabi
  160. 6:49uzmanıysanız belki şurada okudu falan
  161. 6:51dersiniz ama genel olarak bunun cevabını
  162. 6:54veremezsiniz. Bu da çok normaldir. Çünkü
  163. 6:56Farab'i, İbn Sinai, İbn Rüşt'ü, Gazali,
  164. 6:59İbn Arabi'yi ve diğerlerini yetiştiren
  165. 7:01ilmi muhit ve ortam sadece bir kurumla,
  166. 7:03bir eğitim kurumuyla sınırlı değildi.
  167. 7:06Tam tersine bir ilmi iklim vardı, bir
  168. 7:08muhit vardı. O o muhitin içinde yetişmiş
  169. 7:11büyük mütefekkirler olarak, zihinler
  170. 7:13olarak eee bu büyük hamleleri
  171. 7:15yaptırabilmişlerdi.
  172. 7:16Bizim böyle halkalara, böyle eee
  173. 7:19iklimlere, muhitlere ihtiyacımız var.
  174. 7:21Bunun kurumsal çerçevesi okuldur, master
  175. 7:23doktora programıdır elbette ama onun
  176. 7:26içini dolduracak olan şey böyle bir
  177. 7:28perspektifle eee bakabilmektir. Bizim
  178. 7:31geleneksel eğitimde de ki Osmanlı'da
  179. 7:33yani medrese sisteminde de gördüğümüz
  180. 7:35şey en önemli dersler normal ders
  181. 7:37halkalarında değil ders-i harici
  182. 7:39dediğimiz dışarıdaki halkalarda
  183. 7:41yapılırdı. Bir hocanın dizinin dibinde
  184. 7:43ne yapılırdı? Bir metin okunurdu. bir
  185. 7:45hocanın dersine gidilirdi. Bir metin
  186. 7:47şerh edilirdi. Eee, oralarda yetişirdi.
  187. 7:50Eee, bunlar ekol olmak bu açıdan, eee,
  188. 7:53önemli. Bizim, eee, maalesef zaman
  189. 7:56karşılaştığımız bir sorun ekolayı kısa
  190. 7:58bir süre sonra hizipleşmeye çevirdiğimiz
  191. 8:00için ekoller yaşamıyor. Hizipleşmeler
  192. 8:02olunca da ayrışmalar giriyor. Akıldan
  193. 8:05ziyade nefsin cümleleri konuşmaya
  194. 8:07başlıyor. O zaman maalesef ekolleşme
  195. 8:10fırsatını kaçırıyoruz.
  196. 8:12dönüyor. Orada da işte yüksek ahlakın
  197. 8:14devreye girmesi gerekiyor. Çünkü tek
  198. 8:16başına akıl yetmiyor. Yanına erdemi
  199. 8:19koymamız lazım. Yanına ahlakı mutlaka
  200. 8:21eee koymamız lazım. Mesele sadece
  201. 8:23bilmekten ibaret olsaydı şeytanın
  202. 8:26hikayesi herhalde böyle anlatılmazdı.
  203. 8:28Şeytan da neyin ne olduğunu gayet iyi
  204. 8:30biliyordu. Kimin Rab, kimin kul, kimin
  205. 8:33Adem, kimin yaratılmış olduğunu iyi
  206. 8:35biliyordu. Ama tek başına bilgi
  207. 8:37yetmiyor. Hele ki bizim hep sürekli
  208. 8:39bilgi çağı diye anıldığımız bir çağda
  209. 8:43yaşadığımız çağın aslında bir bilgi çağı
  210. 8:45değil, bir enformasyon, bir malumat çağı
  211. 8:47olduğunu da yeniden eee hatırlamamız
  212. 8:50gerekiyor. Ben şimdi yaptığım iş gereği
  213. 8:52de yani bilgi dediğimiz istihbarat,
  214. 8:55istihbari bilgiyle de çok eee yakın
  215. 8:57çalışmak zorunda olduğum için meselenin
  216. 8:59sadece bilgi toplamaktan ibaret
  217. 9:01olmadığını yakinen de biliyorum.
  218. 9:04Dolayısıyla bir ekol perspektifle eee
  219. 9:07yola devam etmek son derece önemli.
  220. 9:09Bugün geldiğimiz noktayı anlamak için de
  221. 9:11çok kısaca eee son 3 asırda yaşadığımız
  222. 9:14üç devrimin hikayesini hatırlamakta
  223. 9:16fayda var diye düşünüyorum. Çok kısaca
  224. 9:18ifade edecek olursam
  225. 9:21Newton'la beraber eee Aristo Batlamius
  226. 9:24geleneğinin
  227. 9:26tevarüs ettirdiği 17. yüzyıla kadar
  228. 9:29getirdiği evren anlayışı 3 aşağı 5
  229. 9:31yukarı bir kozmolojik evren tasavvuru
  230. 9:34üzerine dayalıydı. Newton bunu mekanik
  231. 9:37hale getirdi. Hesap edilebilir, bilimsel
  232. 9:41araştırmalara konu edilebilir.
  233. 9:43Dolayısıyla öngörüde bulunulabilir,
  234. 9:45tahmin edilebilir, matematik kesinliğe
  235. 9:47sahip bir mükemmel evren, kusursuz evren
  236. 9:51tasavvuru inşa etti. Kendisinden sonra
  237. 9:54kullanılan meşhur bir metaforla ifade
  238. 9:56edecek olursak, evren mükemmel şekilde
  239. 9:58işleyen bir saat, tanrı da o saatin
  240. 10:00ustası olarak konumlandırıldı. Ve bu
  241. 10:03mekanik evren anlayışı aslında eee hem
  242. 10:07belki ispat-ı vacip delilleri açısından
  243. 10:10bu kadar mükemmel bir yapının mutlaka da
  244. 10:12bir banisi olmalıdır. Akıl yürütmesiyle
  245. 10:16eee teizmle de barışık eee bir teoloji
  246. 10:19ortaya koydu ki Newton'ın kendisi de
  247. 10:21inançlı bir eee insandı. Hatta son 40
  248. 10:25yılda yapılan araştırmalarda Newton'ın
  249. 10:27bırakını sadece inançlı birisini olmayı
  250. 10:30eee yani daha böyle sciences dediğimiz
  251. 10:33batıni ilimlerle de kimyanın yanında
  252. 10:36simya ile de ilgilendiğine dair çok
  253. 10:38güçlü deliller eee ortaya çıktı. Newton
  254. 10:41neden önemli? eee bilim devriminin
  255. 10:43kurucusu olarak eee bize bilimsel
  256. 10:46kurallara tabi öngörülebilir
  257. 10:48matematiksel kesinliğe haiz bir evren
  258. 10:51anlayışı sunmuş idi ve insanlık yaklaşık
  259. 10:542 asır boyunca bu evren tasavvurunu esas
  260. 10:56alarak sanayi devrimini gerçekleştirdi.
  261. 10:59Modern teknolojinin ilk temellerini
  262. 11:02attı. Bununla paralel olarak da
  263. 11:04aydınlanma düşüncesiyile birlikte eee
  264. 11:07akılcılığın her şeyin kesin, net önünün,
  265. 11:10sonunun görülebildiği, aklın ışığıyla
  266. 11:12hesaplanabildiği bir felsefi tasavvur e
  267. 11:15ortaya çıktı.
  268. 11:17Ta ki kuantum fiziği ortaya çıkana
  269. 11:19kadar.
  270. 11:20Kuantum fiziği ile birlikte katı ve
  271. 11:23mekanik olan her şey bir anda akışkan
  272. 11:26hale geldi.
  273. 11:27Evrenin zannedildiği gibi kesin
  274. 11:30matematiksel, fiziksel kurallara tabi
  275. 11:32olmadığı, görünmeyen atom altı dünyada
  276. 11:35bambaşka bir alemin bulunduğu ve bu
  277. 11:37dünyada atom altı kuantum dünyasında
  278. 11:40matematiksel kesinliklerin, fiziksel
  279. 11:42öngörülebilirliklerin değil
  280. 11:44belirsizliğin, öngörülemezliğin, kuantum
  281. 11:47sıçramalarının
  282. 11:48hakim olduğu bir evren ortaya eee çıktı.
  283. 11:52Einstein'ın, Nils Bor'un, Max Plank'ın
  284. 11:55ve diğer bilim insanlarının özellikle
  285. 11:5919. yüzyılın sonu 20. yüzyılın başında
  286. 12:01yani 1890'lardan
  287. 12:031920'lere kadarki o dönemde yaptığı çok
  288. 12:05yoğun çalışmalar neticesinde bir kuantum
  289. 12:08devrimi gerçekleşti. Yani 1inci devrim
  290. 12:11Newton devrimiydi. Evren mekanikleşmiş
  291. 12:13idi. İkinci devrim kuantum devrimi
  292. 12:16olarak ortaya çıktı. katı olan, fiziksel
  293. 12:19olan her şey akışkan hale geldi. Kuantum
  294. 12:22devrimi ile birlikte yepyeni bir dünya
  295. 12:24sunuldu bize. Protonların, nötronların,
  296. 12:27kuarkların olduğu bambaşka bir alem
  297. 12:30ortaya çıktı. maddenin içine altına
  298. 12:33kuantum dünyasına inerken bir yandan da
  299. 12:35Einstein'ın relativite teorisiyle sonsuz
  300. 12:38mesafelerin ve kütlelerin dünyanın
  301. 12:40fiziki yapısını nasıl dönüştürdüğüne
  302. 12:42dair yepyeni bir tasavvur ortaya çıktı
  303. 12:44ve relativite fikri kavramsal ya da
  304. 12:47felsefi olmanın ötesinde aynı zamanda
  305. 12:49bilimsel bir gerçeklik haline geldi ve
  306. 12:51giderek bilimin sıçramalarla Thomas
  307. 12:55Kon'un ifadesiyle paradigmatik
  308. 12:57devrimlerle ilerlediği normal ilerleme
  309. 13:00fikrinin düz düz eee lineer ilerleme
  310. 13:04fikrinin geçerli olmadığı kanaati hasıl
  311. 13:07oldu ve bu yavaş yavaş postmodernizmin
  312. 13:09aslında temel tezlerine bilimsel bir
  313. 13:12yapı taşı haline geldi. Tam biz Nevtonen
  314. 13:17fizik
  315. 13:18mekanik alemden kuantum fiziğine dayalı
  316. 13:22akışkan alem fikrine alışmışken 3üncü
  317. 13:25devrim kapımızı çaldı. Bu da dijital
  318. 13:27devrim ve bir anda mekanik olanın
  319. 13:29akışkana, akışkan olanın buharlaşıp
  320. 13:31havaya karıştığı bir alem tasavvuruyla
  321. 13:34karşı karşıya kaldık. Şu anda bizim
  322. 13:37dijital dünya ile ilişkimiz
  323. 13:40boyutlarını kimsenin tam olarak
  324. 13:42bilmediği, kimsenin tam olarak kontrol
  325. 13:44edemediği bir bulut üzerinden yürüyor.
  326. 13:47Telefonlarınıza baktığınız zaman,
  327. 13:49haberleştiğiniz zaman, internete girip
  328. 13:52bir konuyu araştırdığınız zaman, yapay
  329. 13:54zekaya bir şey sorduğunuz zaman orada
  330. 13:57olup biten artık yeni bir 3üncü ya da
  331. 13:594üncü varlık hali ortaya çıktı. Yani
  332. 14:03madde ve madde olmayanın ötesinde yeni
  333. 14:06bir varlık modalitesi eee ortaya çıktı.
  334. 14:09Ve şu anda bu dijital devrimin bizi
  335. 14:11nereye götüreceğini henüz hiçbirimiz
  336. 14:13bilmiyoruz. Buharlaşan şeyin yarın ne
  337. 14:16olacağını, yağmur olup üzerimize mi
  338. 14:18yağacak,
  339. 14:20bir asit yağmuru mu olacak, bir
  340. 14:22radyasyon yağmuru mu olacak? Ne
  341. 14:24olacağını şu anda kimsenin tam olarak
  342. 14:26kestiremediği bir eee bir dünyanın
  343. 14:29içerisinde hızla ilerliyoruz. Buna
  344. 14:32eklenen yapay zeka birlikte artık varlık
  345. 14:35tasavvurumuz fizik ve fizik ötesinin,
  346. 14:37madde ve madde olmayanın ötesinde tabiri
  347. 14:40caizse maddenin dördüncü hali yani katı,
  348. 14:42sıvı ve eee hava ya da buhar halinin
  349. 14:45ötesinde yeni bir eee halin ortaya
  350. 14:48çıktığı ne madde ne de madde ötesi
  351. 14:51olarak tanımlayabildiğimiz
  352. 14:53bir durumla karşı karşıyayız şu anda.
  353. 14:55Bunun bizim varlık ve evren
  354. 14:57tasavvurumuza çok derin bir etkisi
  355. 15:00olduğunu söylersem
  356. 15:02abartmış olmam diye eee düşünüyorum. Ama
  357. 15:05bunun sonuçlarıyla henüz daha tam
  358. 15:06yüzleşmiş, bunu tam olarak ortaya
  359. 15:08koyabilmiş eee değiliz. Her bir devrim,
  360. 15:12Newton devrimi, Newevtonyen devrim,
  361. 15:14kuantum devrimi ve dijital devrimle
  362. 15:16birlikte bizim tabii varlık
  363. 15:18tasavvurumuz, evren anlayışımız, insan
  364. 15:20anlayışımız, akıl, birey, hafıza,
  365. 15:22toplum, devlet, siyaset kavramlarımız
  366. 15:25her defasında kökten bir eee dönüşüme
  367. 15:27tabi oldu. Eee bugün akıl dediğimiz
  368. 15:30zaman, bilgi dediğimiz zaman hangi
  369. 15:32ontolojik zeminde bunu tanımladığımız
  370. 15:34meselesini tavzi etmeden kavramlar
  371. 15:37üzerinde dahi uzlaşmamız mümkün değil.
  372. 15:39Şimdi yapay zekadan bahsediyoruz. Nedir
  373. 15:42yapay zeka dediğinizde insanın ortaya
  374. 15:44koyduğu bilgiyi taklit eden, alıp
  375. 15:46yeniden bize sunan bir şey mi yoksa
  376. 15:49generative AI dedikleri eee üretici,
  377. 15:52yaratıcı, yapıcı, yapay zeka ile kendi
  378. 15:54kendine yeni tezler ortaya koyan yahut
  379. 15:57cümleler kuran bir yapıdan mı
  380. 15:59bahsediyoruz? Acaba insana ihtiyaç
  381. 16:02ortadan kalkıyor mu sorusunun giderek
  382. 16:04daha fazla sorulduğu bir dünyada
  383. 16:07yaşıyoruz. bu haliyle devam ederse çok
  384. 16:09yakında
  385. 16:11insanın yanına değil yerine gelen
  386. 16:14hüinoid gibi, cyborg gibi yapıları
  387. 16:17etrafımızda, her yerde görmeye
  388. 16:20başlayacağız.
  389. 16:21Eee ik sene önce bu konularda yazan
  390. 16:23Amerikalı önemli bir araştırmacı eee bir
  391. 16:26tez attı ortaya. aslında dedi. Modern
  392. 16:29teknoloji ve yapay zeka insanın geçmişte
  393. 16:32hayvanları ehlileştirmesi gibi onun
  394. 16:34yaşamına katkı sağlayan, hizmet eden bir
  395. 16:37ara kategori olabilir. Yani nasıl vahşi
  396. 16:40hayvanları insanlık ehlileştirdi ve
  397. 16:42onları hayatının bir parçası yaptı. İşte
  398. 16:44tarlasını sürerken işte eee inekten
  399. 16:47yahut eşekten faydalandı. Seyahat için
  400. 16:50attan deveden faydalandı. Korumak için,
  401. 16:53sürüyü korumak için köpekten faydalandı
  402. 16:55vesaire. bunları nasıl eee
  403. 16:58ehlileştirerek hayatının bir parçası
  404. 17:00yaptıysa aslında modern teknolojileri de
  405. 17:02böyle kullanabilir. Fakat bu tezin temel
  406. 17:05eee eksikliği yahut zaafı yeni
  407. 17:08teknolojilerin kendilerini böyle
  408. 17:10ehlileştirmeye
  409. 17:12izin vermemeleri. Bu teknoloji, yeni
  410. 17:15imkanlar kendi ontolojisiyle, kendi
  411. 17:17kimlik iddiasıyla gelip hayatlarımızı
  412. 17:19kuşatmaya başladı. Dolayısıyla bu sınırı
  413. 17:21nerede nasıl çizeceğimiz konusunda hiç
  414. 17:24kimsenin elinde net bir yol haritası
  415. 17:26yok. Bunu bir gene metaforla ifade
  416. 17:29edecek olursak bu üç devrimin
  417. 17:31dönüşümünü, hızlı dönüşümünü müziğin ilk
  418. 17:34kayda alındığı anlarda taş plaklar
  419. 17:37vardı. İlk defa fonatik sesler bir
  420. 17:41cihaza kaydedilmeye başladı. Monolog bir
  421. 17:44teknoloji üzerinden taş plağ yerini daha
  422. 17:48sonra vinil plakları aldı. Yani plastik
  423. 17:50plaklar aldı. Çünkü daha geniş bir kayıt
  424. 17:53alanı sağlıyordu. Teknolojinin
  425. 17:55gelişmesiyle bu büyük kasetlere döndü.
  426. 17:58Artık bir bantın üzerine kaydedilmeye
  427. 18:00başladı sesler. O büyük kasetlerin
  428. 18:02yerini küçük kasetler aldı. Küçük
  429. 18:05kasetlerin yerini CD'ler aldı. CD'nin
  430. 18:07yerini USB aldı. Şimdi USB uçtu. bir
  431. 18:10bulutun içinde nerede ne olduğunu
  432. 18:12bilmediğimiz hepimizin bir platforma
  433. 18:15bağlanarak
  434. 18:16ilişki kurabildiği bir dünyaya biz hızlı
  435. 18:19bir şekilde evrildik. Dolayısıyla
  436. 18:22bağlantısallık dediğimiz şey modern
  437. 18:25ontolojinin en temel unsurlarından biri
  438. 18:27haline geldi. Bağlantıyı kestiğiniz an
  439. 18:29adeta yoksunuz. internet bağlantısı,
  440. 18:32çevrim içi, şu sayfaya gitmek, şuradan
  441. 18:35haberleşmek, bunların olmadığı bir yerde
  442. 18:38sizin varlığınızı ispatınız dahi meşkuk
  443. 18:41ve zorlanır eee hale eee geldi. Şimdi
  444. 18:46burada eee bunların eee bizim varlık
  445. 18:49anlayışımıza, bilgi anlayışımıza
  446. 18:50etkileri üzerinde eee kafa yormamız
  447. 18:53gerekiyor. Fakat ben çok kısaca hızlıca
  448. 18:56dijital devrimin bugün bizi getirdiği
  449. 18:58noktayile ilgili bir iki gözlemi sadece
  450. 19:00paylaşmak istiyorum. Eee, klasik
  451. 19:02ontolojinin en temel varsayımlarından
  452. 19:05bir tanesi hakikatin bizim dışımızda
  453. 19:07müstakil bir gerçekliğinin olduğu
  454. 19:09teziydi. Çok basit, sade gibi görünen,
  455. 19:11sıkça duyduğumuz hatta belki bize klişe
  456. 19:14gibi gelen bu tezin temel
  457. 19:17noktası bizim dışımızda bir hakikatin
  458. 19:20olduğu ve insan aklının bunu
  459. 19:21keşfedebilecek kabiliyette olduğu tezine
  460. 19:24dayanıyor. E, bugün bu ontoloji tamamen
  461. 19:26altüst olmuş durumda. Bizim dışımızda
  462. 19:29bir hakikatin olup olmadığından bağımsız
  463. 19:31olarak gerçeklik dediğimiz şeyi dijital
  464. 19:34olarak, plastik olarak, elastik olarak,
  465. 19:37yapay yöntemlerle kendi kendimize inşa
  466. 19:40edebileceğimiz, evirip
  467. 19:41çevirebileceğimiz, bir hamur gibi
  468. 19:43yoğurabileceğimiz
  469. 19:44bir varlık yahut var olma iddiasıyla
  470. 19:48ortaya çıkmış durumdayız.
  471. 19:50Yani gerçekliği istediğimiz gibi evirip
  472. 19:52çevirebiliriz. Bu insana inanılmaz bir
  473. 19:55tasarruf ve özgürlük hakkı veriyor.
  474. 19:57Şüphesiz insanın tabiat yahut evren
  475. 20:00karşısında pasif, aciz, etkisiz,
  476. 20:05kavrayamayan, anlayamayan, etkileşime
  477. 20:07geçemeyen bir özne olmak yerine yahut
  478. 20:10bir obje olmak yerine varlıkla ilişki
  479. 20:13kurabilen, onu şekillendirebilen,
  480. 20:15onun hakkında iddialarda bulunabilen bir
  481. 20:19özneye dönüşmesi çok özgürleştirici bir
  482. 20:22süreç olarak eee görülebilir. Bunun
  483. 20:25böyle olup olmadığını etraflı bir
  484. 20:27şekilde sorgulamamız gerekiyor. Ama
  485. 20:28geldiğimiz noktada gerçek şu ki modern
  486. 20:31insan özellikle dijital devrimden sonra
  487. 20:33varlık üzerinde mutlak tasarruf hakkına
  488. 20:35sahip olduğuna inanıyor. Tam da burada
  489. 20:3821. yüzyıl insanlığının temel
  490. 20:39çıkmazlarından biriyle karşı karşıyayız.
  491. 20:42Modern insan evren üzerinde, varlık
  492. 20:45üzerinde her tür tasarruf hakkını talep
  493. 20:47ederken hiçbir konuda sorumluluk almak
  494. 20:49istemiyor.
  495. 20:52Sonsuz tasarruf hakkı sıfır sorumlulukla
  496. 20:55hareket etmek isteyen bir tekno
  497. 20:57medeniyetin içinde yaşıyoruz. O yüzden
  498. 21:00de çağımız mesuliyet çağı değil, haklar
  499. 21:04çağı olarak tanımlanıyor. Yani benim
  500. 21:07haklarım benim sorumluluklarımdan önce
  501. 21:09gelir.
  502. 21:11Bu evren üzerinde tasarrufta bulunmak
  503. 21:13benim hakkımdır. Şuraya erişmek benim
  504. 21:15hakkımdır diyoruz. Tabiatı kendi
  505. 21:19çıkarlarımız için kullanmak bizim
  506. 21:20hakkımızdır diyoruz. Ama evrene,
  507. 21:23tabiata, diğer insanlara,
  508. 21:26diğer varlıklara ve bütün bunların
  509. 21:28üzerinde de tüm varlığı var eden
  510. 21:30hakikate, mutlak ilkeye, Cenabı Hak'a
  511. 21:32karşı sorumluluğumuz nedir? sorusunu
  512. 21:35sormak istemiyoruz. Dolayısıyla mutlak
  513. 21:38tasarrufa karşı sıfır sorumluluk ile
  514. 21:41hareket etmek isteyen bir tekno
  515. 21:43medeniyet ile karşı karşıyayız. Halbuki
  516. 21:46eee mesuliyet olmadan hak talebinde
  517. 21:49bulunamazsınız. tasarruf hakkında
  518. 21:51bulunduğunuz her şey hakkında da bir
  519. 21:53sorumluluğunuzun mutlaka e olması
  520. 21:56gerekir. Sorumluluk ile mesuliyet
  521. 21:58arasındaki eee tasarruf arasındaki
  522. 22:00dengeyi bizim eee yeniden eee kurmamız
  523. 22:03gerekiyor. Burada eee aynı çerçevede
  524. 22:07belki Kant'ın ödev ahlakı dediği kavramı
  525. 22:09belki yeniden hatırlamamız gerekiyor.
  526. 22:11Yani bir şeyi zatında iyi, doğru ve
  527. 22:13güzel olduğu için yapmak.
  528. 22:15bir araçsallaştırma sürecinden
  529. 22:17geçirmeden, onu bir şeye payanda
  530. 22:20yapmadan acaba
  531. 22:22bir işi, bir eylemi eee kendi zatında
  532. 22:26iyi, doğru ve güzel olduğu için
  533. 22:27yapabilir miyiz? Bunun anlamı nedir?
  534. 22:30Bizdeki karşılığı nedir? sorusunu da
  535. 22:32yeniden sormamız gerekiyor. Çünkü
  536. 22:34çağımızın gene en temel sorunlarından
  537. 22:36bir tanesi araçsallaştırma sorunu.
  538. 22:39Ahlakı, erdemi, insanı, aileyi, bireyi,
  539. 22:42aklı, her şeyi araçsallaştırarak
  540. 22:44ilerliyoruz. Modern kapitalizm açısından
  541. 22:47bunun bir mantığı var. Eee, çünkü
  542. 22:50kapitale erişim,
  543. 22:52eee, piyasa şartlarında işlem yapabilmek
  544. 22:54için her şeyin araçsallaştırılması
  545. 22:57gerekiyor. Kapitalizmin, eee, sizin kim
  546. 23:00olduğunuza dair bir fikri olmayabilir.
  547. 23:03Böyle bir iddiası da olmayabilir. Siz
  548. 23:05bir müşteri olduktan sonra, bir tüketici
  549. 23:08olduktan sonra artık dijital
  550. 23:09kapitalizmle beraber bir kullanıcı
  551. 23:11olarak kodlandıktan sonra sizin eee
  552. 23:14kadın erkek olmanız, zengin fakir
  553. 23:16olmanız, inançlı inançsız olmanız bir
  554. 23:20anlam ifade etmiyor. Kapitalizm
  555. 23:22açısından algoritmanın parçası haline
  556. 23:24gelen bir eee özne iseniz yahut bir süje
  557. 23:28iseniz bu kapitalizm açısından zaten bir
  558. 23:31zafer demektir. Dolayısıyla burada eee
  559. 23:35tüm bunları tekrar problematize
  560. 23:38edebilmek için, sorunsal haline
  561. 23:40getirebilmek için bu işin biraz
  562. 23:42ontolojisine, biraz epistemolojisine
  563. 23:44tekrar tekrar dönmemiz eee gerekiyor. Bu
  564. 23:47yüzden de hani varlık meselesine eee
  565. 23:51tekrar tekrar eee geri dönmemiz, bu
  566. 23:54meseleyi ontolojik bir zaviyeden ele
  567. 23:57almamız gerekiyor. Burada buna belki çok
  568. 24:00uzun girmeye vaktimiz yok. E ama sadece
  569. 24:02varlık meselesinin en temel sorusunun da
  570. 24:05neden yokluk yokta varlık var sorusu
  571. 24:07olduğunu hatırlamamızda fayda var. Biz
  572. 24:10varlıkla ilgili iki temel soru sorarız.
  573. 24:13Birincisi bir şey var mıdır? Var
  574. 24:15olduğunu ispat ettikten sonra da ikinci
  575. 24:17temel soruyu sorarız. Onun ne olduğu
  576. 24:20yani ilk sorunun cevabı vücut, ikinci
  577. 24:22sorunun cevabı da mahiyet dediğimiz
  578. 24:25İslam felsefesindeki teknik kavramlarla
  579. 24:27ifade edecek olursak iki tane temel
  580. 24:29sorudur. Ama bunlardan daha önde olan,
  581. 24:31daha temelde olan soru ise neden yokluk
  582. 24:35yokta varlık var? Varlık dediğimiz şey
  583. 24:37ilk planda neden başladı?
  584. 24:40Teistik gelenek açısından baktığınız
  585. 24:42zaman, eee, özellikle İbrahimi gelenek
  586. 24:45açısından baktığınız zaman bu sorunun
  587. 24:47devamında gelmesi gereken temel soruda
  588. 24:50varlığı Cenabı Hak yarattığına göre,
  589. 24:52varlık bir yaratıcı tarafından
  590. 24:54yaratıldığına göre yaratıcı varlığı ilk
  591. 24:58planda neden yaratma ihtiyacı duydu?
  592. 25:01Yani bir anlamda Cenabı Hak neden
  593. 25:05yarattı?
  594. 25:07Şimdi bu soruyu sadece bir soru olarak
  595. 25:09koyup eee devam edeceğim. Bunu uzun uzun
  596. 25:12konuşabiliriz. Ayrı bir bahiste, ayrı
  597. 25:14bir derste, ayrı bir eee oturumda. Ya
  598. 25:17buna verilecek cevaplar da tabii ki
  599. 25:19varlık hikayesinin, yaratılış
  600. 25:20hikayesinin anlamını eee ortaya koyması
  601. 25:23açısından çok önem eee arz ediyor. Bir
  602. 25:27diğer önemli eee konu bu varlık alemi
  603. 25:30içerisinde bir defa bu dünyaya geldikten
  604. 25:32sonra varlığın kendini nasıl tezahür
  605. 25:35ettirdiği konusu üzerinde yeniden eee
  606. 25:38bir kapsamlı tefekküre ihtiyacımızın
  607. 25:41olduğunu eee düşünüyorum.
  608. 25:44varlık kendini sonsuz modaliteler
  609. 25:47üzerinden tezahür ettirir.
  610. 25:49Molasadra eee buna eee
  611. 25:54eee çok zengin bir terminoloji e üretir.
  612. 25:58Varlığın ortaya çıkış halleri eee
  613. 26:01üzerine mesela sereyanılül vücut
  614. 26:04kavramını kullanır. Varlığın yayılması.
  615. 26:07İbn Arabi'den devraldığı eee nefes-i
  616. 26:11Rahmani kavramını kullanır. Rahman'ın
  617. 26:14nefesinin alıp vermesi gibi dinamik bir
  618. 26:17evren anlayışı, bir varlık anlayışı. Her
  619. 26:19an varlık ile yokluk, vücup ile imkan
  620. 26:22arasında gidip gelen bir varlık
  621. 26:24tasavvurundan eee bahseder.
  622. 26:27Varlığın bu farklı modaliteleri, farklı
  623. 26:29eee oluş bozuluş halleri bize çok
  624. 26:32dinamik eee
  625. 26:35paradoksal gibi görünen,
  626. 26:38birbirini takip eden
  627. 26:40bir akış diyalektiği sunar.
  628. 26:43Varlık her an tecelli eder. Hiçbir
  629. 26:46tecelli anı diğeriyle aynı değildir.
  630. 26:50Buradan çok dinamik bir evren anlayışı
  631. 26:51çıkar. Yani aslında Newton'ın mekanik
  632. 26:55evren anlayışından da kuantum fiziğinden
  633. 26:59de hatta hatta dijital devrimden sonra
  634. 27:02ortaya çıkan varlık tasavvurundan da
  635. 27:04ötede son derece dinamik, her an
  636. 27:07yenilenen, her an yayılan, her an kabzu
  637. 27:10bast
  638. 27:12kevnü fesat arasında gidip gelen bir
  639. 27:14varlık tasavvuru ortaya koyar.
  640. 27:19Eee, özellikle Mola Sadra'nın
  641. 27:20ontolojisi,
  642. 27:22asaletül vücut ve hareket-i cevheriye
  643. 27:24kavramları
  644. 27:26varlığın bu dinamik akışını kavramsal
  645. 27:29olarak temellendirmeyi hedefler.
  646. 27:32Bu noktada Sadra'yı bu gözle okumanızı
  647. 27:34tavsiye ederim.
  648. 27:36E çünkü Molla Sadra Farabi ile başlayıp
  649. 27:39İbn Sina ile devam eden, İbn Arabi ile
  650. 27:41daha da zenginleşen eee
  651. 27:45vücut dilini ontoloji terminolojisini
  652. 27:47İslam düşünce geleneğinde zirveye
  653. 27:49taşımış isimlerden eee birisidir.
  654. 27:52Ve bu varlığın bu farklı tezahür halleri
  655. 27:56eee
  656. 27:58bizim aynı zamanda
  657. 28:01hayatın, varlığın akış diyalektiği
  658. 28:03içerisinde kendimizi nasıl
  659. 28:05konumlandırmamızla ilgili de bize önemli
  660. 28:08şeyler söyler. Bunu kendi hayatımızda da
  661. 28:10her gün yaşarız, hissederiz. Yani bizim
  662. 28:13hayatımızda bir anlamda kabzu bast,
  663. 28:16daralma ve genişleme, kevnü fesat, oluş,
  664. 28:19bozuluş arasında gidip gelir. Bunun
  665. 28:22farklı modaliteleri de vardır. önce
  666. 28:25sonra gibi oluş bozuluş gibi, yaşam,
  667. 28:29ölüm gibi, iniş, çıkış gibi, açılma,
  668. 28:34kapanma gibi, karanlık, aydınlık gibi
  669. 28:38bize paradoksal görünen,
  670. 28:40düist görünen
  671. 28:43bir tezahür şekliyle eee ortaya çıkar.
  672. 28:47Buna ben akış diyalektiği diyorum. Bir
  673. 28:50anlamda varlığın akış diyalektiğidir bu.
  674. 28:52birbirini sürekli takip eden bir dinamik
  675. 28:56akış halidir. Bu burada paradoks gibi
  676. 29:00görünen şey varlığın hep kendini önce
  677. 29:03var edip sonra yatsıyacak, naksedecek
  678. 29:05şekilde ortaya çıkmasıdır.
  679. 29:08Kevnü fesat, dört mevsim, karanlık,
  680. 29:10aydınlık hep varlık ortaya çıktığı an
  681. 29:13kendisinin zıddını, kendi antitezini de
  682. 29:16ortaya koyduğunu, onu bir potansiyel
  683. 29:18olarak hep öne sürdüğünü de gösterir.
  684. 29:21Dolayısıyla varlık statik değil. Hep
  685. 29:23dinamiktir. Hiçbir hal sonsuz değildir.
  686. 29:27Rilke'nin dediği gibi bırak her şeyi
  687. 29:30yaşa. Korkuyu da güzelliği de. Bil ki
  688. 29:33hiçbir an sonsuz değildir.
  689. 29:36Rilke'nin bir şiirinde de geçer bu. Eee
  690. 29:38bu arada Rilke'nin İslam düşüncesiyle
  691. 29:41olan eee özellikle İslam'ın melekleriyle
  692. 29:44olan eee ilişkisine de bir cümle burada
  693. 29:46atıf yapmak isterim.
  694. 29:48eee, Rilke'nin en ünlü şiiri
  695. 29:50biliyorsunuz Düino anıtlarıdır. Eee,
  696. 29:53İtalya'da Düino eee, adlı bir kasabada
  697. 29:58bir gün kendisine gelen büyük bir ilham
  698. 30:00ile yazmaya başladığı, eee, ve yaklaşık
  699. 30:0310 yılda tamamladığı büyük şah eseridir.
  700. 30:06Düğün ağıtları ve düğün ağıtları
  701. 30:10meleklerle bir sohbettir.
  702. 30:14eee, yıllar sonra Rilke'nin bir
  703. 30:18mütercimi kendisiyle yazışırken, eee,
  704. 30:21buradaki melekleri nasıl çevirelim, şu
  705. 30:24kelimeyi nasıl karşılayalım? Dediğinde
  706. 30:26Rilke bir mektubunda, "Benim meleklerimi
  707. 30:29sakın ha Hristiyanlığın melekleriyle
  708. 30:30karıştırmayın. Benim meleklerim İslam'ın
  709. 30:32melekleridir diye yazar mütercimine
  710. 30:35mesela bu konu hala araştırılmadı.
  711. 30:38Eee, bir müddettir genç arkadaşlarıma
  712. 30:40söylüyorum. eee Alman dil edebiyatı
  713. 30:43çalışan yahut işte mukayeseyle teoloji
  714. 30:45çalışan arkadaşlara lütfen Rilke üzerine
  715. 30:48birkaç çalışma yapalım, yaptıralım. Eee
  716. 30:51hocam bu vesileyle Rilke'nin İslam'la
  717. 30:53ilişkisi üzerine parantezi kapatıyorum.
  718. 30:56Eee bu akış diyalektiği içerisinde yani
  719. 30:59bu geliş gidiş eee içerisinde paradoks
  720. 31:02gibi görünen durumlarla karşı karşıya
  721. 31:04kalırız.
  722. 31:06İslam düşüncesinde ikilik vardır ama
  723. 31:08ikicilik yoktur. Düalite vardır ama
  724. 31:11düizme izin verilmemiştir.
  725. 31:14Ne demek bu? Eee, aydınlık, karanlık,
  726. 31:17doğru, yanlış, hayır, şer, kevnü, fesat
  727. 31:21vardır. Ama buradan bir düalizm
  728. 31:24çıkmamıştır. Çünkü düizm iki unsur
  729. 31:28arasındaki ontolojik farkı ortadan
  730. 31:31kaldırır ve onları eşitler. Yani iyiyile
  731. 31:33kötünün, aydınlık ile karanlığın eşit
  732. 31:35ontolojik değere ve güce sahip olduğunu
  733. 31:38varsayar.
  734. 31:39Mesela Zerdüşlükte gördüğümüz dualizm ve
  735. 31:42benzeri dualist geleneklerde ahura,
  736. 31:45Mazda iyi kötü eşit ontolojik güce
  737. 31:48sahiptir. Halbuki İslam düşünce
  738. 31:50geleneğinde bunu aşan bir yüksek
  739. 31:52metafizik değer vardır. Aydınlık ve
  740. 31:55karanlık vardır. Ama eşyanın özü
  741. 31:57aydınlıktır.
  742. 31:58Işığın olmadığı yerde ortaya çıkan arizi
  743. 32:02duruma karanlık denir. Yoksa karanlık
  744. 32:05diye müstakil bir gerçeklik yoktur.
  745. 32:08iyiyile kötü karşılaştırıldığında
  746. 32:10eşyanın özü iyidir. Eşyanın aslı
  747. 32:14ibahadır fıkıhtaki tabiriyle eee iyinin
  748. 32:17olmadığı yerde arizi olarak ortaya çıkan
  749. 32:20duruma kötülük denir.
  750. 32:22Dolayısıyla İslam düşünce geleneği
  751. 32:24ikilikleri aşarak bunu tevhide,
  752. 32:27birliğe ulaştırmayı hedefler. Ama
  753. 32:29ikilik, ikilikler ve çokluklar kabul
  754. 32:32edilmiştir. Bunlar reddedilmez.
  755. 32:36Bu akış diyalektiği de bize bu ikiliğin,
  756. 32:38bu akışın diyalektik bir şekilde e
  757. 32:41ilerlediğini söyler. Bazı durumlarda
  758. 32:44bunlar paradoks gibi görünebilir. Yani
  759. 32:46birbiriyle çelişen, birbirini nakseden
  760. 32:49eee tezler gibi görülebilir.
  761. 32:52Eee
  762. 32:54halbuki bunlar paradoks değildir.
  763. 32:57Paradoks da zannettiğimiz gibi
  764. 32:59birbiriyle çelişme hali değildir.
  765. 33:02Paradoks kelimesi Yunancada para ve
  766. 33:05doksa kelimelerinden türetilmiştir. Para
  767. 33:07ötesi demektir. İlerisi ötesi.
  768. 33:11Yoksa kelimesi ise Yunancada dikeyin
  769. 33:15fiilinden gelir.
  770. 33:17Bir şeyi olduğu gibi, göründüğü gibi
  771. 33:19düşünmek demektir.
  772. 33:22Öyleymiş gibi düşünmek demektir.
  773. 33:24Dolayısıyla doksa zan, şüphe bir şeyin
  774. 33:29göründüğü gibi imiş haline denir.
  775. 33:33Eflatun doksaya karşı epistemeyi önerir.
  776. 33:37Doksa zandır. Episteme bilgidir.
  777. 33:40filozofun amacı 90'ı aşıp epistemeye
  778. 33:44ulaşmaktır der. Epistemenin kaynağı da
  779. 33:47bu dünya değil idealar dünyasıdır.
  780. 33:50Dolayısıyla filozofun bakması gereken
  781. 33:52yer 90'ın ötesinde, bu dünyanın ötesinde
  782. 33:55epistemeye, yakin bilgiye, kesin bilgiye
  783. 33:57ulaşmaktır." der. Paradoksa,
  784. 34:01eee, zannın ötesinde şüpheli imiş gibi
  785. 34:04görünen, çelişkili imiş gibi görünenin
  786. 34:06ötesine geçmek demektir aslında. Doksa
  787. 34:10kelimesi ortodoksi kelimesindeki
  788. 34:12doksayla aynıdır. İnanç demektir. Aynı
  789. 34:14zamanda bir şeye inanma halimizi de
  790. 34:17ifade eder. Heterodoksideki doksa da
  791. 34:19aynı kökten gelir.
  792. 34:22Bundan dolayı paradoks aslında eee
  793. 34:24çelişkili olma hali değil. çelişkili
  794. 34:28gibi görünen şeyleri aşmak için bize
  795. 34:30anlatılan
  796. 34:33mesellerdir, mecazlardır.
  797. 34:36Mesela az çoktur.
  798. 34:39Bir paradoks gibi görünüyor, değil mi?
  799. 34:42Ne kadar azsa o kadar çoktur. Ya az olan
  800. 34:45nasıl çok olur? azaltırsan,
  801. 34:47sadeleştirirsen aslında derinleşirsin
  802. 34:50demek istiyor. Bu paradoksal gibi
  803. 34:52görünen ifade. Yüklerinden kurtulursan
  804. 34:55özgürleşirsin.
  805. 34:57En büyük özgürlük teslimiyettir.
  806. 35:00Çok paradoksal görünüyor, değil mi? Yani
  807. 35:02nasıl oluyor? teslim olunca nasıl
  808. 35:03özgürleşiyoruz dediğinizde yüksek bir
  809. 35:06ilkeye, değere, erdeme teslim
  810. 35:08olduğunuzda nefsinizin esaretinden
  811. 35:11kurtulursunuz anlamında hem bir mecazdır
  812. 35:14hem de bir paradoksal gibi görünen
  813. 35:17şeyleri aşmaya dönük bir durumu ifade
  814. 35:20eder. Bu paradoksların en meşhur örneği
  815. 35:23de biliyorsunuz yalancı paradoksudur.
  816. 35:27Bir yalancı gelip size yalan söylüyorum
  817. 35:30dediğinde
  818. 35:34yalan mı söylemiş oluyor? Doğruyu mu
  819. 35:35söylemiş oluyor?
  820. 35:38Eğer yalancı yalan söylüyorsa söylediği
  821. 35:40doğru demektir. Yani gerçekten yalan
  822. 35:43söylüyorsa ona artık yalancı diyemeyiz.
  823. 35:46Eğer yalan söylemiyorsa zaten doğruyu
  824. 35:49söylediği için gene yalancı diyemeyiz.
  825. 35:51Yalancı paradoksunda olduğu gibi
  826. 35:53Epimenes diye bir eee milletli meşhur
  827. 35:56bir filozof var. Kadim Yunan filozofu.
  828. 35:58Onun da meşhur paradokslarından
  829. 35:59birisidir. Eee, pardon Giritli bir
  830. 36:02filozof. Bütün Giritliler yalancıdır
  831. 36:05paradoksu vardır Epimenes'in.
  832. 36:08Eğer bütün Giritliler gerçekten
  833. 36:10yalancıysa,
  834. 36:11eee, o zaman Epimenes'in de yalancı
  835. 36:14olması gerekir. Bu durumda söylediğinin
  836. 36:16yalan olmaması gerekir. Yani yalancıdır.
  837. 36:19Tersinden kurduğu zaman ise demek ki en
  838. 36:21azından bir tane yalan söylemeyen bir
  839. 36:23Giritli var. O da o kişi. Şimdi bu
  840. 36:26yalancı paradoksu, bu tür paradokslar
  841. 36:28üzerinden bize aslında paradoks gibi
  842. 36:31görünen şeylerin, çelişkili gibi görünen
  843. 36:33şeylerin aşılmasının mümkün olduğuna
  844. 36:36dair bir ufuk çizilir. Bir kavramsal
  845. 36:38ufuk çizilir. Dolayısıyla akış
  846. 36:40diyalektiği içinde karşımıza çıkan
  847. 36:42çelişkili haller, kabzu, bast, kevnü
  848. 36:45fesat, iyilik, kötülük, karanlık,
  849. 36:47aydınlık gibi eee çelişkili durumlar
  850. 36:51paradoksal olmakla birlikte aşılabilir
  851. 36:55bir üçüncü halin imkanını işaret eder
  852. 36:58mahiyette önermelerdir. Tam da bu
  853. 37:01noktada gene sadece bir cümle atıfta
  854. 37:04bulunacağım. Eee, çünkü çok geniş bir
  855. 37:07kavram. İbn Arabi'nin berzah kavramı
  856. 37:10devreye girer. İlginç, paradoksal bir
  857. 37:13şekilde İbn Arabi berzahı Araf'tan
  858. 37:16farklı olarak
  859. 37:19bir arada bulunan her iki şeyin üçüncü
  860. 37:22vasfı olarak tanımlar. Berzah bir şey
  861. 37:25değildir. İki şeyin bir araya geldiğinde
  862. 37:28ortaya çıkan üçüncü hali ifade eder.
  863. 37:32Işık ile gölge arasındaki çizgidir.
  864. 37:34Berzah iki denizin birleşmediği yerdir.
  865. 37:38Kur'an'daki ifadesiyle Kur'an'da üç
  866. 37:39yerde geçer berzah kelimesi. Bir tanesi
  867. 37:42kabir hayatı anlamında. O da ölüm ile
  868. 37:45ebedi alem, dünya ile ahiret arasındaki
  869. 37:48yer anlamında bir geçiş yeridir. Berzah
  870. 37:51iki denizin birleşmediği yer Allah'ın
  871. 37:54iradesiyle iki denizin birleşme
  872. 37:55birleşmezler. Çünkü aralarında bir
  873. 37:57berzah vardır diyor ayet-i kerimede. O
  874. 37:59berzah dediğimiz yer de onların
  875. 38:01birleşmediği yerdir. İbn Arabi bu
  876. 38:04kavramı alır, genişletir ve varlığın tüm
  877. 38:07modalitelerini uygular.
  878. 38:09Kevnü fesat dediğimizde,
  879. 38:13kabzu bas dediğimizde, aydınlık karanlık
  880. 38:15dediğimizde
  881. 38:17bu ikisini hem ayrıştıran hem de
  882. 38:19birleştiren şeyin adıdır berzah.
  883. 38:23Bir şeyi iyi olarak tanımlayabilmemiz
  884. 38:25için iyi olmayanı bilmemiz gerekir.
  885. 38:28Yani kötülüğü bilmemiz gerekir. Bir şeyi
  886. 38:31aydınlık olarak tanımlayabilmemiz için
  887. 38:33aydınlık olmayan yani karanlığı
  888. 38:34bilmemiz, tanımlamamız gerekir.
  889. 38:36Dolayısıyla her ben iddiası
  890. 38:40ötekini farz kılar. Yani ben ben diye
  891. 38:43bir şeyden bahsedeceksem sen olmadığım
  892. 38:46için benim. O olmadığım için benim.
  893. 38:49Dolayısıyla her ben tanımı, her bir öz
  894. 38:52tanım
  895. 38:54kendi dışındaki bir varlığı icbar eder,
  896. 38:56zorunlu kılar kavramsal olarak. Aksi
  897. 38:59halde sadece bir ben vardır
  898. 39:02ama kendisiyle tanımlayabildiğimiz bir
  899. 39:04karşıtlık olmayınca o beni de tanımlamak
  900. 39:07imkansız hale gelir. İbn Arabi berzahı
  901. 39:10her öz tanımın vazgeçilmez şartı olarak
  902. 39:13ortaya koyar. Dolayısıyla her bir şey
  903. 39:15var olduğunda mutlaka karşıtını icbar
  904. 39:17eder, karşıtını gerektirir. O ikisi
  905. 39:20arasındaki ayrım çizgisi de berzahtır.
  906. 39:23Ama o ayrım çizgisi aynı zamanda
  907. 39:24birleşme çizgisidir. Paradoksal bir
  908. 39:27şekilde. Bunu şu açıdan dikkatlerinize
  909. 39:30eee getirmek istedim.
  910. 39:33Özellikle bugün eee bu üç devrimden
  911. 39:35sonra artık evren anlayışımızın daha
  912. 39:38paradoksal hale geldiği aynı anda birçok
  913. 39:41tecrübeyi yaşadığımız bir çağda biraz
  914. 39:43daha bu kavramlar üzerine düşünmemiz
  915. 39:45gerekir. Paradoks berzah kavramları
  916. 39:48üzerine düşünmemiz gerekir diye eee
  917. 39:50değerlendiriyorum.
  918. 39:52Bu aslında eee bizim başka düşünce
  919. 39:54gelenekler geleneklerinden de aşina
  920. 39:57olduğumuz bir kavram. Mesela Hint
  921. 39:59metafiziğinde neti neti kavramıyla ifade
  922. 40:01edilir. Ne o ne bu? Kirkegard'a
  923. 40:03geldiğiniz zaman ya o ya o either or
  924. 40:06kavramına dönüşür. Bu bizim düşünce
  925. 40:08geleneğimiz özellikle İbn Arabi ekolünde
  926. 40:10berzahta olmak, berzah hali tam da bunu
  927. 40:13ifade eder. Kirkegard'ta da biliyorsunuz
  928. 40:16eee varlık, evren, yaratılış hem odur
  929. 40:19hem o değildir. Hem tanrının bir
  930. 40:23yansımasıdır hem de değildir. Bizde de
  931. 40:25nitekim evren yani Cenabı Hakk'ın
  932. 40:28yarattığı varlık alemi hem onun bir
  933. 40:33tecellisidir. onu işaret eder
  934. 40:36ama aynı zamanda onu perdeler.
  935. 40:40Perde dediğimiz şey de hem örter hem de
  936. 40:44açar.
  937. 40:47Paradoksal gibi görünen bu şey tam da
  938. 40:49evreni çok boyutlu diyalektik akış
  939. 40:52içerisinde anlamamıza kavramsal bir
  940. 40:55imkan sunar. Hint metafiziğinde de bu
  941. 40:57konu neti neti diye anlatılır. Yani ne o
  942. 41:00ne bu? Yahut eee
  943. 41:03tomistik e teolojiyi esas alacak olursak
  944. 41:06negatif teoloji dediğimiz eee kavrama
  945. 41:09bizi eee götürür. Negatif teoloji yani
  946. 41:12tanrıyile ilgili ne söylersen söyle o
  947. 41:14hep ondan daha başka bir şeydir.
  948. 41:16Yani hiçbir kelime, hiçbir
  949. 41:18kavramsallaştırma tanrının gerçekliğini
  950. 41:21bir bütün olarak kavrayamaz. Çünkü dil
  951. 41:24sonludur ve sonlu olan bir şeyle sonsuzu
  952. 41:26ihata edemezsiniz. Ama sonsuz olan
  953. 41:29hakkında bir sezginiz, bir fikriniz, bir
  954. 41:32tasavvurunuz olabilir
  955. 41:35ve bu tasavvur sizi bilimsel anlamda
  956. 41:38eksik ya da zayıf kılmaz.
  957. 41:41Eşyanın tabiatı gereği sonsuz olana dair
  958. 41:44bir fikrimiz olur ama onu fiziksel,
  959. 41:46matematiksel formüllerle ifade etme
  960. 41:48imkanımız olmayabilir. Fakat burada da
  961. 41:51bir paradoks vardır. Çünkü fiziğin,
  962. 41:53matematiğin kuralları evrenseldir.
  963. 41:56Newton'un ifadesiyle sonsuzdur.
  964. 41:592 x 2 4 her yerde 2 x 2 4'tür.
  965. 42:04relativiteye tabi değildir. Demek ki
  966. 42:07mutlak birtım kuralları sadece bu
  967. 42:09gözlemden çıkartmak, akli bir muhakeme
  968. 42:12ile çıkartmak mümkün. Dolayısıyla burada
  969. 42:15hani fizik ile metafizik, madde ile ruh,
  970. 42:17işte ruh ile beden, akıl ile kalp
  971. 42:20vesaire paradoks gibi görünen ne var ise
  972. 42:23varlık tezahürü içerisinde bunları
  973. 42:26aşabilecek bir perspektife ulaşabiliriz.
  974. 42:29Bunun için aslında bizim çok zengin bir
  975. 42:32eee kavram setimiz var. Sadece buna
  976. 42:35kısaca bir eee işaret etmek istedim.
  977. 42:37Bunları eee belki biraz eee
  978. 42:41derinlemesine çalışıp eee hem İslam
  979. 42:44düşünce geleneğinde hem de bugün eee
  980. 42:48tezat gibi görünen, çelişki gibi görünen
  981. 42:50bazı konuları aşmamıza birtım kavramsal
  982. 42:53fikri imkanlar sağlayabilir diye
  983. 42:56düşünüyorum. Tam da bu noktada, bununla
  984. 42:58da toparlayacağım. Eee,
  985. 43:03akıl kavramı hakkında birkaç şey
  986. 43:04söylemek istiyorum. Özellikle bu yapay
  987. 43:07zekanın eee insanın yanına değil yerine
  988. 43:11geçmeye çalıştığı bir dönemde eee akıl
  989. 43:14kavramı üzerine yeniden eee düşünmemiz,
  990. 43:17aklın ve akletmenin ontolojik zeminini
  991. 43:20belki yeniden tavzih etmemiz,
  992. 43:23tanımlamamız eee gerekiyor.
  993. 43:27Eee,
  994. 43:29bu demin bahsettiğim akış diyalektiği
  995. 43:31içerisinde, eee, akıl
  996. 43:36varlığın hakikatine ve tecellilerine
  997. 43:38şahitlik eden bir kabiliyeti ifade eder.
  998. 43:43Kendi başına hakikatin kurucusu değildir
  999. 43:45ama hakikati kurma ve inşa etme sürecine
  1000. 43:48katılan önemli bir aktördür.
  1001. 43:52Akıl dış dünyayı gözlemleyerek birtım
  1002. 43:54çıkarımlarda bulunur. Kavramlara ulaşır.
  1003. 43:56Soyutlama dediğimiz şey eski tabirle
  1004. 43:58tecrit ya da tecerrüt. Yani eşyada
  1005. 44:01gördüğümüz evrensel değerleri, hususları
  1006. 44:05alıp tecerrüt eder. Maddeden soyutlar,
  1007. 44:08ayrıştırır. Onu zihninde bir kavram
  1008. 44:11haline getirir. Sonra kavramlar arasında
  1009. 44:14ilişkiler kurmaya başlar. Akıl burada
  1010. 44:16tecrübeden artık bağımsız olarak, beş
  1011. 44:19duyudan bağımsız olarak kendi dünyasında
  1012. 44:21hareket eden bir meleke haline gelir.
  1013. 44:23Kavramlar arasında ilişki kurmaya
  1014. 44:26başlar. Tutarlılık gibi işte eee diyelim
  1015. 44:29ki eee 5 üçen büyüktür gibi önermelerde
  1016. 44:34artık beş duyuya ihtiyacı yoktur aklın.
  1017. 44:37Ve aklın bu muhaesi ve bunun sonucunda
  1018. 44:41ulaştığı veriler tecrübi bilgiden daha
  1019. 44:43güçlüdür.
  1020. 44:45En azından akılcı gelenek hep bunu
  1021. 44:48savunmuştur. Eflatun'dan beri akılcı
  1022. 44:51gelenek aklın kendi tezlerini ortaya
  1023. 44:54koymak için beş duyuya ihtiyacı yoktur
  1024. 44:56ilkesiyle hareket eder. Bu çok önemli
  1025. 44:58bir iddiadır. Rasyonalist gelenek
  1026. 45:01açısından,
  1027. 45:03eee, pozitivizmle beraber varlığın ana
  1028. 45:06modalitesinin maddeye indirgenmesi,
  1029. 45:09maddeyi anlama biçimimizin de beş duya
  1030. 45:11indir indirgenmesi sonucunda biz aslında
  1031. 45:15akli muhakememizin önemli bir kısmını
  1032. 45:18askıya aldık. Sadece beş duyuya dayalı
  1033. 45:21bir evren tasavvuruyla indirgemeci bir
  1034. 45:23ontoloji inşa edildi. Halbuki akıl
  1035. 45:26Eflatun beri devam eden geleneği esas
  1036. 45:29alacak olursak buna neredeyse bizim
  1037. 45:31bütün filozoflar dahildir. Yani
  1038. 45:33Aristocu, Eflatuncular dahil, İbn Rüş
  1039. 45:35dahil, Farabi dahil, Meşailer dahil,
  1040. 45:38hepsi dahil. E hepsi akli prensibin
  1041. 45:41tecrübi ilkeden daha değerli, daha
  1042. 45:44temelli, daha sağlam olduğu konusunda
  1043. 45:47hemfikirdirler.
  1044. 45:49Bu eşyadan bağımsız aklın kendine göre
  1045. 45:52hareket etmesi anlamına gelmez. Çünkü
  1046. 45:54aklın kendine has ilkeleri vardır.
  1047. 45:56Onları izlemek eee durumundadır. Ama
  1048. 45:59neticede rasyonalizm dediğimiz şey
  1049. 46:02buradan çıkmıştır. Yoksa rasyonalizm
  1050. 46:04inanca karşı olan işte dine karşı olan
  1051. 46:07eee işte bilimcilik falan üreten bir şey
  1052. 46:09değildir. Masa rasyonalizm dediğimiz
  1053. 46:11ekolün temeli eee tecrübeye karşı, beş
  1054. 46:15duyuya karşı akli ilkelerin daha
  1055. 46:16güvenilir bilgi ürettiği Eflatun'un
  1056. 46:19tabiriyle doksadan epistemiye geçişi
  1057. 46:22sağlayan süreci ifade eder. Yakin
  1058. 46:25bilgiyi bize verir. Kesin bilgiyi bize
  1059. 46:28verir. Fakat bu akıl eee
  1060. 46:32kendini aşan bir ufka da yabancı
  1061. 46:35değildir.
  1062. 46:37İslam düşünce geleneğindeki akıl
  1063. 46:38kavramının büyük dönüşümünü, tarihini,
  1064. 46:41serüvenini dikkate alırsanız hemen hemen
  1065. 46:43hepsinde ortak nokta ister meşai
  1066. 46:46zaviyeden bakın ister tasavvufi
  1067. 46:49zaviyeden bakın aklın kendini aşan bir
  1068. 46:52ufka yabancı olmadığı fikri üzerine
  1069. 46:54kuruludur.
  1070. 46:56Akıl mutlaklaştığı zaman, kendine
  1071. 46:58tapmaya başladığı zaman kendi özüyle
  1072. 47:00çatışır. Kendi tabiatına ihanet eder.
  1073. 47:04Akla böyle bir misyon yüklemek aklı
  1074. 47:09akla zulmetmektir.
  1075. 47:11Taşıyamayacağı bir yükü ona yüklemektir.
  1076. 47:14Eşyayı, varlığı sadece beş düyünün ve
  1077. 47:17aklın bilebildiklerinden ibaret
  1078. 47:19zannetmek
  1079. 47:21tabiri caizse arabayı atın önüne
  1080. 47:23sürmektir.
  1081. 47:25Eee, Kant'la beraber batı metafiziği
  1082. 47:30aklın ulaşamadığı alanı düşüncenin,
  1083. 47:32felsefenin, bilimin dışında bir alana
  1084. 47:36kilitlemiştir.
  1085. 47:38Kant o konuda agnostiktir.
  1086. 47:41Ateist değildir. Agnostiktir.
  1087. 47:44Orayı bilemeyiz der. Bilmediğimiz şey
  1088. 47:46hakkında da konuşmayalım der.
  1089. 47:48Bitgenstein'ın traktatusunda bildiğiniz
  1090. 47:50gibi üzerinde cümle, mantıksal cümle
  1091. 47:53kuramadığımız, konuşamadığımız şeyler
  1092. 47:55hakkında susmalıyız der.
  1093. 47:57Ama B Witgenstein bile ikinci döneminde
  1094. 48:01yani Traktatus'tan sonra felsefi
  1095. 48:03araştırmaları yazdığında bu önermesinin
  1096. 48:05ne kadar yanlış olduğunu, o dönemin eee
  1097. 48:09mantıksal atomizminin etkisinde eşyayı
  1098. 48:13çok dar bir zaviyeden gördüğünü anlar ve
  1099. 48:18bu kadar matematiksel, mantıksal
  1100. 48:20kesinlikten dil oyunları dediği yepyeni
  1101. 48:23bir felsefi kavrayışa evrilir.
  1102. 48:26Witgenç'ın ik döneminde söylediği de
  1103. 48:29aslında aklın kendini aşan bir
  1104. 48:32gerçekliğe yabancı olmadığı, böyle bir
  1105. 48:34ufkunun olduğu fikrine dayanır. Bunu da
  1106. 48:38bizim düşünce geleneğinde en güçlü ve
  1107. 48:40köklü şekilde ifade eden isimlerden
  1108. 48:42birisi İmam Gazali'dir. İmam Gazali'nin
  1109. 48:45filozoflara yaptığı temel eleştiri
  1110. 48:48metafizik alanını aklın verilerine
  1111. 48:50indirgediği iddiasıdır. Gazali bu konuda
  1112. 48:53ne kadar haklı haksız tartışılır?
  1113. 48:56Ben Gazali'nin filozoflara biraz fazla
  1114. 48:59müteşeddit, biraz acımasız, biraz haksız
  1115. 49:02davrandığını düşünüyorum. Dönemin
  1116. 49:04şartları içerisinde yani filozofların
  1117. 49:06şurada söylediğini en uç noktaya götürüp
  1118. 49:08ha bunu diyorsam bunun mantıksal sonucu
  1119. 49:10budur deyip burada yargılamıştır. Şurada
  1120. 49:13yargılasaydı belki daha iyi bir yerlerde
  1121. 49:16duracaktık eee meşai gelenek açısından.
  1122. 49:19Ama buraya taşıması da gerekiyordu o
  1123. 49:21sert hamleyi yapabilmesi için kendince.
  1124. 49:24Eee ama neticede
  1125. 49:27eee akıl kendine sınır çizebilen, o
  1126. 49:31sınırın ötesinde de bir gerçekliğin
  1127. 49:33olduğunu kabul eden, idrak eden bir
  1128. 49:35melekedir.
  1129. 49:37Ben buna bir aşkın akıl ya da aşkın
  1130. 49:39akılcılık diyorum. Yani indirgemeci
  1131. 49:43akılcılığın tersine
  1132. 49:47kendini aşabilen, aşkın diyalektiğe açık
  1133. 49:50bu imkanı tanıyan bir akıldan
  1134. 49:53bahsedebiliriz.
  1135. 49:54Böyle tanımladığımız zaman akıl hem beş
  1136. 49:57duyunun verilerini hem kendi iç
  1137. 49:59tutarlılık kategorilerini anlamlı bir
  1138. 50:01zemine oturtabilir hem de kalp gibi,
  1139. 50:04sezgi gibi, duygu gibi, sanat gibi,
  1140. 50:07tecrübe gibi, inanç gibi varlığın diğer
  1141. 50:10tezahürleriyle barışık hale gelebilir.
  1142. 50:13Nitekim düşünce tarihine baktığınız
  1143. 50:15zaman da aslında bütün büyük sıçramalar,
  1144. 50:18bilimsel, felsefi, sanatsal büyük
  1145. 50:20sıçramalar sadece bir rasyonalist
  1146. 50:23filozofun
  1147. 50:25eee ofisinde, masasında, laboratuvarında
  1148. 50:29yaptığı bilimsel hesaplamalarla olmadı.
  1149. 50:33Tam tersine
  1150. 50:34birtım bilimsel sezgilerle, matematiksel
  1151. 50:38sezgilerle, sanatsal sezgiler ve
  1152. 50:40sıçramalarla
  1153. 50:42oldu. Einstein relativite teorisi ile
  1154. 50:45ilgili ilk makalesini 1913 yılında
  1155. 50:47yayınladığında bütün fizik dünyası
  1156. 50:49Einstein'a gülmüştü.
  1157. 50:52Bu ne teorik olarak tutarlı ne de
  1158. 50:55bilimsel olarak ispatı mümkün bir teori
  1159. 50:57diye reddedilmişti.
  1160. 51:00Ve doğrudur.
  1161. 51:02Einstein relativite
  1162. 51:05kağıdını, makalesini ilk yazdığında bunu
  1163. 51:08bilimsel olarak ispatlama imkanından
  1164. 51:11yoksundu. Laboratuvara gidip ispatlama
  1165. 51:13şansı yoktu bunu. Yani ne eee atom altı
  1166. 51:18dünyayı tasvir edebilecek ne de sonsuz
  1167. 51:20mesafeleri ve kütleleri hesap edebilecek
  1168. 51:22bir bilimsel laboratuvar imkanına sahip
  1169. 51:25değildi. Bunu tamamen matematik
  1170. 51:27sezgisiyle yapmıştı.
  1171. 51:29Einstein'ın büyüklüğü aslında burada.
  1172. 51:32Einstein laboratuvarda oturup çalışan
  1173. 51:33bir bilim adamı değildi. Yıllar sonra
  1174. 51:36biliyorsunuz yıllar yıllar sonra
  1175. 51:38Einstein'ın eee teorileri bilimsel
  1176. 51:40olarak 1940'lı 50'li yıllarda ispat
  1177. 51:43edildi. Eee ve bu tamamen bir
  1178. 51:46matematiksel, bilimsel sezgiye
  1179. 51:48dayanıyordu.
  1180. 51:49Eee benzer örnekleri mesela İskoç
  1181. 51:53aydınlanmasında görebilirsiniz,
  1182. 51:54Newton'da görebilirsiniz. Bugüne kadar
  1183. 51:56getirebiliriz bunları. Dolayısıyla bir
  1184. 51:59aşkın akıl kavramı açısından
  1185. 52:00baktığınızda bu akıl eee kendi hakkını
  1186. 52:05verirken aynı zamanda başka dünyalara da
  1187. 52:07açık olabilen, başka verileri de makul
  1188. 52:10görüp bunlarla iş tutabilen bir akıl
  1189. 52:12haline gelebilir. Böylece çağımızın
  1190. 52:16büyük sorunlarından biri olan eee
  1191. 52:19indirgemeciliği, ontolojik epistemolojik
  1192. 52:21indirgemeciliği de aşma imkanına
  1193. 52:24kavuşabiliriz. Şimdi sizi çok yormak
  1194. 52:26istemiyorum. sadece birkaç kavram ve
  1195. 52:28başlık etrafında eee düşünmenize vesile
  1196. 52:32olur düşüncesiyle birkaç şeyi paylaşmak
  1197. 52:34eee istedim. Eee bu üzerinde çalıştığım
  1198. 52:38bir eee aslında kitabın mukaddimesinden
  1199. 52:41bir bölümdü bugün sizinle paylaştığım
  1200. 52:43şey. Bunu da inşallah deliliyle
  1201. 52:46göstereyim. Yani müdelel. İnşallah bunu
  1202. 52:49da bu yaz ya yıl sonuna kadar bitirip
  1203. 52:51eee yayınlamayı planlıyorum. Şimdi hocam
  1204. 52:54diyecek ki bu kadar işin içinde bir de
  1205. 52:55bunu yapıyorsunuz. Doğru. Sadece bir
  1206. 52:58biyografik ya da otobiyografik bir şey
  1207. 53:00söyleyeyim. Ben akademik hayattan gelen
  1208. 53:02okuma yazma disiplininin faydalarını
  1209. 53:04yaptığım işte çok gördüm. Bundan da hiç
  1210. 53:07kopmadım. Şikayet de etmedim. Ben şu
  1211. 53:10anda mevcut bildiğiniz görevlerimi
  1212. 53:12yürütürken bunları yaptığım zaman, bu
  1213. 53:14okumaları yaptığım zaman, kendimce
  1214. 53:16oturup yazı dünyama çekilip bir şeyler
  1215. 53:19yazdığım zaman yaptığım diğer işleri de
  1216. 53:21daha iyi yaptığımı biliyorum.
  1217. 53:23Dolayısıyla bu bana bir yük olmuyor.
  1218. 53:24Bana bir nefes aldırıyor. Aklım nefes
  1219. 53:26alıyor. Ruhum nefes alıyor, kalbim nefes
  1220. 53:29alıyor. İnşallah bu sohbet sizlerin de
  1221. 53:32zihninizde bazı küçük kapıların,
  1222. 53:34pencerelerin açılmasına vesile olur.
  1223. 53:36Tekrar davetiniz için, beni dinlediğiniz
  1224. 53:38için çok teşekkür ediyorum.

About this transcript

This page contains the full transcript of Üç Devrimin Hikayesi | Prof. Dr. İbrahim KALIN by İslâm Düşünce Enstitüsü [İDE], generated from the public captions YouTube serves with the video. The transcript has 5,895 words across 1,224 segments, with the original timestamps preserved so you can click any line to jump to that moment in the embedded player.

What you can do with it

Use the transcript to take notes, quote the speaker, build a study guide, generate a summary with ChatGPT or Claude via the YouTube Summary tool, or export it as a timed subtitle file with YouTube to SRT. You can also re-open it in the transcriber to translate the transcript into 100+ languages.

Free YouTube transcript tool

YouTube2Text is a free YouTube transcript generator — no signup, no daily limit. Paste any YouTube link and get the full transcript instantly, with timestamps, click-to-jump, translation to 100+ languages, AI prompts for ChatGPT, Claude, and Gemini, and exports to TXT, SRT, VTT, or Markdown.